Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Balkanlar.Net
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 26, 2017, 15:40:22
151.700 Mesaj 8.683 Konu Gönderen: 8.295 Üye
Son üye: figenbakay
Balkanlar.Net  |  Yaşam  |  Spor Köşesi  |  Konu: Futbolun Genç Yıldızları 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 6
Gönderen Konu: Futbolun Genç Yıldızları  (Okunma Sayısı 48805 defa)
bigalım
" S E S S İ Z "
Onursal Üye
*****

Popülarite: 226
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.066


Bruce Lee ..


« Yanıtla #10 : Ocak 13, 2009, 02:40:07 »



                  BOJAN  KRKİÇ  ..








Bojan Krkić Boyan Krkiç Perez(d. 28 Ağustos 1990), FC Barcélona forması giyen Sırbistan asıllı İspanyol forvet oyuncusu.Genç yaşında barcelona A Takımında forma giydi ve geleceğin yıldızlarından biri olarak görülüyor. Euro 2008'de Milli Takıma ailesinin kaldıramıyacağı gerekcesiyle katılmamıştır.

Tam adı: Bojan Krkić Pérez
Doğum tarihi: 28 Ağustos 1990 (1990-08-28) (18 yaşında)
Doğum yeri: Lleida İspanya
Boyu: 1,72 m.
Kilosu: 69
Mevkii: Forvet
Kulüp Bilgileri
Bulunduğu kulüp: FC Barcelona
Numarası: 11
Altyapı Kariyeri
1999 - 2006 FC Barcélona
Profesyonel Kariyeri
Yıl Kulüp Maç (gol)
2007 - ... FC Barcélona 32 (10)
Milli Takım Kariyeri
2006 - 2007
2007 - ...  İspanya Genç Milli Takım
 İspanya 23 (21)
0 (0)

  KRKİÇ   KARARINI AÇIKLADI ..
 
Barcelona'nın 18 yaşındaki yıldız futbolcusu Sırp asıllı Bojan Krkiç, ''İspanyolum ve İspanya Milli Takımı'nda oynayacağım'' dedi.

İspanyol basınında yapılan, ''Bojan, milli takım seçiminde Sırbistan'ı mı yoksa İspanya'yı mı seçecek?'' tartışmalarından dolayı bugün basın toplantısı yapmak zorunda kalan Bojan, İspanya Milli Takımı'nda oyanayacağını açıkladı.

Özel maçlarda İspanya Milli Takımı'nın kadrosuna alınmasına karşın hiçbir resmi maçta oynamayan ve bu nedenle Sırbistan'da oynama opsiyonu da bulunan Krkiç, Sırbistan Milli Takım Teknik Direktörü Radomir Andiç'in, ''Bojan'ın babası yakın arkadaşım ve kendisiyle Bojan'ın bizimle oynaması konusunda konuştum. Bizim için büyük onur olur'' şeklindeki sözleri üzerine polemik konusu olmuştu.

Genç futbolcu, ''Danimarka ile oynanan özel maçta kadrodaydım ve Avrupa şampiyonları ile birlikte yedek kulübesinde oturmak benim için büyük önceliği olan bir şeydi. Ben öğrenmeye ve çalışmaya devam edeceğim. Eğer bir gün milli takım ile oynama şansı bulursam, en iyisi olur'' değerlendirmesini yaptı.

2010 Dünya Kupası elemelerinde Bosna Hersek ve Ermenistan ile 6 ve 10 Eylül'de karşılaşacak olan İspanya'da teknik direktör Vicente Del Bosque, Bojan'ı kadroya çağırmadı.

Logged

* * *               * * *                * * *

 Y A Ş A S I N    C U M H U R İ Y E T  !

Y A Ş A S I N   M U S T A F A   K E M A L ' İ N   O R D U S U  -  Y A Ş A S I N  D E N İ Z C İ L E R  !
             
                          * * *                * * *                * * *
bigalım
" S E S S İ Z "
Onursal Üye
*****

Popülarite: 226
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.066


Bruce Lee ..


« Yanıtla #11 : Ocak 13, 2009, 02:56:34 »


                   PATO  ..








Alexandre Rodrigues da Silva (d. 2 Eylül 1989, Pato Branco, Paraná), daha iyi bilindiği şekilde Alexandre Pato, Ağustos 2007'de 22 milyon euro bonservis bedeli karşılığında Brezilya'nın Internacional takımından ayrılıp AC Milan İtalyan futbol takımıyla sözleşme imzalayan Brezilyalı futbolcudur.

Takma ismi Ördek doğduğu şehir olan Pato Branco'dan gelmektedir (şehrin adı Beyaz Ördek olarak çevrilir).İtalya Futbol Federasyonu 18 yaşından küçüklere lisans çıkarmadığından ancak 2008 Ocak'tan beri AC Milan takımı adına ter dökmektedir.

Biyografisi ..

2 Eylül 1989 doğumlu olan Pato, her Brezilyalı gibi tam bir futbol aşığı.Pato, 3 yaşında kendisini parkeler üzerinde top peşinde koşarken buldu.

2000 yılına gelindiğindeyse Brezilyalı golcünün hayatını etkileyecek bir olay gerçekleşti. Pato’nun kemiğinde tümör tespit edildi. Doktoru, tümörün alınmaması durumunda kansere dönüşme riski taşıdığını belirtti. Ne var ki maddi durumu kötü olan ailesi, gerekli ameliyatı karşılayamayacaktı. Bunun üzerine aile dostları olan doktor Paulo Roberto Mussi, Pato’nun ameliyatını üstlendi. Bu olay şimdilerde, Milan formasıyla bizi büyüleyen Pato'nun hayatındaki en önemli dönüm noktası olarak gösteriliyor.

Kulüpler Dünya Şampiyonası'nda göze girdi

Bu ameliyattan bir sene sonra Internacional’in minik takımına katılan golcü futbolcu, bir gün as kadroda yer almanın hayalini kuruyordu. Sonunda bu hayallerine 26 Kasım 2006 yılında kavuştu. Palmerias karşısında takımdaki yerini alan Pato, 4-1 biten maçta üç golü hazırlayıp kalan gole de imza atınca bir anda Internacional’in yıldızı haline geldi. Daha sonra 13 Aralık 2006’da oynanan FIFA Kulüpler Dünya Şampiyonası 2006 yarı final maçında Al-Ahly ağlarını havalandırdı. Bu gol, daha önce Pele'ye ait olan "FIFA turnuvalarında gol atan en genç oyuncu" unvanını Pato’ya getirdi.Ayrıca bu şampiyonanın yarı final maçında topu omzunda sektirerek sürmesiyle tüm ilgiyi üzerine çekti. Pato, Recopa Sudamericana 2007’de attığı 2 golle takımına kupayı getiren isim oldu. 2007 Güney Amerika Gençler Şampiyonası’nda Brezilya adına attığı 5 golle takımını şampiyon yaptı ve takımının Kanada’da düzenlenecek olan Dünya 20 Yaş altı Şampiyonası’na katılmasını sağladı. Dünya 20 Yaş altı Şampiyonası’nda da Brezilya formasıyla attığı gollerle turnuvanın parlayan isimlerinden biri oldu.

Pato'nun Internacional ve Brezilya 20 yaş altı takımındaki performasnı ile Avrupa devlerinin listesine girdi Peşine düşenler arasında bulunan Milan, genç oyuncuyu renklerine bağladı.Pato, zor günler geçiren Milan için önemli bir umuttu. Yönetim, Pato’ya, Shevchenko’dan boşalan 7 numarayı vererek ondan beklentilerini daha ilk dakikada gösterdi.Pato da ilk maçında bu beklentileri fazlasıyla karşılayabileceğini gösterdi.

 
Tam adı: Alexandre Rodrigues da Silva
Takma adı: Ördek
Doğum tarihi: Eylül 2, 1989 (1989-09-02) (yaş 19)
Doğum yeri: Pato Branco, Brezilya
Boyu: 1.79
Kilosu: 71
Mevkii: Forvet
Altyapı Kariyeri
2000–2006 Internacional
Profesyonel Kariyeri
Yıl Kulüp Maç (gol)
2006–2007
2007–2008- Internacional
AC Milan 10 (6)
21 (15)
Milli Takım Kariyeri
2007-2008
2008-.. Brezilya U-17
Brezilya 9 (7)
2(1)




« Son Düzenleme: Ocak 13, 2009, 03:02:37 Gönderen: bigalım » Logged

* * *               * * *                * * *

 Y A Ş A S I N    C U M H U R İ Y E T  !

Y A Ş A S I N   M U S T A F A   K E M A L ' İ N   O R D U S U  -  Y A Ş A S I N  D E N İ Z C İ L E R  !
             
                          * * *                * * *                * * *
bigalım
" S E S S İ Z "
Onursal Üye
*****

Popülarite: 226
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.066


Bruce Lee ..


« Yanıtla #12 : Ocak 13, 2009, 03:13:22 »



            DÜNYANIN YENİ YILDIZLARI  ..


İspanyol Don Ballon dergisinin yayınladığı 1987 ve üstü doğumlu 100 yıldız futbolcu listesinde Galatasaray'lı Arda Turan da yer aldı. Türkiye'den sadece Arda Turan'ın yer aldığı sıralamada İsviçre'nin FC Basel takımında forma giyen Eren Derdiyok ve Almanya'nın Werder Bremen takımında forma giyen Mesut özil gibi Türk asıllı oyuncular da yer aldı.

İŞTE 100 GENÇ YETENEK

01) LAUTARO ACOSTA, Forvet (ARJANTİN, Sevilla) 14-03-1988
02) FREDDY ADU, Forvet (GANA, Benfica) 02-06-89
03) SERGIO ‘KUN’ AGUERO, Forvet (ARJANTİN, Atlético de Madrid) 02-06-1988
04) ISMAIL AISSATI, Orta Saha (HOLLANDA, Utrecht) 16-06-1988
05) ALEXIS SANCHEZ, Forvet (ŞİLİ, Udinese) 19-12-1988
06) JOZY ALTIDORE, Forvet (ESTADOS UNIDOS, Villarreal) 06-11-1989
07) ANDERSON, Forvet (BREZİLYA, Manchester United) 13-04-1988
08) ARDA TURAN, Orta Saha (TÜRKİYE, Galatasaray, 30-01-1987
09) SERGIO AJENJO, Kaleci (İSPANYA, Valladolid, 28-06-1989
10) GARETH BALE, Defans (PAIS DE GALES, Tottenham) 16-07-1989
11) MARIO BALOTELLI, Forvet (İTALYA, Palermo) 12-08-1990
12) EVER BANEGA, Orta Saha (ARJANTİN, Valencia) 29-06-1988)
13) HATEM BEN ARFA, Forvet (FRANSA, Olympique Marsella) 07-03-1987
14) NIKLAS BENDTNER, Forvet (DANİMARKA, Arsenal) 16-01-1988
15) KARIM BENZEMA, Forvet (FRANSA, Olympique Lyon) 17-12-1987
16) JEROME BOATENG, Defans (ALMANYA, Hamburgo) 03-09-1988
17) BOJAN KRKIC, Forvet (İSPANYA, Barcelona) 26-08-1990
18) MICHAEL BRADLEY, Orta Saha (ESTADOS UNIDOS, Heerenveen) 31-07-1987
19) BRENO, Defans (BREZİLYA, Bayer Münich) 13-10-1989
20) DIEGO BUONANOTTE, Forvet (ARJANTİN, River Plate) 19-04-1988
21) DIEGO CAPEL, Forvet (İSPANYA, Sevilla) 16-02-1988
22) ANDY CARROLL, Forvet (İNGİLTERE, Newcastle) 06-01-1989
23) ANDRE CARVALHAS, Forvet (PORTEKİZ, Benfica) 07-03-1989
24) EDISON CAVANI, Forvet (URUGUAY, Palermo) 14-02-1987
25) CESC FABREGAS, Orta Saha (İSPANYA, Arsenal) 04-05-1987
26) AMIRE CHERMITI, Forvet (TUNEZ, Etoile du Sahel) 26-12-1987
27) MACAULEY CHRISANTUS, Forvet (NİJERYA, Hamburgo) 20-08-1990
28) JONATHAN DE GUZMAN, Orta Saha (KANADA, Feyenoord) 13-09-1987
29) LORENZO DE SILVESTRI, Defans (İTALYA, Roma) 23-05-1988
30) STEVEN DEFOUR, Orta Saha (BELÇİKA, Standar de Lieja) 15-04-1988
31) EREN DERDIYOK, Forvet (İSVİÇRE, Basilea) 12-06-1988
32) ANGEL DI MARIA, Orta Saha (ARJANTİN, Benfica) 14-02-1988
33) ROYSON DRENTHE, Orta Saha (HOLLANDA, Real Madrid) 08-04-1987
34) KERMIT ERASMUS, Forvet (GÜNEY AFRİKA, Feyenoord) 08-07-1990
35) DAMIAN ESCUDERO, Orta Saha (ARJANTİN, Villarreal) 20-04-1987
36) FEDERICO FAZIO, Defans (ARJANTİN, Sevilla) 17-03-1987
37) GUEIDA FOFANA, Orta Saha (FRANSA, Le Havre) 16-05-1991
38) GAI ASSULIN, Forvet (İSRAİL, Barcelona) 09-04-1991
39) GIOVANI DOS SANTOS, Forvet (MEKSİKA, Tottenham) 11-05-1989
40) MAREK HAMSIK, Orta Saha (SLOVAKYA, Nápoles) 27-07-1987
41) JOE HART, Kaleci (İNGİLTERE, Manchester City) 19-04-1987
42) DAWID JANCZYC, Forvet (POLONYA, CSKA Moscú) 23-09-1987
43) JAVI MARTINEZ, Orta Saha (İSPANYA, Athletic) 02-09-1988
44) MILAN JOVETIC, Forvet (MONTENEGRO, Fiorentina) 02-11-1989
45) JUAN DIAZ, Defans (URUGUAY, Estudiantes de La Plata) 28-10-1987
46) CHARLES KABORE, Defans (BURKINA FASO, Olympique Marsella) 09-02-1988
47) YOICHIRO KAKITANI, Orta Saha (JAPONYA, Cerezo Osaka) 03-01-1990
48) NIKOLA KALINIC, Forvet (HIRVATİSTAN, Hadjuk Split) 05-01-1988
49) SERGIO CONTAN ‘KEKO’, Forvet (İSPANYA, Atlético de Madrid) 27-12-1991
50) ALEXANDER KIROV, Forvet (BULGARİSTAN, Levski Sofía) 25-10-1990
51) TONI KROOS, Orta Saha (ALMANYA, Bayern Münich) 04-10-1990
52) AARON LENNON, Orta Saha (İNGİLTERE, Tottenham) 16-04-1987
53) LUCAS LEIVA, Orta Saha (BREZİLYA, Liverpool) 09-01-1987
54) LUIS SUAREZ, Forvet (URUGUAY, Ajax) 24-01-1987
55) REIMOND MANCO, Forvet (PERU, PSV Eindhoven) 23-08-1990
56) DIRK MARCELLIS, Defans (HOLLANDA, PSV Eindhoven) 13-04-1988
57) MARKO MARIN, Forvet (BOSNA, Borussia Monchengladbach) 13-03-1989
58) MARTIN CACERES, Defans (URUGUAY, Barcelona) 17-03-1987
59) JUAN MATA, Forvet (İSPANYA, Valencia) 28-04-1988
60) ‘MAXI’ MORALEZ, Forvet (ARJANTİN, Racing Club) 27-02-1987
61) LIONEL MESSI, Forvet (ARJANTİN, Barcelona) 24-06-1987
62) MIGUEL VITOR, Defans (PORTEKİZ, Benfica) 30-06-1989)
63) NIKOLAY MIJAILOV, Kaleci (BULGARİSTAN, Twente) 28-06-1988
64) MARCELO MORENO, Forvet (BOLİVYA, Shakhtar Donetsk) 18-06-1987
65) CLIFFORD MULENGA, Forvet (ZAMBIA, Maccabi Petah) 05-08-1987
66) SAMIR NASRI, Orta Saha (FRANSA, Arsenal) 26-06-1987
67) KRISZTIAN NEMETH, Forvet (MACARİSTAN, Liverpool) 05-01-1989
68) SOTIROS NINIS, Orta Saha (ALBANIA, Panathinaikos) 03-04-1990
69) AUGUSTINE NSUMBA, Orta Saha (UGANDA, SC Villa) 10-05-1987
70) JOHN OBI MIKEL, Orta Saha (NİJERYA, Chelsea) 22-04-1987
71) DANIEL OPARE, Defans (GANA, Real Madrid) 18-10-1990
72) RANSFORD OSEI, Forvet (GANA, Kessben) 05-12-1990
73) DAVID OSPINA, Kaleci (KOLOMBİYA, Niza) 31-08-1988
74) MEZUT OZIL, Orta Saha (ALMANYA, Werder Bremen) 15-10-1988
75) ALBERTO PALOSCHI, Forvet (İTALYA, Milan) 04-01-1990
76) GIANNIS PAPADOPOULOS, Orta Saha (GRIEGO, Olympiakos) 09-03-1989
77) ALEXANDRE ‘PATO’, Forvet (BREZİLYA, Milan) 02-09-1989
78) PABLO PIATTI, Forvet (ARJANTİN, Almería) 31-03-1989
79) GERARD PIQUE, Defans (İSPANYA, Barcelona) 02-02-1987
80) SEBASTIAN PRODL, Defans (AVUSTURYA, Werder Bremen) 21-06-1987
81) IVAN RAKITIC, Orta Saha (İSVİÇRE, Schalke O4) 10-03-1988
82) AARON RAMSEY, Orta Saha (PAIS DE GALES, Arsenal) 26-12-1990
83) MICAH RICHARDS, Defans (İNGİLTERE, Manchester City) 24-06-1988
84) DIOGO ROSADO, Orta Saha (PORTEKİZ, Sporting Lisboa) 21-02-1990
85) MAMADOU SAKHO, Defans (FRANSA, PSG) 13-02-1990
86) LASZLO SEPSI, Defans (ROMANYA, Benfica) 07-06-1987
87) YOUNG-ROK SHIN, Forvet (COREA DEL SUR, Suwon Samsung) 27-03-1987
88) ALEXANDRE SONG, Orta Saha (KAMERUN, Arsenal) 09-09-1987
89) BOGDAN STANCU, Forvet (ROMANYA, Steaua Bucarest) 28-06-1987
90) MIRALEM SULEJMANI, Forvet (SIRBİSTAN, Ajax) 05-12-1988
91) SAMIR NASRI, Orta Saha (FRANSA, Arsenal) 26-06-1987
92) STEPHEN SUNDAY ‘SUNNY’, Orta Saha (NİJERYA, Valencia) 17-09-1988
93) MARKEL SUSAETA, Orta Saha (İSPANYA, Athletic de Bilbao) 14-12-1987
94) THIAGO ALCANTARA, Orta Saha (İTALYA, Barcelona) 11-04-1991
95) ATSUTO UCHIDA, Defans (JAPONYA, Kashima Antlers) 27-03-1988
96) JONATHAN URRETAVISCAYA, Forvet (URUGUAY, River Plate) 18-03-1990
97) ANTHONY VAN DEN BORRE, Defans (RD CONGO, Génova) 24-10-1987
98) JAMES VAUGHAN, Forvet (İNGİLTERE, Everton) 14-07-1988
99) THEO WALCOTT, Forvet (İNGİLTERE, Arsenal) 16-03-1989
100) ALI YAHYA, Forvet (KATAR, Al-Sadd) 20-01-1988

Logged

* * *               * * *                * * *

 Y A Ş A S I N    C U M H U R İ Y E T  !

Y A Ş A S I N   M U S T A F A   K E M A L ' İ N   O R D U S U  -  Y A Ş A S I N  D E N İ Z C İ L E R  !
             
                          * * *                * * *                * * *
garb34
garb34
Üye
***

Popülarite: 10
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 164


Trakyalı


« Yanıtla #13 : Ocak 13, 2009, 11:16:00 »

Arda Turan'dan hiç bahsetmiyoruz.Tam bir asist kralı.Arda'yı Arda yapan yapmış olduğu gollük pozisyonlardaki asistleri.
Es geçmiyelim.O bir dünya yıldızı.
Logged

Çerkezköylü
bigalım
" S E S S İ Z "
Onursal Üye
*****

Popülarite: 226
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.066


Bruce Lee ..


« Yanıtla #14 : Ocak 15, 2009, 03:20:04 »


             Arda yı da sen yapıver o zaman madem çok seviyorsun .. ben sevmem de fazla ..  Grin

           yukarıda yazıyor ya yeter işte ..  şımartmayın şu Arda yı yaa .. havalara giriyor ..   Cheesy
« Son Düzenleme: Ocak 15, 2009, 03:22:25 Gönderen: bigalım » Logged

* * *               * * *                * * *

 Y A Ş A S I N    C U M H U R İ Y E T  !

Y A Ş A S I N   M U S T A F A   K E M A L ' İ N   O R D U S U  -  Y A Ş A S I N  D E N İ Z C İ L E R  !
             
                          * * *                * * *                * * *
garb34
garb34
Üye
***

Popülarite: 10
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 164


Trakyalı


« Yanıtla #15 : Ocak 15, 2009, 10:57:49 »

Bigalım,futbolcu yetenekleri konusunda melekelerim gelişmiştir ukalalık yapmış olmazsam.Eğer Arda yukarıdaki yazılmış olan futbol takımlarında oynarsa yazını tekzip edecekmisin?..Çok fazla uzun sürmez.Bekleyeceğiz.
Arda'nın şımarık oluşunu ben de tasvip etmiyorum.Ayrıca Zidane'nin kafa atışını da.
Logged

Çerkezköylü
bigalım
" S E S S İ Z "
Onursal Üye
*****

Popülarite: 226
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.066


Bruce Lee ..


« Yanıtla #16 : Ocak 18, 2009, 08:04:33 »


 garp -  arkadaşım . Arda listede 8.sırada var zaten . sende hazırla gönder buraya ..
senin futbolcu seçme yeteneğine bir şey demedim ki .. pek sevmiyorum dedim ..
isterse Milan da oynasın benim için farketmez ..  ben beceremiyorum dersen eğer
- balkantürk - arkadaşımıza not yaz O hazırlar .. O yapmazsa ben yollarım sorun
değil .. bunlar önemsiz şeyler .. ben arkadaşım istediği için yolladım onları ..

 zidane için ise bir şey diyemem .. olur böyle şeyler , zidane iyidir çok iyidir ..    Wink
« Son Düzenleme: Ocak 18, 2009, 08:07:07 Gönderen: bigalım » Logged

* * *               * * *                * * *

 Y A Ş A S I N    C U M H U R İ Y E T  !

Y A Ş A S I N   M U S T A F A   K E M A L ' İ N   O R D U S U  -  Y A Ş A S I N  D E N İ Z C İ L E R  !
             
                          * * *                * * *                * * *
BalkanTürk89
Türküm; dinim, cinsim uludur!
Onursal Üye
*****

Popülarite: 165
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.953


İsyanımızın da ahlakı vardır


« Yanıtla #17 : Ocak 19, 2009, 21:13:29 »

ARDA TURAN - GALATASARAY



30 Ocak 1987 - İstanbul

İstanbul Esenyurt’ta doğmuştur. 9 yaşında Bayrampaşa Altıntepsispor’da futbola başlamıştır. Burada top tekniği ve mücadeleci yapısıyla dikkat çekmiş ve 12 yaşında Fatih Terim’in beğenisi ile Galatasaray altyapısına transfer edilmiştir. PAF takımında aralıksız olarak dört yıl forma giydikten sonra Gheorghe Hagi’nin teknik direktörlüğü döneminde 2004-05 sezonunda A takıma alınmıştır. Bu dönemde forma şansı bulamamış ve kiralık olarak bir sezonluğuna Zafer Şakar’la Vestel Manisaspor’a transfer olmuştur.

2005-2006 sezonunun sonunda Galatasaray’a geri dönmüş ve Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda FK Mlada Boleslav karşısında ilk maçta iki gol, bir asist kaydetmiştir.

Kısa zamanda ilk 11′in değişmez ismi olan Arda Turan, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Bordeaux ve Liverpool karşısında çıktığı grup maçlarında UEFA tarafından maçın oyuncusu seçilmiştir.

4 Mayıs 2008 günü oynanan şampiyonlukta önemli Sivasspor maçında kariyerinin ilk hat-trick başarısını göstererek takımın sahadan 5-3 galip ayrılmasında önemli rol oynamıştır.

Milli Takım Kariyeri
İlk kez çağrıldığı A millî Takımda, özel maçta Lüksemburg karşında forma giydi. Ayrıca ilk golünü 25 Mayıs 2008 de Uruguay’a kafayla atarak Türkiye 1-0 öne geçmiştir. 11 Haziran 2008 günü oynanan İsviçre - Türkiye maçında son dakikada galibiyet golünü atarak, UEFA tarafından maçın adamı seçilmiş ve dikkatleri üzerine çekmiştir.Arda Turan, 15 Haziran 2008 tarihinde Türkiye - Çek Cumhuriyeti maçında takımının ilk golünü atarak galibiyette büyük pay sahibi olmuş ve Türkiye, EURO 2008′de Çeyrek Finale yükselmiştir. Arda Turan Türk Milli Futbol Takımı’nın EURO 2008′de Yarı finale yükselmesinde büyük pay sahibidir ama yarı final maçında ceza nedeniyle oynamayacaktır. A Milli takımda 22 maçta toplam 3 golü vardır.

Başarılar
* Galatasaray
o Turkcell Süper Ligi: 1 (Süper Lig 2007-08)
o UEFA Şampiyonlar Ligi ilk maçında “Maçın oyuncusu” (FC Bordeaux)

* Türkiye
o Avrupa Futbol Şampiyonası maçın oyuncusu (2008) Turnuvadaki ilk maçı (İsviçre)

Milli Takım Golleri
1. 25 Mayıs 2008 Bochum, Almanya Uruguay 2-3 Hazırlık
2. 11 Haziran 2008 Basel, İsviçre İsviçre 2-1 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası
3. 15 Haziran 2008 Cenevre, İsviçre Çek Cumhuriyeti 3-2 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası



Arda ile yapılmış bir röportaj:

Ali Sami Yen'de objektifler ilk kez onu yakaladığında Hagi'nin attığı gole yumruk kaldıran çocuktu. Manisaspor'dayken Galatasaray'a karşı yaptığı asistte gole sevinemeyen adam oldu. Aradan geçen iki yılda gönüllerdeki tahtta her gün biraz daha yükseliyor. "Senden daha fazla Galatasaraylı'yım diyenle uzun uzun konuşmamız gerekir" diyen Arda Turan'a biz kısaca Galatasaraylı diyoruz, siz isterseniz profesyonel deyin...

İşte G.Saray resmi sitesinde de yer alan, soru-cevaplı Arda röportajı;

Geçen seneki şampiyonluktan başlayalım. Önce 28 hafta, ardından heyecan dolu bir altı hafta…
Geçtiğimiz sezon dikkatler son altı haftaya çekildi ama "Hoca gitti diye o şampiyonluk geldi" demek çok doğru olmaz. Feldkamp ve Ahmet Akcan geçtiğimiz sezon oynanan 34 haftanın, 28 haftası başımızdaydı. Onların da çok büyük payları var. Biz ikinci yarının başında şampiyon olacağımıza inanmıştık. Kısıtlı bir kadromuz vardı ve bunun da farkındaydık. Elimizde tüm mevkilerde alternatif yoktu. O yüzden rotasyona gitme gibi bir şansımız olmuyordu. Hiçbirimizin dinlenme şansı olmadı. Kötü oynadığımız maçlar oluyordu. Moral-motivasyon olarak çöküyorsunuz fakat bir sonraki maç sahada olmak zorundasınız. Biz bu şartlar altında kazandık o şampiyonluğu.

Şampiyonluk yolunda dönülen keskin virajı hangi maç tam anlamıyla karşılar?
Ankara’da kaybettiğimiz bir maçtı yanılmıyorsam sezon içinde. Futbolcular olarak, otobüsün arkasında toplandık. Hakan Abi, Okan Abi, Ümit Abi, Ayhan Abi, Hasan Abi… Hep beraber oturup konuştuk. Herkes birbirine açık açık sordu. Herkes birbirinin yüzüne aklında ne varsa söyledi. Sen şunu yapmalısın… Bana sordular, “Sen gece dışarı çıkıyor musun?” Yani herkes aklında ne varsa söyledi. Sonra baktık ki aslında hiçbirimiz hata yapmıyoruz. Sadece tam anlamıyla konsantre olmadığımızı anladık. Her şeyi bir kenara bıraktık o gün. Basın devamlı eleştiriyor. Başka kulüplere karşı medya gücümüz olmadığının farkında vardık.

Var mı gerçekten böyle bir şey. Medyada Galatasaray daha mı etkisiz?
Bence var. Galatasaray medyada daha zayıf. Haksız yere daha çok eleştirilen bir kulüp.

Sezon içinde Ankara’da oynanan bir diğer maçta Gençlerbirliği’ni mağlup ettiniz. Bu maç da sezonun kader anlarındandı…
Gençlerbirliği maçı hala aklımdadır. Çamurlu bir maçtı, beyaz formalarla mücadele etmiştik. Maç sonunda soyunma odasında çamurdan birbirimizin yüzünü görmemiştik. Aslında bu maça kader anı diyemeyiz. Herhangi bir maçı ayırmamız doğru olmaz. Çünkü tüm sezon söz konusu. Sivas’ta kaybetsek ne olacaktı. Hangisini söyleyebiliriz ki? Biz yine başka bir Ankara deplasmanındayız, Ankaragücü’ne karşı. Takımda 10 kişi vardı A takımdan ve maç toplantısı yapacağız. Toplantı yapılacağı zaman toplantı odasına gidilir. Biz o gün o kadar azdık ki yemek masasında toplantımızı yaptık. O günleri geçirip, şampiyonluğu yaşamak bizim için çok önemliydi.

Peki son altı haftaya dönelim. Ne değişti son altı hafta?
Bir şey değişmedi. Orada şöyle bir şey vardı. Önünde altı maç var ve o altı maçı kazanırsan şampiyon oluyorsun. Ülkelerinin A milli takımlarına hizmet eden futbolcuların çok fazla olduğu bir takımdık. Fakat aynı zamanda kazanmaya aç bir futbolcu topluluğu da vardı. Bir de bizim sezon içine başımıza çok şey geldi. Acı çektirilmiş bir takım olduk bir nevi. Bu da tabii bizi pozitif yönde motive etti. Bir şeyleri kanıtlama arzusunu da buna ekleyelim. Ve biz bu kenetlenmeyle şampiyonluğa ulaştık.

Feldkamp çok disiplinliydi. Senin de rahat bir görüntün var. Senin Feldkamp ile aran nasıldı?
Hoca ile çok iyi bir diyaloğum vardı. Hatta bana tolerans bile gösterdiğini söyleyebilirim. Her hocanın farklı bir tarzı var ve bizim de seçme şansımız yok.

Şampiyonluk sonrası sen tam anlamıyla tadını çıkaramadın. Milli Takım kampında aldın soluğu…
Hayatımın en güzel şampiyonluğunu yaşadım. Belki de öyle bir şampiyonluk yaşayamayacağım bir daha. Şampiyon olduğumuzun ertesi akşamı Milli Takım kampındaydık. Yeni bir mücadele içine girdik. Ama şampiyonluğun CD’sini çok kötü zamanlarda izlerim. Ben Galatasaraylı futbolcu değilim sadece, Galatasaray taraftarıyım aynı zamanda. O şampiyonluğu yaşamaktan, o şampiyonluğa taraftar olmaktan büyük keyif aldım.

Yorucu bir sezon sonunda Milli Takım kampı geldi. Futbolculuğun zor yanı mıdır uzun kamplar?
Açıkçası o günleri çok özlüyorum. Beni hiç yormamış. Çok güzeldi Milli Takım’ın atmosferi. Tarihin en büyük Avrupa Şampiyonası başarısını gösterdik.

Şampiyona devam ederken takım çok eleştirildi.
Ben 1996 Avrupa Şampiyonası’nı hatırlıyorum, inanılmaz oynamıştık. İlk maçtaki şanssızlık tüm turnuvaya sirayet etmişti. Ama son Avrupa Şampiyonası’nda tecrübeli, turnuva oynamasını bilen bir takım vardı sahada. Pozisyonuna sadık kalan bir takım vardı sahada. İsviçre maçının ikinci devresi… Şunu söylemek istiyorum. Fatih Hoca inanılmaz taktiksel anlamda işler yaptı. İyi ya da kötü, hocanın yaptıklarını yorumlamak bana düşmez. Ama o gün, Fatih Terim ne kadar büyük bir hocaymış diye içimden geçirdim. Yağmurlu havada üstümüze gelen bir İsviçre takımı var ve biz birden tek ön liberoya döndük. Üstüne karşı gelen bir takıma karşı çift ön liberoyla oynayan takım, bir anda tek ön liberoya düştü. Takım iki forvete dönünce baskıyı kuran takım biz olduk bir anda.

Şampiyona senin beklentilerin karşıladı mı?
Kişisel beklentilerimi karşıladı. Ama takım olarak beklentilerimizi karşılamadı. Kimse buna inanmıyordu ama biz hedefi şampiyonluk olarak koymuştuk. Başkalarının ne söylediği önemli değil, önemli olan bizim düşündüğümüzdü.

Dünya Kupası elemeleri yaklaşıyor, Mart sonu ve Nisan başında İspanya’ya karşı oynanacak iki maç var…
Herkes şunu söylüyor. İspanya güçlü takım, bizi yener. Futbolda bu yok. Futbol sahada oynanan 90 dakika içinde belli olur. O günkü şartları kimse şimdiden bilemez. Ama ben İspanya maçlarından çok umutluyum. Karşımızdaki takım bir kere kapalı kutu değil. Neler yapabildiğini biliyoruz. Ve oynayan bir takım. Biz de öyle bir takımız. Zevkli bir mücadele olacak.

Senin tercihin nedir Arda Turan, kapalı takımlara karşı oynamak mı, yoksa açık oynayan takımlar mı?
Kapalı oynayan takımlara karşı oynamayı hiç sevmem. Her zaman karşımızdaki rakibin de oyun oynamaya çalışmasını istedim. Maç heyecanlı olmalı. Örnek Benfica maçı. Biz oraya gittik ama kapanmadık. Onlar da oynamayı seven bir takım. Ve çok güzel ve heyecanlı bir maç çıktı ortaya.

Peki senin jenerasyonuna gelelim. Galatasaray’ın meşhur 1987 jenerasyonundansın. Uzun yıllar sonra PAF Ligi şampiyonluğunu kazanan takım. O takımdan herkes çok daha fazla oyuncunun Galatasaray A takımına, hatta A Milli Takım’a çıkmasını bekliyordu. Sen neden buradasın, diğerleri neden burada değil?
Benim jenerasyonumda 40 maç yenilmeyen bir Genç Milli Takım vardı. O maçların hepsinde oynamıştım hatırladığım kadarıyla. Bu konuda aslında ben çok üzgünüm. Neden o zamanki takım arkadaşlarım şimdi A Milli Takım’da yoklar! Şunu da sormak gerekir. Bu çocuklar mı suçlu, hepsinde mi hata var? Ben o dönemki Genç Milli Takımımızdan şu anda oynayan Beşiktaş’tan Serdar Özkan’ı görüyorum. Oyuncuların burada suçu var mı bilmiyorum ama varsa da yüzde 20’yi geçmez. Geri kalanı onları oynatmayanlarda. Bu çocuklara gereken şans verilmiyor. Skor uğruna, günü kurtarma uğruna çok büyük yetenekler harcanıyor. Bunu da herkesle tartışmaya hazırım.

Mlada Boleslav maçı ise senin göz önüne geldiğin maçtı. Futbolda böyle bir çıkış yakalamak şart mı?
Aslında Mlada Boleslav maçında ortaya çıkmadım. Bir sezon önce Vestel Manisaspor’la 15 maça çıktım ve bütün maçlarda da üst düzey top oynadım. Vestel Manisaspor maçlarını televizyondan -canlı ya da bant- kimse izleyemedi. Ben bütün maçlarda Galatasaray’da oynar gibi oynadım. Manisa’da Fenerbahçe’ye karşı üç asist yaptım. Mlada Boleslav, maçı ise benim Galatasaray taraftarının önüne çıktığım ve fark edildiğim maçtı. O maç Galatasaray taraftarının beni kabul ettiği maç oldu. Ben, kendimi kabul ettiğim maçları ise Vestel Manisa’da oynamıştım zaten.

Arda Turan’daki genç futbolcu imajı artık kayboldu. Bu biraz da senin özgüveninden kaynaklanıyor sanırım. Sahada tecrübeli bir isim gibisin daha çok…
Belki dediğiniz gibi biraz kendime fazla güveniyorum. Ama bu saha içerisinde abilerime karşı saygısızlık ya da ukalalık şekline dönüşmez. Hakkını korumak saygısızlık değildir. Ben Galatasaray’da oynuyorum, demek ki iyi futbolcuyum. Sahada takım için varız. Bazen ben bir şey diyorsam, bunu kendim için değil, takım için diyorumdur. Sahanın içinde bu açıdan herkesin eşit olduğunu düşünüyorum.

Galatasaray Dergisi’ne 2006 yılında verdiğin röportajda şut atmakta ve orta yapmakta eks...lerin bulunduğunu söylemiştin. Kendi açından şu anda durumun nasıl?
Ben topu ortalamam. Kanattayım veya değilim, topu atacağım adama atarım. Yani benim için o bir pastır. Şut için ise ben mutlaka iyi pozisyonu beklerim. Çok garanti görmezsem, vurmuyorum. Gerektiği yerde vuruyorum. Vurduğum zaman da gol oluyor.

Türkiye’de senin gibi çıkış yakalayan futbolcular belirli bir zaman sonra eleştirilerin hedefi de oluyorlar. Sana gelen belli başlı eleştiriden biri şımardığın. Ne düşünüyorsun?
21 yaşındaki bir futbolcu kahkaha atıyorsa şımarıktır. Hakeme haklı konuda itiraz ediyorsa şımarıktır. Sahada içinde takım arkadaşına bir şey söylüyorsa, uyarıyorsa şımarıktır. Benden belki de yediği her tekmeden sonra sinen, sessiz bir futbolcu olmamı bekliyorlar. Ama ben öyle değilim. İnsanlar bana bu ülkede yapmadığım şeyleri söylüyorlar. Gece çıkmadığım halde çıkıyor diyorlar. Alkol kullanmam, kullanıyor diyorlar. İnsanlar televizyonda bana hakaret dahi ettiler. Beni savunan olmadı. Hani ben Türk futbolunun geleceğiydim, genç yetenektim.

Gerçekten gece hayatın var mı?
Özel hayatımda kız arkadaşımı alıp gezdirebilmeliyim. Ben gece kulübüne gidersem, her şeyi göze alıp gidiyorumdur. Zaten gece dışarı çıkıyorsam, Haldun Abi, Murat Abi, Adnan Abi bundan haberdardır. İzin günümde neden çıkmayayım? Saat 23’te benim fotoğrafım çekiliyor. Sonra deseler ki yapacakları haberde, “Arda 23’te kız arkadaşı ile yemekten çıktı”, zaten bir problem olmaz. Öyle demiyor ki, “Sabaha kadar kızlarla eğlendi” yazıyor fotoğrafın altına.

Çıkan haberlerden etkileniyor musun?
Yok, beni etkilemiyor. Ama insanlar etkileniyor. Bu yüzden insanlardan almamam gereken tepkileri alıyorum. Zemin bozuk, top zeminde sekip, dışarı çıkıyor. Adam yandan “Geceleri gezersen, böyle olur” diyor. Yok öyle bir şey, orada çim kalkmış, top o yüzden dışarı çıkıyor.

Maçtan bir gün sonra gazete okur musun?
Kazanmışsak ve iyi oynamışsam moral olsun diye okurum. Ama kötü yazdıklarını tahmin ediyorsam elime bile almam. Her futbolcu okur ama söylemez.

Tekrar saha içine dönelim. Sen yıldız oyuncu vasfındasın, fakat topsuz oyunda ortaya koyduğun mücadele üst seviyede...
Sahadaki mücadelemin çok fazla farkına varılmadığını düşünüyorum. Dünyanın en zor şeyidir… Topu ayağınıza alıyorsunuz, onu tutmak rakibi geçmek için verdiğiniz çaba, ardından da geriye dönerek rakibi takip etmek. Futbolcu topsuz koşuda yorulur… Ben defalarca o mesafeleri topla kat ediyorum. Daha sonra savunmaya da yardım etmeye çalışıyorum. Gelemediğim zamanlarda Galatasaray takımı altı kişiyle de dört kişiyle de savunma yapmalı. Galatasaray takımı büyük takımdır. Büyük takımlar da risk alabilmelidir. Barcelona takımına bakıyorsunuz savunmada iki kişi kalıyor. “Arda, Kewell, Lincoln neden geriye dönmediler”… Ben buna pek katılmıyorum. Zaten o an dönecek gücümüz kalsa, döneriz. Ama ileride de bir mücadele veriliyor. Ben sahada oyunun hücum yönünde kendimi yeterli görmüyorsam, bunu hissetiysem o gün mücadeleye yönelirim. Hücum yönünü başka arkadaşlara bırakırım. Takım oyuncusu böyle yapmalı. Bu iş bir paylaşım işidir.

Kewell ve sen, ikiniz de sol kanatta oynamayı seviyorsunuz. Şu anki çözüm maç içinde sık sık kanadı değişmeniz gibi gözüküyor…
Bence ben solda oynasam çok daha iyi olur. Ama hocanın düşüncesi bu şekilde. Biz de elimizden geleni yapıyoruz. Devamlı sağda oynayacak olsam, orada da oynarım. Çünkü o bölgeye göre strateji geliştiririm. Ama sol tarafta etkili olduğum ortada. Karşımdaki rakibi geçebileceğim 7-8 seçeneğim oluşmuş durumda. Sol taraftan oyunu daha iyi okuyabildiğimi düşünüyorum. Kewell ise sol ayaklı bir futbolcu. O da sol kanatta çok etkili. Fakat maç içinde kanat değiştirmemiz rakibi de şaşırtıyor.

Futbola taktiksel bakışın nasıl, 4-4-2 ya da 3-5-2 rakamlar önemli midir?
Rakamlar bence önemli değil. Önemli olan belirlenen stratejinin uygulanmasıdır. Bir takım ya basmalı ya da kabullenmeli. Bunun arası olursa oyun çok geniş alana yayılıyor. İki uç arasında 60-70 metrelik alanlar oluşuyor. Bu şekilde darmadağın olursunuz. Kabullenmek de bir stratejidir.

Kadıköy’de oynanan son Fenerbahçe maçına gelelim. Kadıköy öncesi takım üzerinde aşırı bir baskı mı oluşuyor?
Öyle bir şey olduğuna inanmıyorum. Fenerbahçe’nin Kadıköy’de çok kolay yenileceğini düşünüyorum. Ama şöyle bir şey var. Bizim üzerimizde Kadıköy’e gidiyoruz, kaybedeceğiz diye bir korku ya da stres yok. Ama bizim dışımızda öyle bir hava oluşturuluyor. Sendromu yaşayanlar başkaları. Bir diğer anlam veremediğim nokta, maç sonunda olanlar ve o olanların yorumları. İnanılmaz centilmenlik içinde geçen bir maçtı yorumları... Tüm stat bize her türlü küfürü koro halinde ediyor. Ali Sami Yen cennet gibi bu olanların yanında. Her takım Ali Sami Yen’de rahatlıkla oynuyor. Herhangi bir baskı yok. Zaten böyle olmalı. Bundan dolayı medya gücü diyorum. Bize yapılanlardan, atılan yabancı cisimlerden, edilen küfürlerden kesinlikle maç sonunda bahsedilmiyor. Ben maç sonunda tribünlere ellerimi kaldırmışım. Bu görüntü gösterilip eleştiriliyorum. Ama aynı görüntü içinde bana bozuk para yağıyor. Kimse demiyor, o para bu çocuğun gözüne gelse kör olur diye. Biz orada Josico’nun ayağının krampını gidermeye çalışıyoruz. Roberto Carlos’un oyundan çıkarken elini sıkıyoruz. Ama biz tam tersi maç içinde kasti tekme yiyoruz. Tepki verince kötü adam biz oluyoruz. Bunlar göz ününe getirilmiyor. Kaybettiğimiz zaman da adam gibi kaybediyoruz.

Türkiye’de Galatasaray’dan başka bir takım…
Benim açıkçası ne kadar Galatasaraylı olduğum belli. Fakat büyük konuşmuyorum Ama Galatasaray’dan başka Türk takımı; Allah bana o günleri göstermesin diyorum.

Aslantepe’de forma giyecek misin, yoksa seni birkaç yıl içinde Avrupa’da mı izleyeceğiz?
Tabii ki Aslantepe’de forma giymek isterim. Ama benim Avrupa’da oynama isteğim de var. Galatasaray’da çok güzel bir şampiyonluk yaşadım. Bu sezon UEFA Kupası’nda final hedefliyoruz. Eğer o başarıyı yakalarsak, o zaman Avrupa’ya kesin gitmeyi düşünebilirim. Tabii bir de şu var. Gelen teklifte tabii ki kararı da kulübüm verecek. Kulüp “tamam Arda gidebilirsin” derse, ben o zaman anlaşırım.

Galatasaraylılık üzerine son olarak ne söylemek istersin?
Birisinin bana, senden daha iyi Galatasaraylıyım demesi zor. Eğer diyecekse o kişiyle uzun uzun oturup konuşmamız lazım. Ben iddia ediyorum, ben çok iyi Galatasaraylıyım. Galatasaray kaybettiğinde tribündeki Galatasaraylı kadar, belki de daha fazla üzülürüm.

Sahada en çok ne kızdırır seni?
Ben tempolu oyunu severim. Baskıyı yaptığımız zaman işten iki kat keyif alırım. Taraftar da bu coşkuya katılıyor. Takım basmıyorsa bu beni rahatsız ediyor. Geçen seneki şampiyonluğun anahtarlarından biridir önde basmak. Ama sahada her zaman futbol oynanmaya çalışılmalı. Ben futbol oynamayı seviyorum. Maç günü; “of bugün de maç var” demiyorum. Benim hayattaki en büyük keyfim futbol oynamak. Ben lig maçına çıkmasam, futbol oynamasam, gidip sokakta top oynarım.

Takımın kazanması için her şeyi yapar mısın?
Hayır, her şeyi yapmam. Yani oyun kuralları içinde her şeyi yaparım. Fair play ruhum vardır. Ama galibiyet için deli gibi mücadele ederim. Futbolun bir keyif olduğunu düşünüyorum. Zararlı unsurlar bu spordan uzak durmalı.

Oynadığın veya izlediğin; futbolculuk yaşantından hangi meslektaşların seni etkiledi?
Arif Erdem, Hakan Şükür, Bülent Korkmaz, hepsinden çok etkilendim. UEFA Kupası kadrosu benim hayalimdi. Oradaki her futbolcu benim için örnek teşkil etti. Türk futboluna hiç yaşatılmayan bir şey yaşattılar. Hepsi benim için özel adamlar. Benden bir istekleri olsa da yapsam diye heveslenirim. Çünkü onlar benim kahramanlarım.

Onlar sahadayken, sen top toplayıcıydın. Biz hayalleri gerçekleşen birisi ile konuşuyoruz…
Ben top toplamak için her maça gitmek isterdim. Zaten benim fotoğraflarım var. Hagi gol atıyor, arkada sevinen bir çocuk var. İşte o benim. Ben bir Galatasaraylıyım.

Orhan Ak peki...
Orhan Abi, benim için çok özel bir insan. Hayatta her konuda danışacağım bir insan. Sevdiklerimi, malımı, her şeyim emanet edebileceğim bir insandır. Maçlardan sonra mutlaka bana telkinleri olur. Benim iyiliğimi istediğini her zaman hissettirmiştir.


« Son Düzenleme: Ocak 19, 2009, 21:16:56 Gönderen: BalkanTürk89 » Logged
garb34
garb34
Üye
***

Popülarite: 10
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 164


Trakyalı


« Yanıtla #18 : Ocak 20, 2009, 09:48:29 »

Balkantürk herşey için teşekkür ederim.Beni mahçup ettin.Resim atma işini beceremiyorum.Tekrar teşekkürler.
Logged

Çerkezköylü
BalkanTürk89
Türküm; dinim, cinsim uludur!
Onursal Üye
*****

Popülarite: 165
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.953


İsyanımızın da ahlakı vardır


« Yanıtla #19 : Ocak 20, 2009, 11:59:55 »

Önemli değil. İnşallah daha nice genç yeteneği bu başlık altında tanır ve hakettikleri değeri veririz...
Logged
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 6
Balkanlar.Net  |  Yaşam  |  Spor Köşesi  |  Konu: Futbolun Genç Yıldızları « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer:  



    MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
    Bu safya 0.02887 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu

    Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog