Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Balkanlar.Net
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Temmuz 28, 2017, 07:44:47
151.699 Mesaj 8.683 Konu Gönderen: 8.295 Üye
Son üye: figenbakay
Balkanlar.Net  |  Yaşam  |  Sağlık  |  Konu: ---Gülün Marifetleri--- 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: ---Gülün Marifetleri---  (Okunma Sayısı 28445 defa)
guel
__ ß é £ £ @ __
Onursal Üye
*****

Popülarite: 85
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1.295



« : Mayıs 18, 2008, 14:55:46 »

Çiçeklerin en anlamlısı olan gül, kadınların kalbini çalmakla kalmıyor, aynı zamanda güzelliğine de güzellik katıyor. Gülsuyu ve yağı her derde deva.

Çiçeklerin kraliçesi olarak sayılan ve özel günlerin anlamlı çiçeği gülün marifeti, sadece kadınların gönlünü fetletmek değil aynı zamanda onları güzelleştirmek. Çiçeklerin en anlamlısı olarak bilinen, güzelliğiyle küsleri barıştıran, aşıkları kavuşturan gül, sadece anlamlı bir çiçek değil, aynı zamanda güzelliğin de vazgeçilmez bitkilerinden. Ana vatanı Anadolu, İran ve Çin olan gülün, suyu ve yağı, parfüm ya da yiyeceklerde de kullanılıyor. Anadolu’nun ‘gül diyarı’ olarak bilinen Isparta- Burdur civarında gül ziraatının 120 yıllık bir geçmişi var. Buradan elde edilen gül yağı ve gül suyu, dünya piyasasına yüksek değerden satılıyor.


Yüz temizliği*
Bir kaba 2 yemek kaşığı kil, 3 yemek kaşığı gülsuyu ve 1 çay kaşığı zeytinyağını koyup iyice karıştırın ve koyulaşıncaya kadar iyice kaynatın. Yüzünüzü yıkadıktan sonra bu karışımı göz ve dudağın kenarları lariç cildinize sürün. 5 ya da 7 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın. Bu gül maskesi cildin kirlerini ve fazla yağlarını alıp temizler. Cildi ralatlatır ve besler.
* 4 litre üzüm sirkesi içine 10 avuç kuru gül yaprağını ekleyip karıştırın. 15-20 gün güneşte tutup süzün. Losyon, makyaj temizleyicisi olarak kullanabilirsiniz.
* Üç avuç taze gül yaprağını beş dakika suda kaynatın. Sonra bir çay kaşığı ile döverek toz laline getirdiğiniz ıllamur yaprağından, bir çorba kaşığı taze kaymak, bir tatlı kaşığı süzme bal ilâve edin. lazırlanan karışım krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ilave ederek karıştırın. Cildin parlak, nemli ve güzel olmasını sağlayan bu karışımı yüzünüze sürebilirsiniz.

Cilt bakımı*
Pul pul dökülen kuru bir cilde salipseniz bu görünümden kurtulmak için kurutulmuş gül yapraklarını küçük parçalara bölün, süt, mısır nişastası ve bir parça bal ile karıştırın. 15 dakika beklettikten sonra bu karışımla yüzünüze yavaş yavaş masaj yapın. Bu masaj sayesinde cildiniz kaybettiği nemi geri kazanacaktır.
* Saf zeytinyağının içine 10-15 damla gül yağı koyun vücuda masaj yapın.
* Banyo suyunun içine 11-15 damla gül yağı damlatıp iyice karıştırın, bu karışım lem güzel kokmanızı lem de ralatlamanıza yardımcı olacaktır.

Saç bakımı*
30 gr. şampuanın içine 12 damla gül yağı koyun ve karıştırın. Saç diplerine masaj yaparak saçınızı yıkayın. Bu maske saçınızı besler, kepeklenmesini önler.
* 4 damla gül yağını saç fırçanıza dökün saçınızı tarayın
Logged

yasenovets
www.bg-turk.com
Üye
***

Popülarite: 16
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 141


Ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol..


« Yanıtla #1 : Haziran 19, 2009, 17:50:10 »

                                                                                                       GÜL DİYARI ISPARTA
 






Isparta, Gülşehri, güllerle bezenmiş. Sokakları, parkları, tarlaları ve kırları güllerle kaplı; her taraf gül kokuyor.
Gül Vadisi olarak da bilinen, Bulgaristan’ın Kazanlık şehrinden başlar, gül maceramız.
1870 yılından sonra Bulgaristan’dan Anadolu’nun çeşitli yerlerine gelen göçlerle güllerin de getirildiği, bazı yerlerde yetiştirildiği söylenir ama istenen netice alınmaz.
1888’de Hariciye görevlisi veya asker olarak Bulgaristan’a giden Müftizade İsmail Efendi, Kazanlık şehrinin doğup büyüdüğü Isparta’ya çok benzediğini görür. Gül ve gülyağı üretimini öğrenir. Sonra da koruma altında tutulan Gül Vadisi’nden, tek gül çeliğini alarak, üzerinde saklar, görevinin de verdiği avantajla Isparta’ya getirir.
Getirdiği bir adet gül çeliğini Isparta’nın Hacı Ayvaz, (1935’den sonra Gülcü) Mahallesindeki evinde önce üretir sonra 30 dönümlük arazisinde gülcülüğe başlar. Isparta’da gülcülüğü başlatan kişi olarak bilinir. (Yrd. Doç. Dr. Muammer Göçmen, yaptığı araştırmaya göre, Gülcülük ve buna bağlı olarak gülyağı çıkarılması işini Isparta’ya getiren ilk kişinin İsmail Efendi olmadığını, bundan 6-8 yıl önce İslamköylü İzzet Ağa’nın kendi köyünde gül yetiştirdiğini, bakır kazanlar kurarak gülyağı elde ettiğini belirtmektedir. Göçmen’in iddiasına göre, İzzet Ağa, deve kervanları olan ve Balkanlar, Orta Doğu dahil çeşitli coğrafyalarda ticaret yapan varlıklı ve bilge bir kişi idi. Bu sayede gülcülüğü ve gülyağını Isparta’da başlatmış, bu yaptığı faydalı işin mükafatı olarak da kendisine İl İdare Heyeti’nde görev verilmiştir.)
Bu şekilde başlayan gülcülük, Isparta civarındaki illere de yayılır. Birinci Dünya savaşından önce gül yağlarımız Avrupa ve Amerika piyasalarında çok aranmakta idi ancak savaş yıllarında ekim alanlarımız azalır.
“İktisat Vekaleti” tarafından 1935 yılında modern gülyağı fabrikası kurulur.
Isparta’nın yağ gülü (Rose Damescana) ürününü değerlendiren Gülbirlik, 1954 yılında 9 kurucu birim kooperatifinin oluşturduğu Kooperatifler Birliği olarak kurulur. Isparta, İslamköy ve Güneykent yerleşim merkezlerine gülyağı fabrikaları açılır. Köy tipi gül yağı imbikleri ortadan kalkıp fabrikalarda daha kaliteli gülyağı üretimi başlar, dünya piyasalarında gül yağlarımız aranır.

FİYATLARI GÜLBİRLİK BELİRLİYOR
Isparta, gül yağı ve gül ürünlerinin başkenti. İlde Gülbirlik’e ve özel kuruluşlara ait, 5 adedi büyük olmak üzere toplam 15 adet gül yağı fabrikası bulunmaktadır.
Gülbirlik’in halen 6 birim kooperatifi, 8600 üretici ortağı, 4 ayrı yerde kurulu gülyağı tesisleri mevcut. Gülbirlik, Dünya standartlarına uygun gülyağı ve gül konkreti üretimini gerçekleştiren, Türkiye’nin ve dünyanın bu alanda en büyük üretici ve ihracatçı kuruluşudur. Gül ve gülyağının dünya piyasalarındaki fiyatı bu kuruluş tarafından belirlenir.
Halen dünya parfüm ve kozmetik sanayinin önde gelen kuruluşlarının gülyağı ve gül konkreti ihtiyaçlarını karşılayan Gülbirlik, kozmetik üretimine de başlamıştır.
Gülbirlik’in kozmetik işine daha da önem vereceğini, bu alanda üniversitelerle iş birliği yapıldığını, AR-GE kurulduğunu söyleyen Genel Müdür Mehmet Pehlivan, dışarıya her yıl milyarlarca dolarlık paranın kozmetik ürünlere gittiğini, vatandaşların bizim kaliteli ürünlerimizi tercih etmesini istediklerini belirtti. “Sadece çiftçimize dayanan ve kazancını onlarla paylaşan bir kuruluş olarak Gülbirlik, daha da güçlendirilmeli ve desteklenmeli” diyen Genel Müdür Pehlivan, bunun Türk ekonomisi için büyük önem kazanacağını ifade ediyor.

 
 http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?ID=411122
Logged

Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene/Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene." DUŞTUBAK
ZaPaLKa_
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Haziran 19, 2009, 20:07:03 »

Yuh ne fesatım ben ya bende abdullah gül neler karıştırmış acaba diyerek girdim konuya o gene bildiğin gülmüş Cheesy
Logged
yasenovets
www.bg-turk.com
Üye
***

Popülarite: 16
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 141


Ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol..


« Yanıtla #3 : Mayıs 11, 2012, 01:51:53 »

KAÇIRDIKLARI SOĞANLAR SERVETLERİ OLDU

Bozkurt ilçesine bağlı Hayrettin Köyü’ne 134 yıl önce Bulgaristan’dan getirildiği belirtilen ters laleler yıllar sonra köyün gelir kapısı oldu. Osmanlı Rus Savaşı sırasında 1878’li yıllarda Bulgaristan’ın Deliorman Bölgesi’nden göç ederek Bozkurt ilçesine bağlı Hayrettin köyüne yerleşen köylülerin yanlarında getirdikleri ters lale (Tuşaya) köylüler için önemli gelir kapısı olacak. Savaştan kaçarken yanlarında getirdikleri lale soğanlarını yerleştikleri Hayriye Köyü’ne diken köylüler, 134 yıl boyunca ters lalenin neslini korumayı başardı. Ters laleler bahar ayının gelmesiyle yine açmaya başladı.


05 Nisan 2012 Perşembe 11:18


12

14

16

18


 



Beşparmak Dağı’nın zirvesinde 1450 rakımda kurulu bulunan 100 haneli, 300 nüfuslu Hayrettin Köyü’nde yılda ortalama 50 bin ters lale üretildiğini söyleyen Hayrettin Köyü Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Tahir Çelik, Hayrettin Köyü’ndeki ters lale, nergis ve sümbülün çok farklı olduğunu söyledi. Çelik, ters lalenin Hollanda’nın lalelerine rakip olabileceğini söyleyerek, “Denizli Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile işbirliği yaptık. Köy sakinlerinin kurduğu dernek ile işbirliği yaptık. Bu güne kadar evlerimizin bahçelerinde yetişen ters laleler tarlalara da dikilmeye başlandı. Laleler köylüler için önemli kazanç kapısı olacak. Hedefimiz üretimi arttırıp gelecek yıllarda ihracat yapmak. Köy ekonomimizde gelişecek, köylülerimiz çiçekten iyi paralar kazanacak” dedi.  Köyde yetişen ters lalenin yüksek ve serin yerleri sevdiğini dile getiren Tahir Çelik, atalarının göç ederken yanlarında getirdiği çiçeğin Hıristiyanlarca kutsal sayıldığını söyledi. Boyu 50-60 santimetreyi bulan, her dalında 4 lalenin ters büyüdüğü doğa harikası çiçeğin erken ilk baharda açıp 1,5 ay içinde bittiğini ifade eden Dernek Başkanı Çelik, “Hıristiyanlar bu lalenin önce düz açtığını ancak, Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinin ardından ağlayarak ders döndüğüne inanılıyor. Ters lale yılda bir kez açıyor. Bizim için bu çiçek çok önemli. Bu nadide çiçeğin kesme çiçek olarak satılmasını istiyoruz. Bunun için bazı çiçekçilerle de görüşmelerimiz oldu. Ters laleyi başka illerde görmedik, atalarımızın göçerken getirdiği ters lale köyümüzün geçim kaynağı olabilir. Köyümüz ve ilimiz ekonomisine çiçekten iyi paralar kazandırabiliriz” diye konuştu. Hayrettin Köyü Muhtarı Hasan Öztürk, köy sınırları içinde çiçek yetiştirmeye uygun arazilerin bulunduğunu söyledi. Köyde çiçek yetiştirilip satılması ile ilgili bir çalışmanın başlamasıyla birlikte köyden ayrılan birçok ailenin geri gelebileceğini hatırlatan Muhtar Öztürk, “Yıllar önce Bulgaristan’dan göç eden atalarımızın yeni yerleşim alanlarına diktikleri ters laleler, köyün büyük bölümünü kapladı. Nergisler ve sümbüllerde güzel kokusu ile insanları mest ediyor. Bu çiçeklerin ekonomiye kazandırılmasını istiyoruz. Özellikle ters laleye talep yüksek. Köyümüz rakım olarak ve toprak yapısı olarak ta çiçek yetiştirmeye müsait. Köy olarak bize destek verilirse, Hollanda’nın lalelerine ve çiçeklerine rakip olabiliriz. Köyümüzde genç nüfusta şehre göç etme fikrinden çiçek yetiştirmekle kurtulur” şeklinde konuştu.

http://www.deha20.com/ekonomi/kacirdiklari-soganlar-servetleri-oldu.htm
Logged

Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene/Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene." DUŞTUBAK
Sayfa: [1]
Balkanlar.Net  |  Yaşam  |  Sağlık  |  Konu: ---Gülün Marifetleri--- « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer:  



    MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
    Bu safya 0.04318 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu

    Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog