Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Balkanlar.Net
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kasım 21, 2017, 16:43:41
151.700 Mesaj 8.683 Konu Gönderen: 8.295 Üye
Son üye: figenbakay
Balkanlar.Net  |  Yaşam  |  Spor Köşesi  |  Konu: Futbolun Genç Yıldızları 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 3 ... 6
Gönderen Konu: Futbolun Genç Yıldızları  (Okunma Sayısı 49848 defa)
BalkanTürk89
Türküm; dinim, cinsim uludur!
Onursal Üye
*****

Popülarite: 165
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.953


İsyanımızın da ahlakı vardır


« : Ocak 10, 2009, 22:03:05 »

Futbolun eğlence olmaktan çıkıp fazlaca "profesyonelleştiği" son günlerde gözlerimiz oyunda hep onları arıyor.
İçlerinde halen taşıdıkları amatör ruh güzellikleride peşinden getiriyor.
"Yeni Maradona" olarak sıfatlandırılan Messi'yi izlemeye doyamıyoruz. Hatta son olarak BJK'ın efsanevi eski başkanı S.Seba dahi sadece Barcelona maçlarını izlediğini söylemişti.
Bu başlık altında onları tanıtmaya/tanımaya çalışacağız.
Herkesden yeni adaylar bekliyorum
Öncelik Türk gençlerinde tabii...
« Son Düzenleme: Ocak 10, 2009, 22:16:58 Gönderen: BalkanTürk89 » Logged
BalkanTürk89
Türküm; dinim, cinsim uludur!
Onursal Üye
*****

Popülarite: 165
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.953


İsyanımızın da ahlakı vardır


« Yanıtla #1 : Ocak 10, 2009, 22:06:18 »

SERCAN YILDIRIM- BURSASPOR



5 Nisan 1990, Bursa-Orhangazi doğumlu.

Kulüp Kariyeri :
Futbola Bursaspor Kulübü’nün altyapısında başladı. Güçlü fiziği ile dikkatkeri çeken Sercan gol yollarındaki becerileri ile 2007-2008 yılında Bursaspor Kulübü a takımına yükselmiştir. Genç Milli Takımlarda gösterdiği performansla büyük avrupa kulüplerinin dikkatlerini çekmiştir. 2006 yılının temmuz ayında İngiltere'nin başkenti Londra'da yapılan Pepsi Cup Turnuvası'nda attığı gol ve oynadığı futbolla turnuvanın en değerli oyuncusu seçilen Sercan Yıldırım, Manchester United'ın transfer için kendisine 5 yıllık sözleşme teklif edildi.

2008-2009 sezonunun 2. haftasında Bursaspor'da ilk onbirde maça çıkmış Gençlerbirliği' ağlarına 2 gol birden atmıştır.Bu sezonun Trabzonspor'a karsi oynadigi macta kendisini Arsenal'li yetkililer izlemiş ve Sercan bu macta oyuna 83. dakikada girmis olmasına rağmen macin 91 dakikasinda topu ağlarla buluşturmayı başarmıştır.Sercan Yıldırım'ı Fenerbahçe, Arsenal, Beşiktaş, Manchester United tarafından takip edilen bir futbolcudur.


Milli Takım Kariyeri:
Genç yaşlardan itibaren milli takımlarda görev almaya başlayan Sercan, 3 kez Türkiye U-15, 10 kez Türkiye U-16, 14 kez Türkiye U-17, 8 kezTürkiye U-18, 11 kez Türkiye U-19, 3 kez de Türkiye U-21 Milli takımında görev yaparak toplam 43 kez milli olmuş, bu maçlarda toplam 30 gol atmıştır.

2006 Yılında Türkiye U-16 Milli Takımıyla, İzmir'de yapılan Ege Turnuvası'nda 5 maçta 6 gol, yine Portekiz’in Rio Mairo kentinde yapılan Santarem Turnuvası'nda 3 maçta 5 gol atarak gol kralı olmuştu.

Maç Kategorisi                       Toplam Maç            Toplam Gol
Türkiye Kupası                              5                            0
Turkcell Süper Lig                        22                           8
PAF Ligi                                       12                           5 
Özel Turnuva ve Kupalar              21                          18
Özel Maçlar                                 14                           5
Avrupa Şampiyonası                    12                           5


Sercan ile yapılan bir röportaj:

BURSASPORLU SERCAN YILDIRIM, TOP TOPLAYICILIKTAN MİLLİ GOLCÜLÜĞE YÜKSLEDİ

 
 Verimliliğiyle Ün Yapan Bursaspor Altyapısının Son Mahsullerinden Biri. Bu Sezon Gençlerbirliği Maçında Oynadığı Futbol ve Attığı İki Golle Dikkat Çekti. Aslında Bursalılar ve Onu Genç Milli Takımlardan Tanıyanlar Patlama Yapacağından Emindi. O da Bulduğu Şansı Çok İyi Değerlendirdi. Gerçek Bir Futbol Aşığı. Beş Yıl Öncesine Kadar Top Topluyordu, Şimdi İse Hem Bursaspor'un Hem de Ümit Milli Takım'ın Gol Silahı.

 
 
Verimliliğiyle ün yapan Bursaspor altyapısının son mahsullerinden biri. Bu sezon Gençlerbirliği maçında oynadığı futbol ve attığı iki golle dikkat çekti. Aslında Bursalılar ve onu Genç Milli Takımlardan tanıyanlar patlama yapacağından emindi. O da bulduğu şansı çok iyi değerlendirdi. Gerçek bir futbol aşığı. Beş yıl öncesine kadar top topluyordu, şimdi ise hem Bursaspor'un hem de Ümit Milli Takım'ın gol silahı. 
Son oynanan Kocaelispor maçında 2 gol daha atan Sercan Yıldırım, 5 maçta 4 gol atmanın sevincini yaşarken, Futbol Federasyonu'nun çıkardığı TamSaha dergisine verdiği röportajda birbirinden ilginç açıklamalarda bulundu. İşte Sercan Yıldırım'ın röportajının ayrıntıları;

Sercan bu sezon attığın gollerle Türk futbol kamuoyunun gündemine geldin. Seni biraz daha yakından tanımak istiyoruz. Futbolla nasıl tanıştığını anlatır mısın?

Kuzenim Berkay hasta Bursasporlu. Onunla yedi yaşından beri maçlara giderdim. Sonra Bursaspor altyapısına girdim. Atatürk Stadı'nda top toplayıcılık da yaptım. Beş sene öncesine kadar top topluyordum, bugün A takımdayım. Futbola ilk başladığımda bu benim için hobi gibiydi. Fakat işler yolunda gidince bunun mesleğim olmasına karar verdim. Ailem de beni çok destekledi.

Bursalı olman ve altyapıdan yetişmen dolayısıyla taraftarlar sana daha mı sempatik bakıyor?

Kesinlikle müthiş destekleri ve hoşgörüleri var. Sadece benim değil, altyapıdan çıkan diğer arkadaşlarımın da oynamasını en az bizler kadar istiyorlar. Biz de forma giydiğimizde onları mutlu etmek, onlara lâyık olmak için çabalıyoruz. Bu kentin insanları olarak Bursa'nın en iyi yerlere gelmesini en çok bizler isteriz.

Genç yaşına rağmen camianın senden beklentisi büyük. Bir an önce hünerlerinizi sergilemeniz ve Bursaspor'a katkıda bulunmanız bekleniyor. Bu beklenti üzerinizde bir baskı yaratıyor mu?

Henüz yaşım çok genç ama benimle ilgili beklentiler büyük. Hem ailemiz hem de taraftarlar takıma girmemizi bekliyor. Bu bir ölçüde baskı yaratıyor. Ama bizim küçük yaşımıza rağmen büyük düşünüp, profesyonelce davranmamız ve bunları aşmamız lâzım. Kendimize güvenerek basamakları çıkmalıyız.


- YAŞAR HOCA VE KİRİTA GOLLERİ BİLDİ -


Geçen sezon kendini göstermeye başlamıştın. Bu sezon ise Gençlerbirliği maçındaki performansın ve galibiyeti getiren gollerinle patlama yaptın. O karşılaşmadan biraz bahseder misin?

Sezona Hacettepe deplasmanında alınan galibiyetle başlamıştık. Gençlerbirliği maçını da kazanmak istiyorduk. Takımımızın cezası nedeniyle tribünlerde taraftarlarımızın bulunmaması bizim için dezavantajdı. Ama o gün iyi şeyler yapacağımı hissediyordum. Kaleci antrenörümüz Yaşar Duran benim Gençlerbirliği karşısında yıldızlaşacağımı söylemişti. Takım arkadaşım Kirita da iki gol atacağımı iddia etti. Bunlar benim için artı motivasyon oldu. Mücadeleyi benim gollerimle 2-0 kazandık. Ben de büyük mutluluk yaşadım.

Bu sezon Bursaspor nasıl bir performans gösterecek?

Öncelikle yeni kurulan bir takım olduğumuzu belirtmekte fayda var. Takıma çok sayıda yeni oyuncu katıldı. Şu anda uyum sürecini tamamlamak üzereyiz. Daha sonra çok daha iyi şeyler yapacağız. Bursaspor olarak hedefimiz bu sezon Turkcell Süper Lig'de ilk beş içinde yer almak ve Fortis Türkiye Kupası'nı kazanmak.

Bursaspor'a yeni gelen isimlerden biri de Türk futbolunun önemli yıldızlarından Yusuf Şimşek. Böyle yetenekli bir oyuncuyla birlikte oynamanın sana da katkısı olacak mı?

Kesinlikle, Yusuf ağabey cezası nedeniyle ilk üç maçta forma giyemedi. Ama antrenmanlarda onunla mükemmel bir uyum yakaladık. Bilekleri çok iyi ve müthiş bir futbol zekâsı var. Bana çok yararı oluyor. Mükemmel paslar atıyor ve beni pozisyona sokuyor.

Ne kadar zamandır milli formayı giyiyorsun?

Beş sene önce U15 Milli Takımı'nda yer aldım. O günden bu yana farklı kategorilerde milli oldum. 30'a yakın gol attım. Özel turnuvalarda iki kez gol kralı oldum ve en değerli oyuncu seçildim.

Son olarak Ümit Milli Takım'a çağırıldın ve Bursa'da kendi taraftarının önünde maç oynama şansını yakaladın. O karşılaşma senin açından nasıl geçti?

Gençlerbirliği maçında attığım goller ve iyi oyunumun ardından Ümit Milli Takım'a çağırıldım. Bursa'da Çek Cumhuriyeti ile önemli bir maç oynadık. O gün sakatlığımdan dolayı biraz ağrılarım vardı. Bu nedenle istediğim performansı sergileyemedim. Ama kendi taraftarımın önünde Milli Takım forması giymek benim açımdan çok anlamlıydı.

Ümit Milli Takım grubunu lider olarak tamamladı. Şimdi sırada baraj maçları var. Sen Avrupa Şampiyonası'na katılma şansınızı nasıl görüyorsun?

Ümit Milli Takım'da gelmiş geçmiş en yetenekli jenerasyonlardan biri buluştu. Birbirinden yetenekli oyuncular var. Ayrıca A Milli Takım'a giden Serdar Özkan ve Nuri Şahin'in de bize katılma durumu söz konusu. Eğer bu oyuncular da gelirse kesinlikle Avrupa Şampiyonası'na gideriz. Onlar gelmese de ben başarılı olacağımıza ve finallere katılacağımıza inanıyorum.

A Milli Takım'ın 2010 Dünya Kupası elemelerindeki şansı konusunda neler söylemek istersin?

Biz Euro 2008'de nasıl bir takım olduğumuzu herkese gösterdik. Bana göre Türkiye 2010 Dünya Kupası'nda da yerini alacaktır. Elbette ki bu kolay olmayacak. Ama biz zorlukların üstesinden gelebiliriz.

Hedeflerin neler?

Önce Bursaspor'a uzun süre hizmet etmem gerekiyor. Beni bu kulüp yetiştirdi, buranın ekmeğini yedim. Bursaspor sonrası hedef Avrupa. Yavaş yavaş ilerlemekte fayda var. Hemen Avrupa'ya gitmenin yararı olmayacağını düşünüyorum.


- MANCHESTER UNİTED BENİ İSTEDİ -


Basına Avrupa kulüplerinin seninle ilgilendiği yolunda haberler yansıdı. En ciddi teklifi hangi kulüp getirdi?

Manchester United aileme ve eski başkanımız Levent Kızıl'a teklifini iletti. Bunun yanı sıra Bursaspor'la benim transferim konusunda temas kuran başka kulüpler de oldu.

Fatih Serkan Kurtuluş kader birliği yaptığın arkadaşlarından biri. Onun Galatasaray'da başarılı olacağını düşünüyor musun?

Serkan'la çok küçük yaştan beri birlikteydik. Onun iyi yerlere gelmesini çok istiyorum. Ben Serkan'a güveniyorum. Başarılı olacağından da eminim.

Uzun süredir Genç Milli Takımlara giden bir oyuncu olarak dünya futbolunda yakın gelecekte hangi oyuncuların söz sahibi olacağını söyleyebilirsin?

Bu konuda takım arkadaşım Eren Albayrak'la zaman zaman sohbet ediyoruz. Ortak gözlemlerimizi aktarayım. Öncelikle Hollanda'da inanılmaz yetenekli oyuncular var. En çok göze batanlardan biri Pedro. Hollanda'nın Feyenoord takımında forma giyen Georginio genç kuşağın en yetenekli isimlerinden biri. Barcelona'da oynayan Bojan Krkic zaten adını duyurmayı başardı. Bir de Crystal Palace'da top koşturan İngiliz Moses var. O da çok kaliteli bir oyuncu.
 

« Son Düzenleme: Ocak 10, 2009, 22:16:09 Gönderen: BalkanTürk89 » Logged
BalkanTürk89
Türküm; dinim, cinsim uludur!
Onursal Üye
*****

Popülarite: 165
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.953


İsyanımızın da ahlakı vardır


« Yanıtla #2 : Ocak 10, 2009, 23:30:45 »

O bizden biri:

Gürhan Gürsoy-Fenerbahçe



24 Eylül 1987 , Kırcaali doğumlu

1987'de Bulgaristan'da doğdu. Babası, bu ülkede bir Türk oyuncunun yükselebilme umudu bulunmadığını görünce ailesiyle birilikte İsveç'in yolunu tuttu. Hem İsveç hem de Türkiye Genç Milli Takımlarından teklif alınca hiç düşünmeden atalarının memleketini seçti. Adanaspor'un teklifini de "Türkiye'de önüm daha açık" düşüncesiyle kabul etti ve ailesini İsveç'te bırakıp Türkiye'ye yerleşti. 16 yaşında, Turkcell Süper Lig'de forma giyen en genç oyuncu unvanını kazanınca Fenerbahçe tarafından transfer edildi. İki sezon kenarda bekledi ve bu sezon kiralık gittiği Sivasspor'da kendini buldu. Şimdi yeniden döndüğü Fenerbahçe'de patlama yapacağına inanıyor.

Bulgaristan doğumlusun, 20 yaşındasın, İsveç'te oynadın, Adanaspor'da vizyona çıktın, Fenerbahçe formasını giydin, son olarak Sivasspor'daydın. 20 yıla sığdırdığın ilginç bir hikâyen var galiba.

Gerçekten de öyle. 1987'de Bulgaristan'da doğdum. Ben 2 yaşındayken, isim değiştirme olayları sırasında ailem Türkiye'ye göçmüş. İzmir'de 3 yıl kaldıktan sonra geçim sıkıntısı nedeniyle yeniden Bulgaristan'a dönmüşüz. 7 yaşımda Bulgaristan'da futbola başladım. Mestanlı şehrinde yaşıyorduk ve ben de Rodopi takımında oynuyordum. Birkaç yıl sonra Kırcaali'ye transfer oldum ve 2000 yılına kadar oynadım. O yıl ailem bu defa da İsveç'e göç etti.

Bu göçün sebebi neydi?

Bulgaristan'da ciddi anlamda bir ayrımcılık var. Bir Türk futbolcunun yükselebilmesi mümkün değil. Halen Bulgaristan liglerinde Türk futbolcu görmeniz çok zordur. Hele güneyde Türklerin yoğun yaşadığı bölgelere hiçbir milli takım hocası gelip de futbolcu izlemez. Ailem bunu gördüğü için benim futbolcu olabilmemin önünü açmak adına İsveç'e göç kararı aldı. Bu kararda kız kardeşimin eğitimini sürdürebilmesi de rol oynamıştı.

İngilizce ve İsveççe biliyor

İsveç'te hangi aşamadan başladın futbol oynamaya?

Altıncı ligde bir takımda idmanlara başladım ve bir sezon sonra direkt FC Norkoping takımına transfer oldum. Eğitimimi karşılayacaklardı, bir de oda vermişlerdi. İngilizcemin yanında İsveççem gelişti. Sadece ailemden ayrı kalıyordum. A takıma yükseleceğim sırada beni izleyen Türk yetkililerden Milli Takım daveti aldım. İsveç Genç Milli Takımı'na da gidebilirdim ama elbette Türkiye'yi seçtim. O sırada 15 yaşındaydım. Türkiye'de Genç Milli Takım'la bir maç oynadım. Beni izleyen Bahri Kaya, Adanaspor'a davet etti. 10 gün denendim ve beğenildim. Kulübümle bağlarımı koparmak için yeniden İsveç'e döndüm. Oradan da A takımda oynama teklifi almıştım.

Neden İsveç'te devam etmedin de Türkiye'ye gelmeyi seçtin?

Türkiye'de daha fazla göz önünde olabileceğimi düşünmüştüm. Çünkü İsveç'te yaşarken de sürekli Türkiye Ligi'ni takip ediyordum.

Her zaman Fenerbahçeliydim

Peki, Türkiye'de tuttuğun bir takım var mıydı o dönemde?

Her zaman Fenerbahçeliydim. Sözünü ettiğim dönemde Tuncay ağabey yeni yeni yıldız oluyordu ve onu büyük bir ilgiyle takip ediyordum. Sonuçta Adanaspor'da oynamak üzere Türkiye'ye geldim. Ancak bir hafta sonra Bahri Kaya istifa etti ve benim de dünyam yıkıldı. Kara kara düşünmeye başladım. Ailem yurt dışındaydı ve beni isteyen antrenör de gitmişti. O dönemde takımın başına Yılmaz Vural geldi.

Bu da senin için bir şans oldu galiba. Çünkü sen 16 yaşında Süper Lig'de oynadın ve bu ligde forma giyen en genç oyuncu unvanını kazandın. Bunu da Yılmaz Vural'a borçlusun sanırım.

Sağolsun bu unvanı gerçekten de Yılmaz Vural'ın sayesinde elde ettim. Üstelik, 2-2 devam eden bir Fenerbahçe maçının son 10 dakikasında beni sahaya sürmüştü. Büyük bir cesaretti. Ondan sonra da gerisi geldi. O sezon iyi bir performans gösterdim.

16 yaşında bir çocuk Süper Lig oyuncuları arasında fiziksel açıdan ezilebilir. Sen nasıl başa çıktın bu zorlukla?

Yılmaz Hoca için bunun bir önemi yoktu. Bende bir ışık görmüştü. Adam geçip şut atabiliyor veya orta yapabiliyordum. Ama hiç ikili mücadele kazanamıyordum. Zaten Yılmaz Hoca da beni oyunun son bölümlerinde, rakip fizik açıdan yıprandıktan sonra oynatıyordu. Sonra Yılmaz Vural da istifa etti. Küme düşmemiz kesinleşmişti. Başımıza altyapıdaki hocamız Ahmet Ziya Yüce geldi ve beni sürekli ilk onbirde oynatmaya başladı. İyi maçlar çıkartınca üç büyüklerden teklifler aldım.

Evet, o dönemde transferin olay olmuştu. Fenerbahçe'ye gittin ama bir karışıklık da yaşandı değil mi?

Evet. Benim herkesle görüştüğüm yazılıp çizildi ama sadece Sayın Aziz Yıldırım'la görüştüm. Çünkü Fenerbahçeliydim. Adanaspor'la mahkemelik olma durumum vardı. Başkanım bana "Bütün sorunları çözeceğim. Telefonunu kapat, hiç kimseyle görüşme" dedi. Bulgaristan'a gidip tatilimi yaptım ve dönüşte de problemlerim çözülmüş olarak İstanbul'a gelip Fenerbahçe kampına katıldım.

Daum bana çocuk muamelesi yaptı

Ancak Fenerbahçe'de ters giden bir şeyler oldu ve şans bulamadın.

Açıkçası ben oynamayı bekliyordum. İlk onbirde olmasa bile kendimi yavaş yavaş kabul ettireceğimi düşünüyordum. Kampa geç katılmıştım ve teknik direktör Daum'du. Herkes de Daum'un gençlere bakışını bilir. Bana tamamen çocuk muamelesi yaptı diyebilirim. Bazen idmanlarda beni takımdan ayrı çalıştırıyordu. Takım iki onbirle çift kale maç yapıyordu, Daum 22. adamı bulamadığı zaman beni çağırıyordu. Yani antrenmanda bile birisi sakatsa yer alabiliyordum.

Acaba Daum senin fiziksel gelişimini henüz tamamlamadığını ve büyüklerin arasında ezilebileceğini düşünmüş olabilir mi?

Bu da doğru olabilir. Ya da bir deneme yapmış olabilir. Yani benim bu süreçteki davranışlarımı, asabileşip asabileşmediğimi kontrol etmiş olabilir. Ama hiçbir zaman yılmadım ve sürekli çalıştım. İlk sezonumda sadece Uşakspor'a karşı kupa maçında son 30 dakikada oynadım. Bir sezonum sadece idman yaparak geçti. İkinci sezonun başında ise 12 hafta süren bir sakatlık yaşadım. Devre arası kampında çıkış yakaladım ve sürekli onsekizde yer buldum. Kupa maçlarında ilk onbirde oynadım. Ligde de oynamaya başladım ve Daum'un gözüne girdim ama sezon sonunda şampiyonlukla beraber Daum da gitti.

Zico ile neler yaşadın?

U19 Takımı'yla Avrupa Şampiyonası finallerinde olduğum için sezon başı kampına katılamadım. Zico beni sadece televizyondan izledi. Geri dönüğümde benimle ilgilendi ama dördüncü haftada kiralık gideceğim söylendi.

Sen gitmek istiyor muydun?

Daha önceden kiralık gitmek için başvurmuştum ancak bu defa beklemiyordum. Sonuçta bu kararı kimin verdiğini de öğrenemedim ama boynumu eğip gittim.

Alex ve Tuncay'dan çok şey öğrendim

Bu süreçte takımdaki ağabeylerinin sana yaklaşımı nasıldı? Sonuçta sen oraya geleceğin yıldız adayı olarak gelmiş bir oyuncuydun.

Alex ve Tuncay ağabey başta olmak üzere bana büyük yakınlık gösterdiler. Bunu medyaya yaptıkları açıklamalarla da ortaya koydular. Bugün duran topları kullanıyorsam, bunu Alex'e borçluyum. Antrenmanlarda Daum ve Zico duran topları Alex'le çalışmamı istiyordu. Alex de sağolsun bu konuda bana her zaman yardımcı oldu. Sivasspor'da duran topları hep ben kullandım. Alex benden 8 yaş büyük ve şu anda duran topları benden iyi kullanıyor. Ama benim de önümde uzun yıllar var ve onu geçebileceğime inanıyorum. Tuncay ağabeyden de hırslı olmayı ve takımı ateşlemeyi öğrendim.

Neden Sivasspor'u tercih ettin? O dönemde seni isteyen başka takımlar da var mıydı?

Konyaspor ve Denizlispor'la da görüştüm ama Sivasspor'da Bülent Uygun ve Başkan Mecnun Otyakmaz Fenerbahçeli. Beni çok istemişlerdi. Bülent ağabey "Seni tekrar futbola döndüreceğim, yıldız yapacağım" demişti.

Ancak Bülent Uygun o dönemde menajerdi, takımın başında Karol Pecze vardı ve sen Sivasspor'da da uzun süre oynayamadın.

Pecze çok iyi bir insandı ama benimle kaynaşamadı. Bazen oynattı, bazen oynatmadı. Oynadığım maçlarda da oyuna sonradan girdim. Takım başarılı olamayınca teknik direktörlüğe Bülent Uygun getirildi. Devre arası tatiline girmeden bana özel bir program verdi. İsveç'e gittiğimde bu programı harfiyen uyguladım. Döndüğümde bomba gibiydim. 2-3 hafta sonra formayı kaptım ve bir daha da vermedim.

Ülkemizde genç oyuncuların yeterince oynama şansı bulabildiğini düşünüyor musun?

Büyük takımlara baktığımızda Fenerbahçe'de hiç bulamıyor diyebiliriz. Ama Beşiktaş'ta ve Galatasaray'da genç oyuncular var. Anadolu'da da birçok takım genç oyuncularına şans tanıdı.

Zico'nun açıklamasıyla güven kazandım

Sivasspor'da kiralıktın ve yeniden Fenerbahçe'ye döndün. Genç oyuncuların şans bulamadığı Fenerbahçe'de bu defa neler yapabileceğini düşünüyorsun?

Bu sefer farklı olacak. Kendime çok güveniyorum. Zaten lig bitmeden önce Zico'nun yaptığı bir açıklama vardı, "Gürhan'ın geri dönmesi çok iyi oldu" diye. Bu açıklama beni hem sevindirdi hem de kendime güvenimi biraz daha artırdı.

Ailen İsveç'te, sen burada yaşıyorsun. Zor bir hayat değil mi bu?

Gerçekten çok zor. Ailemden ayrı kalalı tam 5 yıl oldu. Annem, babam ve kardeşim benim her şeyim. Her gün telefonla görüşüyoruz. Şu anda kız kardeşimin eğitimin bitmesi için oradalar. Ben de sabrediyorum. Bir sene sonra yine hep beraber olacağız.

Galatasaray'a attığın beraberlik golü Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu erken ilân etmesini sağladı. Neler hissettin o anda?

İnanın o anda aklımda Fenerbahçe ile ilgili hiçbir düşünce yoktu. 41 puandaydık ve 42 puan ligde kalma barajı olarak gösteriliyordu. Ben o gole 42 puana ulaştığımız ve ligde kalmayı garantilediğimiz için sevindim. Maçtan sonra Fenerbahçe'nin şampiyon olduğunu duyunca tabii ki sevincim ikiye katlanmış oldu.

Sivasspor formasıyla Fenerbahçe'ye karşı 2-2'lik maçta oynadın. O maçtaki duygularını anlatır mısın?

Orada da Servet ağabeyin attığı golün asistini yapmıştım. Çok samimi söyleyeyim, o maçta sadece kendimi Zico'ya ispatlama duyguları içindeydim. Hırsla, canla başla mücadele ettim.

Seni geleceğin Tümer'i olarak değerlendiriyorlar. Sen futbol stilini nasıl tanımlıyorsun?

Kendi kendimi anlatmam zor tabii. Ama hocalarımız da böyle benzetmeler yapıyor. Şu anda Tümer ağabey Türkiye'nin en iyi futbolcuları arasında. Mükemmel bir teknik, mükemmel bir futbol anlayışı. Onun gibi görüyorlarsa ne mutlu bana.

Başlangıçta bir idolün var mıydı?

Hiçbir zaman idolüm olmadı. Ama beğendiğim futbolcular elbette var. Recoba ile Aimar'ı çok beğenirdim.

Fakat ikisi de kaybeden oyuncular. Kendilerinden beklenen patlamayı yapamadılar.

Doğru, potansiyelleri çok büyüktü ama hak ettikleri yere gelemediler. Türk oyunculardan da Tümer, Tuncay ve Emre Belözoğlu'nu çok beğeniyorum. Arda da çok müthiş bir çıkış yaptı. Zaten Genç Milli Takımlardan da 5 yıldır arkadaşım. A Milli Takım'a kadar yükseldi ve onun için çok mutlu oldum. Biz de arkasından geliyoruz diye düşünüyorum. İnşallah ona yetişirim.

Anadolu'dan şampiyon çıkmaz

Anadolu'nun da havasını solumuş bir oyuncu olarak oradan bir takımın şampiyon olabileceğini düşünüyor musun?

Hayır. Anadolu futbolcusunun mantalitesi farklı. Kritik noktalarda kendine güveni eksiliyor, konsantre olamıyor. Zaten stresli maçlarda alınan sonuçlar da ortada. Hem maç içinde bir gol yiyence dağılıyorlar hem de bir yenilginin ardından toparlanmakta güçlük çekiyorlar.

Sence bunun sebebi sadece oyuncu mantalitesi mi yoksa şehir ve taraftar desteğinin eks...liği gibi faktörler de var mı?

O da olabilir. Anadolu'da gerçekten de yeterli taraftar desteği yok. Maddi güç de önemli. Anadolu takımlarının transferde çok kaliteli oyuncular alarak büyük takımlarla rekabet edecek bir kadro oluşturmaları da zor.

Birkaç yıl sonra Avrupa'yı hedefliyorum

Gelecekle ilgili ilk planın Fenerbahçe'de oynayabilmek. Sonrasında kendini nerede görüyorsun? Fenerbahçeli Gürhan olmak yeterli mi senin için?

Hiçbir zaman yeterli değil. İlk amacım Fenerbahçe'ye dönüp kendimi bütün Türkiye'ye ispatlamak, A Milli Takım'a kadar yükselip banko bir oyuncu olmak. Ondan sonra da arkasından Avrupa gelir diye düşünüyorum. Ama Avrupa için bugün erken. Bence Arda için de erken.

Neden?

Çünkü Arda sadece bir sezon büyük takımda oynadı. Ben de şu anda aynı yoldan geçiyorum. Sadece büyük takımda kendimi ispatlamam kaldı. Büyük bir takımda 2-3 sezon devamlı oynayıp istikrar yakalamak ve ondan sonra Avrupa'ya gitmek gerekir. 

Hayalini kurduğun bir lig var mı?

Menajerler beni izleyen takımların İspanya Ligi'nden olduğunu söylüyor. Hollanda'dan da izleyen birkaç takım olduğunu belirttiler. Ama ben kendi stilim açısından İspanya'yı tercih ederim.

İspanya'ya gidecek olsan ille de Real Madrid, Barcelona ya da Valencia gibi bir takımda mı oynamak istersin yoksa "Getafe de olur" mu dersin?

Tabii ki, sonuçta o da bir İspanyol takımı. Mutlaka büyük bir takıma gitmek gibi bir hedefim yok. Yurt dışında profesyonel bir takımda oynamak son derece gurur verici olur.

« Son Düzenleme: Ocak 10, 2009, 23:32:01 Gönderen: BalkanTürk89 » Logged
BalkanTürk89
Türküm; dinim, cinsim uludur!
Onursal Üye
*****

Popülarite: 165
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.953


İsyanımızın da ahlakı vardır


« Yanıtla #3 : Ocak 12, 2009, 00:08:44 »

Messi - Barcelona



Lionel Andrés Messi, 24 Haziran 1987 Rosario, Arjantin

Hastalıktan krallığa...

Ariel Ortega, Marcello Gallardo, Javier Saviola gibi birçok ismi basın Maradona’nın veliahtı olarak atamıştı. Gelin görün ki hepsi yanıldılar. Müzeden çıkarılıp alınan efsane 10 numaralı formayı Maradona’dan sonra ilk kez giyme unvanına erişen Ariel Ortega kayboldu, Gallardo söndü, Saviola da bekleneni veremedi. Fakat yeni birisi çıktı ortaya. Ufak tefekti, çelimsizdi, çocuktu… Lionel Messi’den bahsediyorum. Basının değil bizzat Maradona’nın veliaht ilan ettiği kişiden. Klas hareketlerini izliyoruz, Nou Camp’da estirdiği rüzgardan nasibimizi alıyoruz. Fakat sanırım ders almamız gereken hikayesini ya bilmiyoruz ya da es geçiyoruz.
İşte Messi, işte dert, işte keder ve işte başarı…



Eğer onu Barcelona’nın Arjantin’den bulup çıkardığı ve İspanya’ya getirdiği biri sanıyorsanız, bir masal kahramanı gibi görüyorsanız maalesef yanılıyorsunuz.

Messi ailesi çok fakirdi ve biricik oğulları Lionel hastaydı. Tedavisi ve bakımı için uzman doktorlar gerekiyordu ve dolayısıyla da para. Bu parayı Arjantin’de kazanabilmek onlar için neredeyse imkansızdı. Tek yol İspanya’ya uzanıyordu.

Messi’nin hormonal sorunları vardı. Ergenlik döneminde diğer yaşıtlarının aksine gelişemiyordu, büyüyemiyordu. Ama bu hastalık onun futbol oynamasına engel teşkil etmiyordu. 5 yaşında futbola başladığı ilk kulüp olan Grandoli’de oynadığı futbol dilden dile yayılmıştı. Yeni bir yıldız doğuyordu.

Newells Old Boys onu kadrosuna katmakta gecikmedi. Her Arjantinli efsanenin olduğu gibi onun da yolunun River Plate veya Boca Juniors’tan geçmesi gerekiyordu. River onu buldu ve denemelere çıkardı. Ama vakit gelmişti. Bir an önce İspanya’ya gitmeli ve tedavi olmalıydı. Böyle bir zamanda futbolu arka plana itmesi gerekiyordu ve öyle de oldu.

Messi 13 yaşında İspanya’ya gitti. Tedavi olurken futbolu da ihmal etmedi. İspanya’da çeşitli alt yapılarda kendini geliştirdi, şansını denedi. Bu arada Katalan ekibi Barcelona’nın scoutları (yetenek avcıları) boş durmuyordu. Her zaman ilk önce Messi’nin ismi söylendi onlara. Ve beklenen gelişme oldu Messi Barça’ya geldi. Rezerv Lig’de boy gösterdi. Ancak Messi yetenekleri ile bu lige büyük geldi. Rijkaard’a onun A takıma alınması için rica edildi.

Hollandalı teknik adam önceleri bu düşünceye olumsuz baktı. Rijkaard'a göre onun daha zamana ihtiyacı vardı. 2 -3 hafta geçti ve 18 yaşındayken Barca’nın A takımına alındı. La Liga, Nou Camp onun için bir rüyaydı. Porto ile oynanan hazırlık karşılaşmasında oynayan Messi’ye bizler gibi İspanyollar da yabancıydı. Kimse bilmiyordu hünerlerini… Arjantinli ilk çıktığı Lig maçında oyuna yedek başlamış ve girer girmez topu ağlara göndermişti. Bu, onun efsane Barcelona tarihine adını yazdırmasına yetiyordu. Henüz 17 yaşından 10 ay 7 gün almıştı. Bunun yanında da bir unvan. Barcelona tarihinde gol atan en genç futbolcu…

Artık daha çok çalışması gerekiyor daha fazla özveride bulunması gerekiyordu. Uluslararası arenada da kendini tanıtabilmesi için U-20 yaş altı milli takımı onun için büyük bir şanstı. Yaptı gösterisini, ekranları başında izleyen bizleri şaşırttı, ağzımızı açık bıraktı. Şampiyonada hem gol kralı oldu hem de en değerli oyuncu seçildi.

Gerisini anlatmama gerek yok sanırım. Her hafta onu izliyoruz. Onun hayatında her şey yolunda. Tek bir düşüncesi kaldı o da sorumluluk. Maradona’nın veliahtı olmak, hem de bu sözü ondan duymak tabii ki Messi’de baskı oluşturabilir. O da olsun artık…

Barcelona'daki İstatistikleri:

Sezon                     Lig                     Kupa                    Avrupa                    Toplam
                        Oyun     Gol         Oyun    Gol          Oyun     Gol             Oyun     Gol


2004-05               7            1           1           0             1           0                 9          1
2005-06             17             6          2           1             6           1                25          8
2006-07             26           14          4           2             6           1                36         17
2007-08             28            10         3           0             9           6                40         16
Kariyer Toplamı  78            31        10          3            22          8               110         42
« Son Düzenleme: Ocak 12, 2009, 00:23:44 Gönderen: BalkanTürk89 » Logged
garb34
garb34
Üye
***

Popülarite: 10
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 164


Trakyalı


« Yanıtla #4 : Ocak 12, 2009, 11:35:27 »

U-14'de olan benim ufaklık var.95 doğumlu.7.5 yaşında başlattık.Sürekli müsabaka gördü.Umutluyuz.Yetenekli kereta.Defans(sağ bek)oyuncusu.Ön libero da oynayabiliyor.Topu oyuna iyi çıkarır.Sabırla bekliyoruz iyi bir yere gelsin diye.
Kısmet diyelim.
Logged

Çerkezköylü
BalkanTürk89
Türküm; dinim, cinsim uludur!
Onursal Üye
*****

Popülarite: 165
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.953


İsyanımızın da ahlakı vardır


« Yanıtla #5 : Ocak 12, 2009, 12:44:10 »

U-14'de olan benim ufaklık var.95 doğumlu.7.5 yaşında başlattık.Sürekli müsabaka gördü.Umutluyuz.Yetenekli kereta.Defans(sağ bek)oyuncusu.Ön libero da oynayabiliyor.Topu oyuna iyi çıkarır.Sabırla bekliyoruz iyi bir yere gelsin diye.
Kısmet diyelim.

3-4 yıl sonra bu satırlarda onu da okuruz inşallah...
Logged
garb34
garb34
Üye
***

Popülarite: 10
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 164


Trakyalı


« Yanıtla #6 : Ocak 12, 2009, 15:05:26 »

İnşallah.
Logged

Çerkezköylü
BalkanTürk89
Türküm; dinim, cinsim uludur!
Onursal Üye
*****

Popülarite: 165
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.953


İsyanımızın da ahlakı vardır


« Yanıtla #7 : Ocak 12, 2009, 18:32:21 »

Adem Ljajic - Manchester United



Novi Pazar ( Sırbistan ) , 29.09.1991

İngiltere Premier Lig ekibi Manchester United'ın,10milyon pound karşılığı anlaşma sağladığı  Sırp Milli futbolcu Adem Ljajic. Partizan Belgrad takımından transfer edilen 17 yaşındaki ortasaha futbolcusu, sezon sonuna kadar Belgrad'a kiralanacak. Yeni "Kaka" olarak nitelendirilen genç futbolcu , Partizan'dan takım arkadaşı olan  Zoran Tosic ile birlikte Manchester'ın gelecekteki en büyük umudu olarak görülüyor.   



Geçen sezon M.United tarafından denenen Ljalic, Partizan taraftarının çok sevdiği -2005'te Galatasaray'a transfer olan- Sasa İliç'in 22 Numaralı formasına layik görülmüştü.
Logged
BalkanTürk89
Türküm; dinim, cinsim uludur!
Onursal Üye
*****

Popülarite: 165
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.953


İsyanımızın da ahlakı vardır


« Yanıtla #8 : Ocak 12, 2009, 18:36:07 »

Aklıma takıldı : Adem diye Sırp ismi olmazki...
Hem Novi Pazar bölgesinde- Yugoslavya'nın bölünmesi sonrası Sırbistan'da kalmasına rağmen-  çok sayıda Boşnak kardeşimiz yaşar.
Bir bilen varsa paylaşsın lütfen...
Logged
bigalım
" S E S S İ Z "
Onursal Üye
*****

Popülarite: 226
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.066


Bruce Lee ..


« Yanıtla #9 : Ocak 13, 2009, 02:18:52 »

          SAMİR NASRİ  ..        NASRİ ..

 






Samir Nasri (26 Haziran 1987).Cezayir asıllı Fransız futbolcu.Fransız futbolunun ve dünya futbolunun en genç yıldız adayları arasında gösterilen Samir Nasri ülkesinde büyük futbol değeri Zidane'nin tek varisi olarak gösteriliyor. Öyle ki Zidane'nın bile Nasri'ye büyük ilgi göstermesi ve geleceğin yıldızları arasında onu ilk sıraya koymasıyla Nasri dünya futbolunun da gündemine oturdu. Nasri Zidane'nin sadece geleceği değil, aynı zamanda geçmişi de. Cazeyirli bir ailenin göçmen bir çocuğu olan Samir Nasri de Fransa'nın devşirme oyuncularından. Zinedine Zidane da Cezayir doğumlu ancak Fransa vatandaşlığını seçmiştir.

Nasri kariyerine Arsenal takımında devam etmektedir.Ve Marsilya takımının alt yapısında yetişmiştir.2004-2005 sezonuna girilirken‚ yani Nasri henüz 17 yaşındayken, Marsilya teknik patronu ve başkanı net bir karar vererek Nasri ile profesyonel sözleşme imzalamaya karar vermişler. 17 yaşındaki bu genç isim ihtişamlı bir imza töreniyle tüm dünyaya tanıtıldı. Tam 5 yıllık sözleşme imzalandı. Ve Nasri daha ilk sezonunda Marsilyanın vazgeçilmezi oldu. İlk sezonunda 24 maça çıkan Nasri‚ 1 gole imza attı ve dinamikliğiyle ilgi çekti. 2005-2006 sezonunda da 30 maça çıkarak ciddi bir istatistiğe ulaştı.

Nasri, Mayıs ayında Fransa Ligi'nde Yılın En Genç Oyuncusu ödülüne layık görülmüştü.Ve kısa sürede Fransa Millî Futbol Takımı'na yükselmiştir.20 yaşında olmasına rağmen 7 maça çıkmıştır.Ve de 2 golü vardır.Bu iki golü Fas ve Gürcistan Millî Futbol Takımı'na atmıştır. 2008 yılında Arsenal'a transfer oldu ve buraya gelmesinin sebebini Arsene Wenger olarak söyledi. Çünkü Arsene Wenger aynı zamanda Nasri'nin babasının yakın bir arkadaşıdır..

Samir Nasri

Kişisel Bilgiler
Tam adı: Samir Nusrati Nasri
Doğum tarihi: 26 Haziran 1987
Doğum yeri:  Cezayir
Boyu: 1,79 m.
Kilosu: 69
Mevkii: Ofansif Orta Saha ve Sağ Kanat
Kulüp Bilgileri
Bulunduğu kulüp:  Arsenal
Numarası: 8
Altyapı Kariyeri
2001 Liberty Professionals
Profesyonel Kariyeri
Yıl Kulüp Maç (gol)
2006–2007
2008-
 Marseille
Arsenal 11 (Cool
3 (2)
Milli Takım Kariyeri
2002- Fransa 8 (2)
       
« Son Düzenleme: Ocak 13, 2009, 02:23:13 Gönderen: bigalım » Logged

* * *               * * *                * * *

 Y A Ş A S I N    C U M H U R İ Y E T  !

Y A Ş A S I N   M U S T A F A   K E M A L ' İ N   O R D U S U  -  Y A Ş A S I N  D E N İ Z C İ L E R  !
             
                          * * *                * * *                * * *
Sayfa: [1] 2 3 ... 6
Balkanlar.Net  |  Yaşam  |  Spor Köşesi  |  Konu: Futbolun Genç Yıldızları « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer:  



    MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
    Bu safya 0.02193 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu

    Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog