Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Balkanlar.Net
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 25, 2017, 23:31:42
151.700 Mesaj 8.683 Konu Gönderen: 8.295 Üye
Son üye: figenbakay
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Pomaklar , Goralılar , Torbeşler  |  Konu: pkk şimdi de pomaklar üzerinden bölücülük yapmak istiyor. 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2
Gönderen Konu: pkk şimdi de pomaklar üzerinden bölücülük yapmak istiyor.  (Okunma Sayısı 8949 defa)
nemaigra
Yeni Üye
*

Popülarite: 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 27


« : Ekim 11, 2008, 23:45:15 »

pkk şimdi de pomakları üzerinden bölücülük yapmaya çalışıyor...

aslen pomak olmayan kökeni gacal olan ve dhkpc terör örgütü üyeliği sebebiyle yargılandığı için isveç e kaçan ibrahim kenar adındaki terörist , pkk dan aldığı emir ile isveçte  pomaklar ile ilgili bir site kurdu, amacı ise pomaklar üzerinden türkiyede yeni bir bölücü hareket gerçekleştirmek.

ibrahim kenar adlı dhkpc üyesi terörist sitede kendisini pomakmış gibi göstermekte ve pomakları kışkırtmaya çalışmaktadır.
bu konudan haberdar olan bir pomak türkü olarak durumu tüm türk vatandaşlarına duyurmak istedim.

ibrahim kenar adındaki dhkpc örgütüne mensup terörist isveçte yaşıyor ve pkk ile bağlantılı bir şekilde türkiyeyi bölmeye çalışıyor, aynı zamanda bir şiir kitabı çıkaran ibrahim kenar, kitabını pkk terör örgütüne bağlı bir yayınevinden yayınlamıştır.

ayrıca pkk yandaşı isternet sitelerinde, röpörtajlar vermiş ve röpörtajlarında bir pomak gibi görünerek, pomakları kışkırtmaya çalışmaktadır.

ibrahim kenar adlı dhkpc terör örgütü mensubunun pkk yandaşı sitelere verdiği röpörtajı aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

http://www.firatnews.com/modules.php?name=News&file=article&sid=33730
----------------------------------------------------------------------------------------------------


ayrıca ibrahim kenar dhkpc teör örgütü üyesi olmaktan dolayı hakkında dava açılmış ve avrupa insan hakları mahkemesinin kendisiyle ilgili dava kararı aşağıdadır.

-----------------------------------------------------------



Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı



İbrahim KENAR/Türkiye Davası*


Başvuru No. 67215/01
Strazburg
13 Aralık 2007


USUL

Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 67215/01 no’lu davanın nedeni T.C. vatandaşı olan İbrahim Kenar’ın (“başvuran”) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 18 Eylül 2000 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.

Başvuran, AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından H. Çekiç tarafından temsil edilmiştir.

OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI

Dava olayları taraflarca sunulduğu şekilde şöyle özetlenebilir:

1.   Başvuranın yakalanması ve tutukluluğu
Başvuran 1972 doğumludur ve Edirne’de yaşamaktadır. 7 Şubat 1996 tarihinde Edirne Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi polisleri tarafından, yasadışı silahlı DHKP-C örgütü mensubu olduğu şüphesiyle yakalanmıştır.

Edirne Emniyet Müdürlüğü 8 Şubat 1996 tarihli resmi yazı ile diğer örgüt üyelerinin yakalanması için şüphelilerin ayrıntılı olarak sorgulanması gerektiğini bildirerek gözaltı süresinin 12 Şubat 1996 tarihinde kadar uzatılmasını Başsavcılıktan talep etmiş, Başsavcılık gözaltı süresini 11 Şubat 1996 günü mesai bitimine kadar uzatmıştır.

Başvuran gözaltı süresinde çeşitli kötü muamelelere tâbi tutulduğunu ve belli ifadelerin kendisine zorla imzalatıldığını iddia etmiştir.

Gözaltı süresinin sona ermesini takiben 12 Şubat 1996 tarihinde Edirne Adli Tıp Kurumu’nda muayene edilen başvuranın vücudunda yaralanma ya da fiziksel şiddet izi tespit edilmemiştir. Aynı tarihte Edirne Sulh Ceza Mahkemesine çıkarılmış, mahkeme başvuranın tutukluluğuna karar vermiştir. Kötü muamele iddiasını burada da dile getirmiş ve İstanbul DGM’deki yargılamada kendisine yöneltilen suçlamaları reddetmiştir. Ancak iddia konusu kötü muamelenin ayrıntılarını vermemiş, sadece görevli polisler tarafından tehdit edildiğini ve içeriğini bilmediği belgelerin kendisine imzalatıldığını öne sürmüştür.


* Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Siyasî İşler Genel Müdürlüğü tarafından Türkçe’ye çevrilmiş olup, gayrıresmî tercümedir.
2.   İstanbul DGM’deki yargılama
11 Mart 1996 tarihinde İstanbul DGM Başsavcısı başvuran ve diğer 4 sanığı yasadışı silahlı DHKP-C örgütü mensubu olmak ve örgüte yardım ve yataklıkla suçlayan bir iddianame sunmuştur. Suçlamalar TCK’nın 168/2. ve 3713 sayılı Yasa’nın 5. maddesine dayanmaktaydı. İddianamede başvuranın suçlandığı üç eylem; 1. DHKP-C örgüt propagandasının yer aldığı broşürler dağıtmak, 2. Bir kamyona Molotof kokteyli atmak ve bir dükkanın girişine poster yapıştırmak 3. Bir stadyumun duvarlarına boya ile slogan yazmak şeklindeydi.

İstanbul DGM’de 21 Mayıs 1996 tarihinde yapılan duruşmada başvuran, hakkındaki suçlamaları reddetmiş, gözaltında kötü muamele iddialarını tekrarlamış, gözaltında imzalamış olduğu ifadeleri reddetmiş, Başsavcı ve Tetkik Hakimine verdiği ifadelerin doğru olduğunu beyan etmiştir.

Savcı, esas hakkındaki mütalaasında başvuranın TCK’nın 169 ve 3713 sayılı Yasa’nın 5. maddesi uyarınca cezalandırılmasını talep etmiştir. 8 Nisan 1997 tarihinde İstanbul DGM başvuranı TCK’nın 169. maddesi uyarınca, DHKP-C’ye yardım ve yataklık etmek suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etmiştir.

3.   Temyiz ve müteakip işlemler
Başvuran 21 Mayıs 1997 tarihinde Yargıtay’a temyiz başvurusu yapmış, sadece karakolda kendisi ve diğer sanıkların baskı altında alınan ifadelerine dayanarak mahkûm edildiğini savunmuştur.

9 Aralık 1997 tarihinde Yargıtay birinci derece mahkemesinin kararını bozmuş, başvuranın eylemlerinin çeşitlilik ve süreklilik arzettiği, bu nedenle TCK’nın 168/2. maddesinde belirtilen yasadışı silahlı örgüt üyesi olmak suçundan yargılanıp mahkûm edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

İstanbul DGM 7 Temmuz 1998 tarihli kararında bir kez daha başvuranın eylemlerinin TCK’nın 169. maddesine uyduğuna hükmetmiş, dava Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na sevkedilmiştir.

11 Mayıs 1999 tarihinde Genel Kurul birinci derece mahkemesinin kararını bozmuş, dava dosyasında yer alan delillerin başvuranın örgütün faal bir üyesi olduğunu açıkça gösterdiğini belirtmiştir. Dava yeniden incelenmek üzere İstanbul DGM’ye gönderilmiştir.

Bu sırada Anayasada yapılan bir değişiklikle İstanbul DGM heyetinde yer alan askeri Yargıcın yerine 22 Haziran 1999 tarihinde sivil bir yargıç atanmıştır.

22 Temmuz 1999 tarihinde başvuran Edirne Adli Tıp Kurumu’nda muayene edilmiş, adli tabip başvuranın vücudunda kötü muamele ya da fiziksel şiddet izi bulunmadığını belirtmiştir.

Üç sivil yargıçtan oluşan İstanbul DGM heyeti 4 Nisan 2000 tarihli kararla Yargıtay kararına uymuş ve başvuranı TCK’nın 168/2. maddesi uyarınca yasadışı DHKP-C örgütü üyeliğinden mahkûm etmiştir. Ancak mahkeme başvuranı bir kamyona Molotof kokteyli atmak ve bir bankanın para çekme makinesini yakmak suçlarından beraat ettirmiştir. Başvuran 12 yıl 6 ay hapse mahkûm olmuş, ayrıca kamu hizmetinden men edilmiştir.

Cezasının ertelenmesine karar verilen başvuran, 1 Şubat 2002 tarihinde salıverilmiştir.

1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni TCK’nın 314/2. maddesinde başvuranın işlediği suç için daha hafif bir ceza öngörülmesini takiben 14 Ekim 2005 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi başvuranın aldığı cezayı yeniden değerlendirmiş ve cezayı 6 yıl 3 ay hapse indirmiştir.

HUKUK

I.   AİHS’NİN 6/1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuran, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi heyetinde askeri bir yargıcın yer alması nedeniyle AİHS’nin 6/1. maddesi bağlamında bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil yargılanmamaktan şikâyetçi olmuştur. Ayrıca mahkumiyetinin sadece baskı altında alınan ifadelerine dayandığını iddia etmiştir.

Hükümet iddialara karşı çıkmış, başvuran ısrarcı olmuştur.

A.   Kabuledilebilirlik

AİHS’nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, başvurunun başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.

B.   Esas

1.   Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı
Hükümet, askeri yargıcın yargılama tamamlanmadan değiştirilmiş olması nedeniyle başvuranın üç sivil yargıçtan oluşan bir devlet güvenlik mahkemesi tarafından mahkûm edildiğini ifade etmiştir.

Başvuran iddialarında ısrar etmiştir.

Mahkeme DGM heyetlerinde yer alan askeri yargıçların statülerinin belli yönlerinin onların yürütmeden bağımsızlıklarını tartışmalı hale getirdiğini sürekli olarak ifade etmiştir (bkz. İncal – Türkiye, Karar Raporları 1998-IV; Çıraklar – Türkiye, Raporlar 1998-VII). Mahkeme ayrıca Öcalan – Türkiye ([BD], no. 46221/99) davasında, askeri yargıcın yargılama sırasında yürürlükte kalan bir ya da daha fazla ara kararda yer alması halinde yargılama devam ederken karardan önce onun yerine sivil bir yargıcın getirilmesinin, DGM’de uygulanan müteakip usul bunu gidermiyorsa başvuranın mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili makul şüphelerini dağıtamadığını tespit etmiştir.

Somut davada Mahkeme, İstanbul DGM heyetinde yer alan askeri yargıcın yargılamanın ancak son safhasında değiştirilmiş olduğunu gözlemler. Bu zamana kadar mahkeme başvuranın suçunu çoktan tespit etmiştir. Üç sivil yargıçtan oluşan heyet için Yargıtay Genel Kurulu kararından sonra sadece suçun yeniden tespiti ve nihai cezanın verilmesine karar vermek kalmıştır.

Bu bağlamda somut başvuru Mahkemenin Mahmut Yaşar – Türkiye (no. 46412/99) davasında vermiş olduğu karardan ayrılmaktadır. Sözkonusu davada Mahkeme başvuranın Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olmadığı iddiasını reddederken Yargıtay 9. Dairesinin karar bozmasını takiben üç sivil yargıçtan oluşan Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin başvuranı yeniden mahkûm etmeden önce olayların tamamını yeniden incelemiş ve delilleri yeniden değerlendirmiş olmasını dikkate almıştır.

Bu şartlar altında Mahkeme askeri yargıcın yargılama tamamlanmadan önce değiştirilmesinin başvuranın mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili makul şüphelerini gideremediğini tespit etmiştir (bkz. Aslan ve Şancı – Türkiye, no. 58055/00).

Buna göre AİHS’nin 6/1. maddesi ihlal edilmiştir.

2.   Yargılamanın adil olmadığı iddiası
Başvuran İstanbul DGM’nin kendisini işkence ile alınan ifadeleri temelinde mahkûm ettiğini savunmuştur.

Hükümet başvuranın iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olduğunu iddia etmiştir. Bu bağlamda ulusal mahkemelerin başvuranın iddialarını incelediğini ve özellikle 12 Şubat 1996 tarihli tıbbi rapor ve başvuranın iddialarını kanıtlayamamasını dikkate alarak bunların dayanaksız olduğunu tespit ettiğini kaydetmişlerdir.

Başvuranın bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkının ihlal edildiği tespitini dikkate alan Mahkeme, somut dava koşullarında başvuranın yargılamanın adil olmadığı yönündeki şikâyetini incelemeye gerek görmemektedir.

II.   AİHS’NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI

AİHS’nin 41. maddesine göre:

“Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.”

A.   Tazminat

Başvuran 5,000 Euro maddi, 10,000 Euro manevi tazminat talep etmiştir.

Hükümet, bu başlık altında ödeme yapılmaması gerektiğini savunmuştur.

Maddi tazminata ilişkin olarak Mahkeme, AİHS’nin ihlalinin gerçekleşmemesi halinde DGM’deki yargılamanın sonucunun ne olabileceği hakkında yorum yapamayacağı görüşündedir (bkz. Findlay – İngiltere, Raporlar 1997-I). Ayrıca başvuranın maddi tazminata ilişkin talebi delillerle desteklenmemiştir. Bu nedenle başvurana maddi tazminat ödenmesi uygun değildir.

Manevi tazminata ilişkin olarak Mahkeme, ihlal tespitinin başvuran tarafından uğranmış tüm manevi zararları tazmin için tek başına yeterli olduğu görüşündedir (bkz. Çıraklar, yukarıda anılan).
AİHM, sözkonusu davada olduğu gibi, bir kişinin AİHS’nin bağımsızlık ve tarafsızlık şartlarını yerine getirmeyen bir mahkeme tarafından hüküm giymesi durumunda, istenirse yargılamanın yeniden yapılması veya davanın yeniden açılmasının, prensipte ihlalin düzeltilmesi için uygun bir yol olduğu görüşündedir (bkz. Öcalan – Türkiye, yukarıda anılan).

B.   Yargılama masraf ve giderleri

Başvuran ayrıca AİHM önündeki masraflar için 5,500 Euro talep etmiştir.

Hükümet, başvuranın ilgili destekleyici belgelerle iddialarını kanıtlayamamış olması nedeniyle bu başlık altında ödeme yapılmaması gerektiğini savunmuştur.

AİHM’nin içtihadına göre bir başvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmış ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır. Sözkonusu davada yukarıdaki ölçütler ve başvuranın iddiasını kanıtlayamamasını göz önünde bulundurarak AİHM bu başlık altında tazminata hükmetmez.

BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,

1.   Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;

2.   İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığıyla ilgili şikâyete ilişkin olarak AİHS’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine;

3.   Başvuranın AİHS’nin 6. maddesine dayanan, yargılamanın adil olmasına ilişkin diğer şikâyetinin incelenmesine gerek bulunmadığına;

4.   İhlal tespitinin başvuran tarafından uğranmış tüm manevi zararları tazmin için yeterli olduğuna;

5.   Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine

KARAR VERMİŞTİR.

İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğü’nün 77. maddesinin 2 ve 3. paragrafları uyarınca 13 Aralık 2007 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

   Stanley NAISMITH   Boštjan M. ZUPANČIČ
   Kâtip Yardımcısı   Başkan


Logged
drakakol_1
Üye
***

Popülarite: 30
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 226


Başkalarını bilen bilgili,kendini bilen akıllıdır.


« Yanıtla #1 : Ekim 12, 2008, 00:49:47 »

Her kimden  olursa olsun , sonuç olarak terörist ve haindir.Bu şahıs Balkanlarnet sitesi  Mendo ,Pomak sitesindede odin Niki ile yorumlar yazmış,görüşlerinden dolayı defedilmiştir.Bunu yanında Pomakça şiir kitabı olan'Edna pomaşka obiçh  ' içinde bulunan şiirler çok değer verdiğimiz başka bir  arkadaşımızın derlemeleridir ve emek hırsızlığı yaparak kendi adına kitap çıkartmıştır. Hain her şekilde Haindir.
Logged

VATANINI EN ÇOK SEVEN ,GÖREVİNİ EN İYİ YAPANDIR.
Napolyon
Üye
***

Popülarite: 8
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 179



« Yanıtla #2 : Ekim 12, 2008, 02:10:52 »

Şimdi teröristin yaptıgı herşey zaten hainliktir..Bunun Pomaklıgı Türklügü yoktur yanee..Pomaklar üzernde böluculuk diye bi başlık acılması baan ters geldi biraz..Sonucta terörizm de ırk ayrımı yapılmıyo...Terörist herkese terörsttir herkese haindir herkesi bölmek ister..Irk ayrımı yapmadan savaşmalıyız bunlarla..
Logged

Karanlık aydınlıktan,yalan dogrudan kacar.
Güneş yanlız olsa da etrafına ısık sacar.
Üzülme
Dogruların kaderidir yanlızlık.
Kargalar sürü ile KARTALLAR yanlız ucar.
AlperenKIRIM
Qırımtatar
Global Moderator
Onursal Üye
******

Popülarite: 136
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.102



« Yanıtla #3 : Ekim 13, 2008, 11:10:58 »

iyide simdi adam pomaksa pomaktir turkse turk tatarsa tatar v.s. yani bu hain olunca soyuda degisiyor mu?
Logged


Ant etkenmeñ , söz bergenmeñ bilmek içün ölmege
Bilip körüp milletimniñ közyaşını silmege
Bilmey , körmey biñ yaşasam qurultaylı han bolsam
Yine bır kün mezarcılar kelir meni kömmege
 

Noman Çelebi Cihan
nemaigra
Yeni Üye
*

Popülarite: 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 27


« Yanıtla #4 : Ekim 13, 2008, 11:14:57 »

arkadaşlar adı geçen terörist ibrahim kenar zaten pomak değildir. yazımda da belirttiğim gibi gacaldır. ayrıca çıkardığı şiir kitabını pomakça bilmediği için , pomakça bilen birine çevirtmiş ve böyle çıkartmıştır. şiirt kitabı pkk nın yayınevinden çıkmıştır.
Logged
Taran Kedi
Kurucu Üye
Onursal Üye
***

Popülarite: 483
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5.830


Tozcu


WWW
« Yanıtla #5 : Ekim 13, 2008, 11:16:47 »

iyide simdi adam pomaksa pomaktir turkse turk tatarsa tatar v.s. yani bu hain olunca soyuda degisiyor mu?
Bir insan hain olunca soyu değişir tabii. Kendi milleti onu reddeder, arasına sokmaz. Sen mesela "ben çingene ile evlensem beni kendi köyüme sokmazlar" demiştin. Bu da buna benzer bir durumdur.

Tarihte buna örnek vermek gerekirse Nazım Hikmet Borzecki örneğini verebilirim Smiley

Konuya dönecek olursam bir ara bu gaflet-i zat bizim sitemize de üye olmuştu. Pomak72 nickiyle. Tabi onu bölücülük yapan kürtlere beslediği sempatiyi tespit eder etmez hesabı ile birlikte tüm mesajlarını silmiştik.
Logged





buselia
buselia
Yeni Üye
*

Popülarite: 3
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 15


nazca lines


« Yanıtla #6 : Ekim 13, 2008, 11:29:23 »

iyide simdi adam pomaksa pomaktir turkse turk tatarsa tatar v.s. yani bu hain olunca soyuda degisiyor mu?
Bir insan hain olunca soyu değişir tabii. Kendi milleti onu reddeder, arasına sokmaz.
İyi de kimlere göre hain?
Ben Pomaklara karşı bir hıyanette bulunduğunu görmedim şimdiye kadar..! Bizim soyumuzdan yani...
Logged
Taran Kedi
Kurucu Üye
Onursal Üye
***

Popülarite: 483
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5.830


Tozcu


WWW
« Yanıtla #7 : Ekim 13, 2008, 11:37:28 »

iyide simdi adam pomaksa pomaktir turkse turk tatarsa tatar v.s. yani bu hain olunca soyuda degisiyor mu?
Bir insan hain olunca soyu değişir tabii. Kendi milleti onu reddeder, arasına sokmaz.
İyi de kimlere göre hain?
Ben Pomaklara karşı bir hıyanette bulunduğunu görmedim şimdiye kadar..! Bizim soyumuzdan yani...

Sayın buselia,
Sanırım konunun ilk mesajını okumadınız. Yoksa siz de mi pkk hayranısınız?

Konunun baş kısmını okumamış olabileceğinizi varsayarak avatarınızın dikkatimi çektiğini belirtmek isterim. Tanrılar gökten ne zaman gelecek acaba ? Smiley
Logged





AlperenKIRIM
Qırımtatar
Global Moderator
Onursal Üye
******

Popülarite: 136
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.102



« Yanıtla #8 : Ekim 13, 2008, 11:38:35 »

iyide simdi adam pomaksa pomaktir turkse turk tatarsa tatar v.s. yani bu hain olunca soyuda degisiyor mu?
Bir insan hain olunca soyu değişir tabii. Kendi milleti onu reddeder, arasına sokmaz. Sen mesela "ben çingene ile evlensem beni kendi köyüme sokmazlar" demiştin. Bu da buna benzer bir durumdur.

Tarihte buna örnek vermek gerekirse Nazım Hikmet Borzecki Borzecki örneğini verebilirim Smiley

Konuya dönecek olursam bir ara bu gaflet-i zat bizim sitemize de üye olmuştu. Pomak72 nickiyle. Tabi onu bölücülük yapan kürtlere beslediği sempatiyi tespit eder etmez hesabı ile birlikte tüm mesajlarını silmiştik.

cingene ile evlenilse tabi soy degisir cocuklar cingene melezi olur Cheesy
Logged


Ant etkenmeñ , söz bergenmeñ bilmek içün ölmege
Bilip körüp milletimniñ közyaşını silmege
Bilmey , körmey biñ yaşasam qurultaylı han bolsam
Yine bır kün mezarcılar kelir meni kömmege
 

Noman Çelebi Cihan
buselia
buselia
Yeni Üye
*

Popülarite: 3
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 15


nazca lines


« Yanıtla #9 : Ekim 13, 2008, 11:46:25 »

konuyu saptırmaktaki ustalığınıza hayranım..!
Pomak-Kürt benzeşmesini yaratmaya çalışıyorsanız size başarılar dilerim.
Logged
Sayfa: [1] 2
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Pomaklar , Goralılar , Torbeşler  |  Konu: pkk şimdi de pomaklar üzerinden bölücülük yapmak istiyor. « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer:  



    MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
    Bu safya 0.04917 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu

    Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog