Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Balkanlar.Net
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 21, 2017, 17:02:46
151.700 Mesaj 8.683 Konu Gönderen: 8.295 Üye
Son üye: figenbakay
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Yunanistan  |  Konu: Yunan İşgalinde Hainler(Balıkesir ve Çevresi) 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Yunan İşgalinde Hainler(Balıkesir ve Çevresi)  (Okunma Sayısı 5327 defa)
aydinhoca
Kıdemli Üye
****

Popülarite: 29
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 318


« : Mart 01, 2010, 07:57:54 »

 İşgal Yıllarında Hainler (Balıkesir ve Çevresinde)

Ernst Jackh (1875 -1959) Türkler hakkında şöyle diyor:
“Dünyada bundan daha mükemmel bir millet yoktur. Hiçbir millet başkaları tarafından bu kadar kötülüğe uğratılmamıştır…” *

O millet, tarih boyunca bir çok büyük devlet kurmuş ve son Cihan Devleti’nin de sahibi iken, Türk varlığından rahatsızlık duyan Batı dünyasınca yok edilmek istenmiştir. O millet, vatanına, bayrağına, bağımsızlığına tecavüz edildiği için, uzun yıllar aynı anda birçok cephede yedi düvelle savaşmıştır…

Sayısız evlâdını Yemen’de, Trablus’da, Kanal’da, Sarıkamış’da, Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşı’nda yitirmiş, her evden mutlaka şehit ya da gazî vermiştir…
Düvel-i muazzama (büyük devletler)’nın orduları hep beraber üzerine çullanırken; sadece “görünen düşmanlar”la değil, ülke sınırları içinde yaşayan “görünmez düşmanlar”la, asırlardır bağrına bastığı farklı etnik unsurların ve hattâ, kendi canından, kimselerin bile ihanetine uğramış bir millettir bu...

Vatan işgâl altındayken, beş paralık çıkarı için düşman ordusuna ihbar ettiği komşusunun yıllarca sürgünlerde kalmasına, oralarda ölmesine, ailelerinin perişan olmasına yol açan kimselerle aynı kimliği paylaşmak kadersizliğini de yaşamış… Ama bütün bunlara rağmen tekrar dirilmeyi başarmış bir millettir Türk Milleti.

İşgâli izleyen günlerde bölgedeki silâhlı güçler :

1. Yunan nizâmî birlikleri
2. Yunan jandarmaları
3. Yerli Rum eşkıyâsı
Gönüllü Rum müfrezeleri
Ermeni gönüllüler müfrezeleri
Rum izciler
4. Yunancı (müslüman) eşkıyâ
5. Eşkıyâ (çalı kakıcılar)
6. Türk polis ve jandarması
7. Millî müfrezeler

1) Yunan nizâmî birlikleri:
Bölgeyi işgâl altında tutan askerî birliklerdi. Balıkesir’de güçlü bir garnizon, Ayvalık, Bandırma, Edremit, Susurluk ve Sındırgı’da birer toplu birlik vardı. Bu birlikler etrafı tel örgülerle emniyete alınmış kışlalarda kalıyorlardı. Ayrıca Ayvalık, Bandırma ve Erdek’de Yunan gemileri demirli olup bunlara bağlı bahriye erleri ve buralarda kurulmuş Yunan sâhil muhafaza teşkilâtı vardı.
Nizâmî birliklerin kışlalardaki sayısı cephedeki duruma göre azalıp-çoğalmaktaydı. Kurtuluşa yakın günlerde toplu birlikler cephelere sevk edildiğinden ve firarlar arttığından, birliklerdeki sayı çok azalmıştı.

2) Yunan jandarmaları:
Yunan birliklerinden ayrı ve kısmen atlı olan Yunan jandarmaları bütün kazâ ve bucaklarla kendilerine yakın köylerde karakollar kurmuşlardı. Bu jandarmalar âsâyişi sağlamak için buralara yerleşmişlerse de kısa zaman sonra zengin halktan haraç alan, her fırsatta köy basıp soygunlar yapan, ırza geçen birlikler hâline geldiler. Çoğu kez para alabileceklerini umdukları kişileri karakollara çağırıyor dayak atarak veya Yunanistan’a esir olarak gönderip daha sonra ailelerinden para alarak gidip kurtarıyorlardı.

3) Yerli Rum çeteleri:
Daha çok Kapıdağ Yarımadası, Bandırma ve çevresi ile Ayvalık civarında faaliyette bulunan yerli Rumların oluşturdukları çeteler, ilk zamanlar Yunan jandarmasının emrinde çalışmış, daha sonra resmen jandarma üniforması giymişlerdi. Yunanlılarla birlikte hareket eden yerli Rumlardan bazılarının isimleri şöyleydi: Yeniceli Kirman, Dutlimanlı Panayot, Andon Kâhya oğlu İstavri, Nikola oğlu Yani, Yorgi oğlu Sofokli, Nikola oğlu Dimitri, Papanikola oğlu İstrati, Peremeli Andon oğlu Yorgaki, Elpisli Moskova oğlu Yorgi, Pandeli oğlu Petro, Çavdar Yordanoğlu, Mihal oğlu Karaman, Timurtaşlı Tanaş, Tiraş oğlu Istrati, İstavri, Ligor Teodos …
Bunların bir kısmı müfrezeler, bir kısmı halk tarafından ortadan kaldırıldı. Büyük bir kısmı kurtuluşdan sonra Yunanistan’a kaçtılar.

4) Yunancı eşkıyâ:
Anzavur artığı bâzı eşkıyâ gruplarının işgâl ile birlikte “Yunancı” oldukları görüldü. Bu çetelerin en çok kan dökeni Sülüklü (Sündüklü) Davut Çetesi’ydi. Davut daha ordu Bursa’ya doğru çekilirken Susurluk-Kemâlpaşa yolunu kesmiş ve gelip-geçeni soymağa başlamıştı . Gene Anzavur artıklarından Canbazlı Hakkı ve Lohu Kâzım Çetesi Kemâlpaşa (Kirmastı) yakınlarında Balıkesir’den kaçan Kuvâ-yi Millîcilerin önünü kesip Yunan Kumandanı’na götürmek istemişlerse de başaramamışlardı .
İşgâlle birlikte Yunan Kumandanlığı’na bağlılıklarını bildiren bu eşkıyâ grupları silâh ve cephâneyi Yunanlılar’dan almakta, baskınlara birlikte katılmakta, soygunlardan Yunanlılara hisse vermekteydiler.
Yunanlıların dağlardaki millî müfrezeleri tâkibe çıkmalarında bu eşkıyâ hemen her zaman onlara kılavuzluk etmekteydiler.
Balıkesir ve çevresinde Yunanlılarla birlikte hareket eden, onlara her türlü rezâletlerinde yardımcı olan Yunancı şakîler şunlardı :
Uşak-Gediz bölgesinde İbiş Çetesi,
Yenice-Emet-Tavşanlı bölgesinde Kabakçı ve Toplu Saadettin çeteleri,
Gökçedağ’da Çerkes İlyas Çetesi,
Dursunbey’de (Balat) Zekeriya ve Kör Ali Çetesi,
Bigadiç’te Cemil ve Kamalı Çerkes Ramazan Çetesi,
Susurluk-Karacabey bölgesinde Çerkes Sülüklü Davut ve Çerkes Canbazlı Hakkı çeteleri, Manyas civarında Anzavuroğlu Kadir ve Boğazköylü Kemâlettin çeteleri,
Bigadiç-Balıkesir arası Güvem Çetmili Ahmet Çavuş Çetesi,
Çetmi Bayram Çetesi (Bu Bayram, kurtuluş günü yakalandı yüzüne tükürüldü ve asıldı.)

Millî müfrezeler dağlarda âsâyişi sağlayınca bu çeteler kısa zamanda dağıtılmış ve bir kısmı yakalanıp idam edilmişti. Yunan yanlısı olarak en çok faaliyet gösteren Kabakçı, Saadettin, Canbazlı Hakkı ve Sündüklü Davut çeteleriydi.

Yerli Rum Çeteleri (Rum milis birlikleri-Rum izci teşkilâtı): Dr. Esat Aslan’ın “Belgelerle, Edremit ve Civarında Kurulan Yunan Çete Teşkilâtı” başlıklı makalesinden
Genel Sorumlu : Edremit Komutanı Süvari Yzb. Çekuva
Yardımcılar : Teğmen Makri, Edremit Kilisesi Papazı’nın
büyük oğlu Haci Panayot, İzci Teşkilâtı
eğiticisi, bir Yunan çavuşu

- Midilli, Sakız, Sisam’dan gelen çeteler,
- Gönüllü Ermeni çeteleri,

Edremit Rum Müdafaa Komitesi:
Başkan : Dr. Kalpolis (Midilli ile irtibatı bizzat sağlıyor)
Üyeler : Edremit Papazı, Komisyoncu Aleko, Avukat Sokrat,
Kahveci Perikli ve ortağı, Dondurmacı Ankola,
Barba Vangel, Tüccar Selate.

Edremit Milis Taburu:
Kumandan: Teğmen Makri
Yardımcı : Edremit Papazı’nın büyük oğlu Haci Panayot
Üyeler : Barbo’nun oğulları Nikola, Ksenofon, Vasil,
Vangel oğlu Anastas
Gücü : 200-250 kişi

Havran Rum Müdafaa Komitesi:
Başkan : Aleksi
Üyeler : Eczacı Petridis, Dr. Philipos, Kunduracı Kele,
Manifaturacı Sofokli, Havran Papazı
Kösebeyoğlu Strati
Havran Rum Milis Birliği: 75-100 kişilik bir kuvvet

Burhaniye Müdafaa Komitesi ve İzci teşkilâtı:
Başkan : Dr. Panyaguri
En az yüz kişilik bir Rum bölüğü ve bir Yunan
çavuşun eğittiği 30 kadar üniformalı Rum
izci çocuk

Ayvalık Teşkilâtı:
Başkan : Dimitri Kondi (Mahkeme âzâsı)
Üyeler : Simsar Vangel, Fabrikatör Nikola Kalıpçı
Zeytinli Teşkilâtı:
Daskali İngiliz Mihail, Korucu İstrati
En az yüz kişilik milis ve izci...”
.............
* * *
Sündüklü Davut Çetesi kurtuluşta pek çok kan dökerek Yunanlılarla beraber çekilmiş, daha sonra Yunanistan’a sığınmıştı. Davut ve bâzı adamları Yüzellilikler listesine de alınmıştı. Davut, 1938 affından sonra sığındığı Yunanistan’dan adamlarıyla birlikte yurda döndü . Yaptığı melunluklardan dolayı, bir daha buralara gelemedi. Ölünceye kadar, yaptığı hainliklerin hesabı sorulur, soyduğu, öldürdüğü, işkence ettiği insanların, döktüğü kanların intikamı alınır diye, korkudan İstanbul’da evinden dışarı çıkamadı.

Ve....
İki hâin gazete...
Hürriyet ve Îtilâf Fırkası yandaşı olan İrşâd ve Adâlet gazetelerini çıkaranlar, ilk sayılardan itibaren Mustafa Kemâl Paşa’ya, Ankara Hükûmeti’ne ve Millî Ordu’ya küfürlerle saldırmışlar ve Kurtuluş’a kadar yayınlarını sürdürmüşlerdir.
Bu gazeteleri çıkaranların bir kısmı Lozan Antlaşması’ndan sonra 150’likler listesine alınarak Türkiye’den kovulmuşlardır. İrşâd Gazetesi, Balıkesir Yunan işgâline uğradıktan bir ay sonra, Ağustos 1920’de çıkmağa başlamıştır. Sahib-i imtiyâzı Kadızâde Hulûsi, Müdür ve Başmuharriri Ömer Fevzi’dir.
Büyük Millet Meclisi’nde “Yüzellilikler” tartışılırken, Sındırgılı Ahmet Hulûsi hakkında: “Bu adam sekiz okka etle gezmiş olsa arkasına bir kedi bile takılmaz!..” denilmiş ve listeden çıkarılmıştır. Başyazar Trabzonlu Ömer Fevzi ise, 1919’da Trabzon’da çıkardığı Selâmet gazetesiyle Atatürk’ün Erzurum ve Sivas’daki faaliyetlerini baltalamağa çalıştığı için Yüzellilikler Listesi’nin 107’nci sırasında yer almış, yurt dışına çıkarıldıktan sonra Paris’e yerleşmiştir.
Bandırma’da Adâlet gazetesini çıkaran Ali Sâmi, gazetenin başlığının solunda yer alan ibâreyle kendisini tanıtmaktadır:
“Sâhib-i imtiyâz ve müdürü: Cennetmekân Sultan Abdülhamîd’in yâveri ve ser-fotoğrafçısı Ali Sâmi”.
Gazetenin başlığı altında: “Adâlet: Bilâ-tefrik cins ve mezheb milletlerin uhuvvetine hâdim haftalık gazetedir” ibâresi yer almaktadır .
Ali Sâmi, Adâlet Gazetesi’nde Atatürk ve Ankara aleyhine çok ağır yazılar yazmış, Büyük Zafer’den sonra Edirne’ye giderek gazetesini bir süre de orada çıkarmıştır.
Yüzellilikler Listesi’nin 101. sırasında yer alıp vatandan kovulan eski Bahriye Miralayı Ali Sâmi daha sonra Yunanistan’ın Kalama şehrine yerleşmiş, eşi ve çocuklarıyla birlikte Hıristiyan olarak Ortodoks mezhebine girmiştir .
Logged
aydinhoca
Kıdemli Üye
****

Popülarite: 29
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 318


« Yanıtla #1 : Temmuz 01, 2011, 08:07:16 »

Hâinler… Hâinlikler… Ve Sonları…
   Anadolu’da Yunan işgâline karşı gelişen millî hareketi başından itibaren “İttihatcı” bir hareket olarak gören Hürriyet ve Îtilâf Parti’liler, yaptıkları işin ihânet boyutlarını aştığının farkında olmayacak kadar partizan bir zihniyetle, gelen Yunan işgâl ordusunu sanki “pâdişah ordusu” kabûl etmiş, Yunanlılar’ın hizmetinde olmayı âdetâ parti disiplini olarak kabul ediyorlardı. Halkın kısaca “Yunancı” dediği bu kişilerden elbet Balıkesir’de de vardı ve hepsi “Hürriyet ve Îtilaf Fırkası” yandaşı idi. Balıkesir’de bu gafillerin başı, Hürriyet ve Îtilaf Fırkası Reisi Girîdî-zâde Muhiddin Bey idi. Girîdî-zâdeler Balıkesir’in seçkin bir ailesi olmasına rağmen, sırf parti gayretiyle Balıkesirli’nin “Kikirik” dediği Muhiddin Bey Yunan işgâlinde Balıkesir Belediye Reisi yapılmış, partizanca tutumu, Rum ve Ermeniler’le dostluğu, Yunan İşgâl Kumandanlığı’na aşırı yakın davranışıyla halkın nefret ettiği bir kişi olmuştu. Yaptıklarının hesabının sorulacağı korkusuyla 5 Eylül 1922’de son kaçan Yunan askerleriyle beraber hanımını da yanına alarak Yunanistan’a gitmişti. Yunanistan’da artık işlerine yaramayacağı için Yunanlılar’ın da yüzüne bakmadığı bu hâin, beş parasız kalıp sürünerek ölmüştü.
Kaderin cilvesi; hanımının aklına kocasının Cemiyet-i Rüsûmiye Âzâlığı’ndan emekli olduğu gelince, Türkiye Cumhuriyeti’nden maaş tahsisi bile istemişti. 
   Buraya, duyduğumuz değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından cezâları tasdiklenip hâinlikleri tescil edilen birkaç kişiyi alıyoruz.

   Adliye Encümeni Mazbatası
   Balıkesir Hapishâne Müdürü Ahmed  ve kâtibi İbrahim ve Müftü Hâfız Kemâl efendilerin idamlarına, Birgivî-zâde Mehmed Âsım Efendi Hoca’nın müebbeden ve Basribey-zâde Şevkı Bey’in on sene müddetle kürek cezâlarına dair Karesi Askerî Dîvân-ı Harbi’nce  verilen hüküm ve teferruat-ı sâiresi hakkındaki evrak encümenimizce mütalâa ve îcabı arîz ü amîk müzâkere olundu. Bunların Îtilaf ve Hürriyet  Cemiyeti’ne mensup eşhastan oldukları ve Kuvâ-yı Millîye’ye aleyhdar olup Halîfe ordusuna müzâherette bulundukları ve Hapishâne Müdürü Ahmed Efendi’nin mahbusları tehdid ederek bâzılarından  deve ve akçe almak ve Âsım Hoca’nın da harekâtında Muhtariyet-i İdâre lehinde îrâd-ı nutk etmek gibi kulûb-ı İslâmiye’yi rencîde edecek bâzı cerâim mevcut ise de, İcrâ Vekilleri Hey’eti’nin 21 Teşrînisânî 1338 kararına atfen 2. Ordu Kumandanlığı’nın Dîvân-ı Harb Riyâseti’ne tebliğ olunan 1736 numara 21 Teşrînisânî 1338 tarihli tahrîratında zikr olunan hıyânet-i vataniyye cürmünden münbais olup mahâkim-i nizâmiyeye ait olduğu gösterilmesine ve Dîvân-ı Harb-i mezkûrca 22 Teşrînisânî 1338 tarih ve 14 numaralı mazbatayla tahkîkat ve muhakemâtın mahâkim-i nizâmiyeye ait bulunduğu zikr olunmasına ve evrâk-ı müteferria-i mezkûrenin müeddâsına ve Karesi Belediye, Müdâfaa-yı Hukuk ve Meclis-i Umûmî ve Ticaret mecâlis ve odalarıyla birçok kurâ hey’et-i ihtiyâriyesinden verilip merbut bulunan evrâk-ı mahtûmeye göre bu adamlar hakkındaki tahkikat mûcib-i ta’mik  ve tedkıyk hükm-i vâkıın daha ziyade adâlete tevfıyk edilmesine mütevakkıf idüğüne  -ve esâs-ı cürüm mütevakkıf idüğüne- ve esâs-ı cürüm mütevakkıf idiğüne- ve esâs-ı cürüm “hıyânet-i vataniye”den mütevellid olup dîvân-ı harblerin vaz’ıyed etmesi muvâfık-ı kanun görülmediğine nazaran evrâk-ı mezkûrenin aid olunduğu mahâkim-i adliyeye yeniden ta’mîk-i madde edilmek üzere îfa-yı  îcâbı istirhamıyla, Heyet-i Celîle’nin rey ü tensîbine arz ve takdim kılındı. 27 Mart 1339

            İstida  Encümeni Reisi                                     Mazbata muharriri
               Erzurum-Durak                                                   Erzurum 
                Kâtip nâmına                         Âzâ                      Âzâ
              Ergani-Mahmut               Mardin-Derviş                Batum-Âkif


Bir başka hâin
   Düşmana kılavuzluk ve hizmet eden Kepsutlu Sâlim kızı Hanife’nin idamına dair sâdır olan hükmün tedkıyk ve tasdıyki hakkında Başvekâlet’ten mevrud tezkere- 3/236.
   Yunanlılar’ın bu pespâye kadını uzun süre kendi emelleri doğrultusunda kullandıkları anlaşılıyor. Kaçarlarken de götürmemişler ve ele geçmiş. Îdâmı da hak etmiş olmalı ki, cezanın tasdîki için TBMM’nde görüşülmüş.
Logged
Sayfa: [1]
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Yunanistan  |  Konu: Yunan İşgalinde Hainler(Balıkesir ve Çevresi) « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer:  



    MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
    Bu safya 0.0226 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu

    Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog