Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Balkanlar.Net
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 20, 2017, 06:42:59
151.700 Mesaj 8.683 Konu Gönderen: 8.295 Üye
Son üye: figenbakay
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Yunanistan  |  Konu: Bir Girit Mübadilinin Dramı 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Bir Girit Mübadilinin Dramı  (Okunma Sayısı 2269 defa)
aydinhoca
Kıdemli Üye
****

Popülarite: 29
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 318


« : Temmuz 10, 2010, 21:27:09 »

Bir Girit mübadili konusunda okuduğum bir yazıyı ilginize sunuyorum. Yazı 1931 yılında Balıkesir'de yayınlana "TÜRK DİLİ" gazetesinin 576. sayısında çıkmıştır. Yazının orijinal diline hiç dokunmadım. sadeleştirme yapmadım.


Zavallı Himmet Bey Bugün Bir Deli
Evet Himmet dün onun mürvetinden mütenaim olanların verecekleri bir parça ekmeğe muhtaç bir deli. Birkaç gün evvel çok elim ve o nisbette acıklı bir vakaya muttali olmuştuk. Yaptığımız tahkikat bizi hayret ve teessür içinde bıraktı. Duyduklarımızın mübalağa telâkki edilmesi ihtimali karşısında duyduklarımızın onda birini kayd ediyoruz. Girid’in Kandiye mübadillerinden ve seçkin kişilerinden Kalıbsız zade Himmed Bey, Girid mübadilleri ile beraber anavatana iltihak ediyor ve iskân mıntıkaları olan Erdek’e yerleştiriliyor. Yalnız Kandiyalılar’ın yani kendi hemşehrilerinin defalarca ve müttefiken (hep birlikte) anlattıklarına nazaran bu Himmet Bey’in Kandiya’da terk ettiği emlak ve arazi miktarı bütün Kandiya mübadillerinin emlak ve servetine muadil imiş. Diyelim ki böyle değildir.
Fakat her halde Himmet Bey’in yüksek bir servete malik olduğu muhakkakdır.
Bu zatın kapısında yüzlerce kişi geçinirmiş. Cömert, hayır, hasenat sahibi olan bu zat, aynı zamanda yüksek bir vatanpervermiş. Hem de medeni cesaret sahibi bir vatansevermiş.
Aradan çok zaman geçmediği için cümlenin malumudur ki, Balkan Harbi’nde esir edilen Türk kahramanlarına Yunanlıların yapmadığı eza, cefa ve hakaret kalmamıştır. İşte o zaman Kandiya’nın Himmet’i bu kahraman esirlerimizin imdadına yetişmiş, esirlerimize yapılmak istenen her türlü facianın önüne geçmiş, kasten aç ve sefil bırakılan esirlere serveti ile kazan kaynatmak suretiyle aylarca doyurmuş ve giydirmiş, hatta bu yüzden fakirleşmeğe ehemmiyet vermemek, her türlü fenalığa göğüs germek şartıyla...
Balkan Harbi sonunda anavatana iltihak ederken konsoloslar tarafından hicret etmemesi için rica ve ısrar edildiği halde; “Yunan hâkimiyeti altında Karun kadar servete malik olsam bil,e anavatanda hasırdan bir kulübeye değişmem” demek suretiyle ricacılarına Türk fazilet ve seciyesi hakkında güzel bir ders-i ibret vermiş ve çoluğunu çocuğunu alarak anavatana iltihak etmiş. Himmet Bey Erdek’e yerleştikten sonra bütün mübadiller gibi o da resmi muameleta başlamış, evrak ve senedat koca bir tomar halinde gerekli yerlere tevdi etmiş, fakat o zaman bu zamandır koca bir ailenin istinadgâh-ı maişeti, ves...ayı hayatı ve serveti olan bu evraklar gaiblere karışmış ve hâlâ da bulunamamış. İşin asıl feci olan noktası, işte bundan sonra başlamaktadır. Zavallı Himmet Bey, belgelerini bulmak için oraya başvurmuş, buraya başvurmuş, her çareye başvurmuş, fakat nereye başvurmuş ise bir netice elde etmeye muvaffak olamamış, belki gaib evrakın aranıp bulunması için emirler verilmiş, takibat yapılmış fakat çok geçmeden emirlerin tesiri zail, şiddeti gaib olmuş, netice Himmet Bey yine himmetsiz kalmış. İki buçuk sene geçen bu müddet zarfında daima nakid mevcudatından sarf eden Himmet Bey’in gün geçtikçe nakdi tükenmiş, bir vakit sonra kendilerine ekmek verdiği, ianet ettiği hemşehrilerinin yardım ve muavenetine muhtaç kalan Himmet Bey’in ailesi bu zaman içinde balıkçı mağazalarında amelelik ve tahsil etmekte olduğu iki oğlu da garsonluk etmek suretiyle babalarını geçindirmeye çalışmışlar ise de Erdek gibi iktisadi hayattan mahrum, yanmış, yakılmış bir yerde bundan da istifade imkânı olmadığından yine açlık baş göstermiş, elhasıl Himmet Bey düşüne düşüne aklını oynatmış, cinnet geçirmişti.
Himmet Bey şimdi artık bir delidir. Bu vaziyet karşısında büsbütün mahkum-u sefalet olan valideleri çocuklarını alarak İzmir’deki biraderine iltica etmiştir. Himmet Bey’e gelince, o halen hemşehrilerimizin nezaret ve himayesi altında Erdek’te hayatını idame ettirmektedir. Şimdi bu evrakın kaybolması hakkındaki dedikoduları söz konusu yapmak istiyoruz.
Şurasını söylemek istiyoruz ki; aziz vatanı için bütün mallarını bırakarak evini, diyarını terk etmiş hicret zedeler hakkında Cumhuriyet Hükümeti ve onun büyük mümessillerinin düşündükleri gibi alî merhamet ve şefkat hissiyle düşünmekten bir memuru kim men ederdi? Memur demek basmakalıp iş görmek için değil, daha ziyade vicdan ve fazilet nokta-i nazarından hak etmek vazifesiyle mükellef,ceza  halinde hükümeti temsil eden bir hakimdir.
Vazife nokta-i nazarından düşünmek de, vicdan nokta-i nazarından düşünmeli acaba bu kadar zaman zarfında bunun imkân-ı ıslahı ve bu zavallı muhacirin terfiye ve ikdarı esbabı bulunamaz mı idi? Elbette bulunurdu. Niçin bulunmadı? Orasını bilmiyoruz. Burada bir sual varid olabilir. Bu manzara karşısında acaba bunun mes’ulu vicdanında nasıl bir huzur ve ıstırahat bulabilecek midir? Hayret, hayret! Fikrimizce bu adam için evvel emirde yapılacak iş, mahkemeden, yahud taraf-ı hükümetten bir vasi tayiniyle işi derhal tamir ve ıslah etmek ve hiç olmazsa evlad ve ayalini olsun kurtarmak lazımdır.
Logged
Sayfa: [1]
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Yunanistan  |  Konu: Bir Girit Mübadilinin Dramı « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer:  



    MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
    Bu safya 0.03841 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu

    Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog