Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Balkanlar.Net
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 25, 2017, 07:10:26
151.700 Mesaj 8.683 Konu Gönderen: 8.295 Üye
Son üye: figenbakay
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Tarih  |  Konu: Rumeli'de Türk Uşağı Ocakları 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Rumeli'de Türk Uşağı Ocakları  (Okunma Sayısı 7580 defa)
aydinhoca
Kıdemli Üye
****

Popülarite: 29
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 318


« : Şubat 25, 2011, 08:01:01 »

Rumeli’de Türk Uşağı Ocakları

   Rumeli’de Türk varlığı, şüphesiz Fetihler Devri’nde buraya çeşitli sebeplerle göçürülen Türk guruplarla başladı. Her ne kadar, Osmanlı Türkleri daha Rumeli’ne gelmeden önce buralarda; Kuman, Peçenek, Uz, Alan, Tatar ve hattâ Sarı Saltıklı Türkmenleri gibi Türkler bulunuyorlarsa da, Fetihlerle Anadolu’da Osmanlı Türkleri ve onlara bağlı pek çok gurup geldiler.
   İlk gelenler; gazi askerler ve onlarla birlikte gelen ailelerdi. Bunların ardı sıra, Rumeli’yi “Dar’ül Cihad” bilerek gelen “Alperen Dervişler” ve onların bağlıları ve Anadolu’dan bir çok Yörük cemaatleri geldiler ve hemen buraları yurt tuttular.
Yüz yıllar boyu bu göçüşler hep devam etti. Fetih Ordusu ile birlikte gelenler, “Evlâd-ı Fatihân” adıyla anıldılar ve dedelerinin bıraktığı bu kutlu unvanı hâlâ taşımaktadırlar.
“Evlâd-ı Fatihân”, ve onların soyundan gelenler, dedelerine verilen, çiftlik ve yurtluklarda otururlar ve sefer zamanları,  “bayrak”lar teşkil ederek seferlere iştirak ederlerdi. Sefere “eşilmek” onlar için bir şeref olduğu gibi, çok önemli bir geçim kapısıydı. Sefere “eşilen”(iştirak ettirilenler) hizmetleri karşılığı devletten önemli ücretler alırlardı. Ticaretin fazla gelişmediği, topraktan geçinmenin zor olduğu yerlerde bu maaş(ulufe) oldukça iyi idi.
Gene “Evlad-ı Fatihan” dan sayılan fakat Ordu’ya silah ile değil de, top, cephane, levazım nakli ve devlete ait (mîrî) at, keçi, koyun gibi hayvan sürüleri yetiştirme gibi hizmetlerde bulunan “Rumeli Yörükanı Sancakları” da Rumeli’deki Türklerin  ikinci bir yarı askerî( paramiliter) gurubu daha vardı. Sefer zamanı bunlar ordu ağırlıklarını naklederler, ordu adına besledikleri sürüleri ve hayvanları devlete teslim ederler, gerektiğinde silahlı olarak sefere iştirak ettirilirlerdi.
Fetihler dönemi dışında, bir şekilde Rumeli’ne gelen, durumlarına göre şehir, köy, kasaba, timar ve zeametlere yerleştirilen Türkler de “Türk Uşağı” adıyla ayrıca teşkilatlandırılmışlardı.Bunlar genelde tarımla ve hayvancılıkla uğraşırlardı. Bunlar; genel olarak Anadolu’da kuraklık, kıtlık gibi felâketlerden kaçanlar(kâhdzedeler), İran’ın etkisiyle veya çeşitli baskılarla ayaklandıklarından bu etkilerden uzak olsunlar diye Rumeli’ne geçirilen Alevi Türkmenler, inançlarından ötürü zâhid yöneticiler  tarafından baskı altında tutulan Kalenderî, Hurûfî hattâ Melâmi guruplardı.
 Zaman zaman isyanlar, başkaldırılar gibi çeşitli sebeplerle aksasa da, Türkler  Rumeli’de devletin askeri gayesinin parçaları olarak  büyük bir askeri nizam ve tertip içinde yaşadılar.
Gerek “Evlâd-ı Fatihân” ve Rumeli Yörükleri”, gerekse “Türk Uşağı” diye teşkilatlandırılan Türklerin en mühim vazifeleri “askerlikti”. Rumeli’deki bütün askeri düzeni ve ordunun çekirdeğini bunlar sağladığı gibi, kale muhafızlığı, zaptiyelik gibi görevler de bunlarındı. Ayrıca, gerek Mora, gerek Akdeniz Adaları’ndaki kalelerin muhafızları, gerekse Arabistan, Yemen, Mısır gibi büyük Eyaletlerin askerleri bu asker ocaklarından sağlanırdı. Rumeli Türklerinin zorunlu askerlik süreleri, genelde beş yıl idi. Seferi durumun devamı veya kendi isteklerine göre bu süre arttırılırdı.
Askerlikten dönenler, zengin olarak döndüklerinden, işsizliğin hat safhada olduğu zamanlarda, başkaca dirlikleri olmayan “Türk Uşağı” için asker olmak, çok istenen ve tercih edilen bir meslekti. Türk Uşakları, Rumeli’de Avusturyalılara ve Ruslara karşı savaşlara katıldıkları gibi, mecburî askerlik hizmeti içinde, kendi bulundukları şehirlerin kalelerinde, Akdeniz Adaları ve Mora’da bulunan kaleler ve kışlalarda bulunur, asayişi sağlarlar, devlet adına her türlü uygunsuzlukların karşısında olurlardı.  Bu muhafızların tayinatları(maaş ve masrafları) mîrîden verilirdi.
1793 deki bir kayıta göre; Akkirman’daki Türk Uşakları neferatı Akkirmanlı oldukları, başka dirlikleri bulunmadığı ve her birisi dinç ve harbe muktedir olduklarından, Akkirman Kalesi'ne cebeci, topçu, arabacı agavat ve neferat tanzimi için gönderilen talimatname mucibince, Akkirmanlı Hacı Ali Alemdar altmış nefer ile cebecibaşı, yüz nefer ile Haseki Süleyman Ağa topçubaşı, kırk nefer ile sabık Dizdar Hüseyin Ağa arabacıbaşı nasbolundular. 
   Türk uşakları ve Evlâd-ı Fatihan  “asker” oldukları için, gerek dış görevlerde gerekse, kale ve derbend muhafızlığı, zaptiyelik ve eşkıya takiplerinde görevlendirilirlerdi. 1793 de Karaman Valisi ve Çirmen Mutasarrıfı ve Niş Muhafızı Seyyid Ali Paşa, Dimetoka, Hasköy ve sair havalideki Dağlı Eşkiyası'nı tenkile memur olduğundan, maiyetine Tikveş, Radomir, İştib kazalarından Türk Uşağı ve Evlad-ı Fatihan'dan olarak Evlad-ı Fatihan Çeribaşısı Kantor Süleyman’ı alarak bin nefer mahiyeli(aylıklı) piyade sekban neferatı yazdırmış ve eşkıyayı tenkil etmişti.  (  BOA.C.AS..dosya:549 gömlek:23036 – 29 Ramazan 1208)
   Askerlik yapmak, Rumeli’deki Türk ve İslâm milletler için çok seçkin ve gelirli bir iş olduğundan, özellikle silâhşör bir millet olan Arnavutlar da Türk Uşağı Ocakları arasında göreve alınırlardı. Arnavud Uşaklar, sert karakterli askerler olduğundan, daha çok Rusya(Moskov) üzerine açılan savaşlarda, Türk Uşağı askerlerin yanında istihdam edilirdi. Mora’da bulunan Osmanlı askerleri arasında, Rum-Grek sergedelerin en çekindikleri askerler Arnavud Uşakları olduğunda, hiç durmadan onları şikâyet ederek, bulundukları yerlerden ayrılmalarını isterlerdi.
1800 de Mora Valisi Ahmed Paşa, Rumeli Valiliğine verdiği takrirde; Mora’da bulunan(müsdahtem) asker arasındaki Arnavudların uzaklaştırılarak(tard edilerek), Trük Uşağı olarak, bütün askerin genç ve dinç(tuvana) ve bahadır  yiğitler ikame edilmesini istemişti.  ( BOA.C.DH. dosya:6 gömlek:281 – 16 Şaban 1214 ) 
1803 de Rumeli’de eşkıyalık olayları artınca; Mora ve havalisinin muhafazası için Siroz, Demirhisar ve sair kazalardan Sirozlu İsmail Bey maiyyetindeki askerden üç yüz nefer Türk uşağı olarak piyade askeri ifrazı(ayrılması) ve Mora Valisi Mustafa Paşa maiyetine memuriyetleri hakkındaki emir alınmış ise de bu üç yüz neferin, eşkıyaya memur olmayan kazalardan tertib edilmesi istenmişti.   ( BOA.C.AS. dosya:271 gömlek:11254 – 09 Ramazan 1218)
   Bu belgeden de anlaşılacağı gibi; Rumeli’de yaşayan bütün Türkler askerlikle görevliydiler. Belli sıra dahilinde bu göreve çağırılırlardı. Çevrede zuhur eden eşkıyaları, tenkil etmek için de vazifelendirilirlerdi. Mora Valisi Vezir Mustafa Paşa maiyetinde, Çatalca kazasından Türk Uşağı olarak, muktedir bir başbuğ emrinde elli nefer gönderileceği, mahalli niyabetinden bildirilmişti.   (BOA.C.AS.. dosya:127 gömlek:5680 – 03 Şevval 1218) Bu neferler, maaşlarını mîrî hazineden alırlardı.  (BOA.C.AS.. dosya:135 gömlek:6003 – 29 Safer 1219)
Askerlik için çağırıldığı halde göreve iştirak etmeyen veya eşkıya ile işbirliği yaparak onların üzerine tenkile gitmeyen Türk Uşakları cezalandırılır, dirlikleri ellerinden alınarak, genellikle uzak bölgelere gönderilirlerdi. Gittikleri yerlerde başarılı hizmet verenler affedilerek mükâfatlandırılırdı. 1803 de ayaklanan, Mısır beylerini muharebe ederek Mısır'dan tard etmek (dışarı çıkarmak)hususundaki hizmetleri şayan-ı takdir görülen, Türk ve Arnavud uşağı binbaşılarından Mehmed Ali, Esad ve Ahmed Beylerin eski cürümlerinin(suçları) affedildi ve ileride de devlete bu gibi hizmetlerde bulunacaklarının  memul olduğuna(ümit edildiğine) dair kendilerine yazılar yazılarak teşekkür edildi.   (BOA.C.DH. dosya:184 gömlek:9185 – 29 Zilhicce 1218)
   Rumeli’den derlenen Türk Uşakları, asker olarak Mısır ve Arabistan’da da görev yaparlardı.  (BOA.C.AS..dosya:1066 gömlek:46942 – 29 Zilhicce 1300)
Daha sonraları bağımsız olan Mora Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın askerleri de Rumeli askeri olan Türk Uşaklarıydı.  (BOA.C.AS.. dosya:798 – gömlek:33826 – 29 Cemaziülevvel – 1219) Asilerin, Trapoliçe’yi muhasara edip İslâm ahalinin ziyade bunaldığı zaman yardıma koşan  Mehmed Paşa’nın askerleri Türk Uşakları idi.  (BOA.HAT.dosya:863 gömlek:38485 – 07 Zilkade 1236)
   1828 de Ruslar Vidin civarında tahkimat yapıp savaş hazırlıklarına başladıklarında, devlet o civardaki işe yaramayacağına inandığı bazı askeri birlikleri geri çekerek, “disipline riayetkâr” Türk Uşağı asker göndermişti.  (BOA.HAT.dosya:1064 gömlek:43672-B  - 07 Şaban 1244)

   Evlad-ı Fatihan, Rumeli Yörükleri gibi Rumeli Ordusu’nun temel yardımcı güçlerinden olan “Türk Uşakları” askerleri, devletin aylıklı, disiplinli ve fedakâr askerleri idi. Osmanlı Devleti’nin hemen hemen her tarafında, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün hudutlarında görev yaptılar. Bugün Rumeli Coğrafyasında yaşayan Türkler; işte bu Evlâd-ı Fâtihan, Rumeli Yörükânı ve Türk Uşaklarının çocuklarıdırlar.


Logged
aydinhoca
Kıdemli Üye
****

Popülarite: 29
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 318


« Yanıtla #1 : Şubat 25, 2011, 20:43:27 »

Sevgili Deliormanlı,
Yusuf Hacaloğlu en az otuz yıldır Osmanlı Devlet Arşivlerinde, bu konular üzerine çalışan, gerçekten çok ciddi araştırmalar yapan bir bilim adamıdır. Kendisiyle bir kaç  kongrede karşılaştım. Tanıdığım kadarıyla, belgesi olmadan tek kelime bile yazmayan bir kişidir. Söylediği bazı doğrular birilerinin işine gelmediği için bir zamanlar, adamı topa tuttular. Bir linç etmedikleri kalmıştı.
Verdiği bilgiler, arşiv belgelerine dayalı olduğu için  güvenilir. Tabi o da,(galiba bir ekiple çalışıyor, ekibi de)arşivdeki milyonlarca belge içinde bulabildikleri, ulaşabildikleri kadar, bilgi veriyor. İleride belki çok daha başka belgelere ve bilgilere de ulaşılabilir.
 Arşivlerde tasnif yapan pek çok görevi var. sağ olsunlar,benim de çok işime yarıyorlar. Pek çok şeye ulaşmamı sağlıyorlar. Yusuf Hoca'nın internet sitesinde verdiği bilgiler, ayrıca kitap olarak da yayınlandı. Türk Tarih Kurumu satış merkezlerinde var.Bazen "Kitap fuarlarına" da getiriyorlar.
Balkanlardaki Türklerin Anadolunun neresinden geldileri bilgisine ulaşmak gerçekten çok zor. Dedesinin dedesini tanımayan bir toplumuz. Kaldıki dört, beş yüz yıl önce geldikleri yerleri bilsinler. Ayrıca, Özellikle "Yörükân" olarak, Rumeli'ni Türkleştirmek için buralara göçürülen "Evlâd-ı fatihan", zaten Anadolu'da da "Konar-göçer Yörükân Taifesi" ahkâmından oldukları için, Anadolu'da da belli bir köyleri yoktu. Meselâ; Erzurum taraflarında yaylayan, Şam yakınlarında kışlayan Yörükleri hangi köye sığdırabiliriz? Rumeli Yörükânı gibi Anadolu daki Yörükân'a da "Ulus", "İl" ve "Kaza" statüleri ve nizamı verilmişti. Bu sebeple, Rumeli'deki "Evlad-ı Fatihan'ı" için  belli bir köy ve hâtta kaza ismi söylemek çok zor. Anadolu'da konar-göçer Yörükân hakkında, istenirse çok daha geniş bilgi verebilirim.
Selamlar..İyi çalışmalar.
aydınhoca
Logged
kervanci
Yeni Üye
*

Popülarite: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 14


« Yanıtla #2 : Mart 16, 2011, 13:58:30 »

MERHABA AYDIN HOCAM
BENİM DEDEMLER 1950 YILINDA RUSÇUK, İKİTEPE KÖYÜ (DVE MOGİLİ) KONYA'YA GÖÇMEN OLARAK GELMİŞLER. MEMLEKETTE KERVANCILAR DİYE ANILIYORLARMIŞ. KERVANCILAR İLE İLGİLİ BİR BİLGİNİZ VAR İSE BİLGİLENDİRMENİZİ, VEYA NEREDEN BİLGİLENEBİLECEĞİM KONUSUNDA YARDIMCI OLURSANIZ ÇOK MUTLU OLACAĞIM. SAYGILARIMLA
AYDIN KERVAN
makervan@hotmail.com
Logged
aydinhoca
Kıdemli Üye
****

Popülarite: 29
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 318


« Yanıtla #3 : Mart 16, 2011, 17:57:27 »

Sevgili kervancı,
aile lakabınızın "kervancı" olması, ailenizin Rumeli Yörükanı-Evlad-ı Fatihan olduğunu göstermekte. Rusçuk tarafı,  Tanrıdağı Yörükleri mıntıkası idi. Deve kervanları ile Rumeli yörükleri, ordu malzemeleri taşırlardı. Rumeli Yörükanı ile ilgili bilgileri fırsatını bulursam daha etraflı olarak yollayacağım. Galiba makaleler kısmında Rumeli Yörükleri konusunda bir yazım olacaktı. İleride yeni belgeler yardımı ile, çok daha geniş olarak ele alacağım.
Köy isimleri malesef çok değişken olduğu için, İkitepe köyü ile ilgili bir temettuat defteri var mı, bilemiyorum. Belki Osmanlı Devlet Arşivlerinde aratmanız gerekiyor.
Selamlar..İyi çalışmalar.
Logged
kervanci
Yeni Üye
*

Popülarite: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 14


« Yanıtla #4 : Mart 16, 2011, 20:43:23 »

saygıdeğer Aydın hocam
verdiğiniz bilgiler için çok teşşekkür ederim. Ulaştığınız yeni bilgileri bizimle paylaşırsanız çok sevinirim. Çalışmalarınızda başarılar diler saygılarımı sunarım
AYRICA 1473 veya 1475 YILINDA KIRIM HANLIĞINDAN İSTANBUL VE BALKANLARA YERLEŞTİRLDİĞİMİZ RİVAYETLERİ VAR NE KADAR DOĞRU BUNUDA BİLMİYORUM TABİİ Kİ AYRICA TARLALARINI TALAN EDEN KERVANIN MALLARINA EL KOYDUKLARI İÇİN KERVANCILAR DENDİĞİDE RİVAYET EDİLİYOR AMA BU BÖLGEDE BÖYLE BİR VUKUAT  OLDUMU ONU DA BİLMİYORUZ.  BAHSETTİKLERİMİN NE KADAR DOĞRU OLDUĞUNU BİLMİYORUM. BU MEVZU BAHİSLERLE İLGİLİ BİLDİKLERİNİZ VAR İSE BENİMLE PAYLAŞIRSANIZ ÇOK MUTLU OLURUM.
SAYGILARIMLA
AYDIN KERVAN    makervan@hotmail.com
Logged
aydinhoca
Kıdemli Üye
****

Popülarite: 29
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 318


« Yanıtla #5 : Mart 16, 2011, 22:09:16 »

Sevgili kervancı,
Kırım'den gelmiş olmaları, doğru olabilir, Çünkü Rumeli Yörükân'ı içinde; Aktav Tatarları, Yanbolu Tatarları, Tırhala Tatarları ve Bozapa Tatarları da var. Bunlar, "sefer eşildiklerinde"(görevlendirildiklerinde)Ayni şekilde, kanunnamlerle askerlik hizmetlerinde sefer görevi ile nakliyatçılık yapıyorlardı. Kervanların görevi buydu. Düşünün bir kere; iki yüz bin kişilik bir ordu sefere gidiyor. Bunların kalacakları çadırların iplerini bile bir kaç kervan anca taşır. Kaldı ki bu askerler, hergün yüz binlerce ekmek yiyecek, on binlerce kilo et yiyecek, yüz binlerce kilo cephane taşınacak. Kervanlar develerle, bunları  taşırlardı. Rumeli Coğrafyasında yaşayan Türkler ve diğer Müslüman unsurlar(Arnavutlar, Boşnaklar ve Müslüman Çingeneler) tamamen orduya bağlı askeri bir düzen içinde "sefer görevi" ile yaşarlar, iskân edilirler, konarlar göçerlerdi. Yani, kervanların mallarının talan edilmesi gibi bir şeye cesaret edilmezdi. Anlatılan yakıştırma bir hikâye olabilir. O coğrafyada "kervancılık" çok perestişli, geliri fazla ve bileğine güvenen, cesur insanların  yaptığı bir meslekti. Aile lakabı sanıyorum, büyük dedelerinizin, "kervancı" olmasından kaynaklanıyor.
Saygılar, Selamlar..İyi çalışmalar.
Logged
kervanci
Yeni Üye
*

Popülarite: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 14


« Yanıtla #6 : Mart 17, 2011, 09:07:35 »

saygıdeğer Aydın Hocam
Bana ayırdığınız zaman için, verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşşekkür ederim. Konya'ya yolunuz düşerse mutlaka görüşmek isterim. Adresinizi bildirirseniz, size Konya ve Mevlana ile ilgili kitap ve CD göndermek isterim.
Saygılarımla
Aydın KERVAN
Gsm:505-313 05 04
Logged
kervanci
Yeni Üye
*

Popülarite: 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 14


« Yanıtla #7 : Mart 17, 2011, 20:30:42 »

MERHABA AYDIN HOCAM
BENİM DEDEMLER 1950 YILINDA RUSÇUK, İKİTEPE KÖYÜ (DVE MOGİLİ) KONYA'YA GÖÇMEN OLARAK GELMİŞLER. MEMLEKETTE KERVANCILAR DİYE ANILIYORLARMIŞ. KERVANCILAR İLE İLGİLİ BİR BİLGİNİZ VAR İSE BİLGİLENDİRMENİZİ, VEYA NEREDEN BİLGİLENEBİLECEĞİM KONUSUNDA YARDIMCI OLURSANIZ ÇOK MUTLU OLACAĞIM. SAYGILARIMLA
AYDIN KERVAN
makervan@hotmail.com
Sevgili kervancı,
aile lakabınızın "kervancı" olması, ailenizin Rumeli Yörükanı-Evlad-ı Fatihan olduğunu göstermekte. Rusçuk tarafı,  Tanrıdağı Yörükleri mıntıkası idi. Deve kervanları ile Rumeli yörükleri, ordu malzemeleri taşırlardı. Rumeli Yörükanı ile ilgili bilgileri fırsatını bulursam daha etraflı olarak yollayacağım. Galiba makaleler kısmında Rumeli Yörükleri konusunda bir yazım olacaktı. İleride yeni belgeler yardımı ile, çok daha geniş olarak ele alacağım.
Köy isimleri malesef çok değişken olduğu için, İkitepe köyü ile ilgili bir temettuat defteri var mı, bilemiyorum. Belki Osmanlı Devlet Arşivlerinde aratmanız gerekiyor.
Selamlar..İyi çalışmalar.
saygıdeğer Aydın hocam
verdiğiniz bilgiler için çok teşşekkür ederim. Ulaştığınız yeni bilgileri bizimle paylaşırsanız çok sevinirim. Çalışmalarınızda başarılar diler saygılarımı sunarım
AYRICA 1473 veya 1475 YILINDA KIRIM HANLIĞINDAN İSTANBUL VE BALKANLARA YERLEŞTİRLDİĞİMİZ RİVAYETLERİ VAR NE KADAR DOĞRU BUNUDA BİLMİYORUM TABİİ Kİ AYRICA TARLALARINI TALAN EDEN KERVANIN MALLARINA EL KOYDUKLARI İÇİN KERVANCILAR DENDİĞİDE RİVAYET EDİLİYOR AMA BU BÖLGEDE BÖYLE BİR VUKUAT  OLDUMU ONU DA BİLMİYORUZ.  BAHSETTİKLERİMİN NE KADAR DOĞRU OLDUĞUNU BİLMİYORUM. BU MEVZU BAHİSLERLE İLGİLİ BİLDİKLERİNİZ VAR İSE BENİMLE PAYLAŞIRSANIZ ÇOK MUTLU OLURUM.
SAYGILARIMLA
AYDIN KERVAN    makervan@hotmail.com
Sevgili kervancı,
Kırım'den gelmiş olmaları, doğru olabilir, Çünkü Rumeli Yörükân'ı içinde; Aktav Tatarları, Yanbolu Tatarları, Tırhala Tatarları ve Bozapa Tatarları da var. Bunlar, "sefer eşildiklerinde"(görevlendirildiklerinde)Ayni şekilde, kanunnamlerle askerlik hizmetlerinde sefer görevi ile nakliyatçılık yapıyorlardı. Kervanların görevi buydu. Düşünün bir kere; iki yüz bin kişilik bir ordu sefere gidiyor. Bunların kalacakları çadırların iplerini bile bir kaç kervan anca taşır. Kaldı ki bu askerler, hergün yüz binlerce ekmek yiyecek, on binlerce kilo et yiyecek, yüz binlerce kilo cephane taşınacak. Kervanlar develerle, bunları  taşırlardı. Rumeli Coğrafyasında yaşayan Türkler ve diğer Müslüman unsurlar(Arnavutlar, Boşnaklar ve Müslüman Çingeneler) tamamen orduya bağlı askeri bir düzen içinde "sefer görevi" ile yaşarlar, iskân edilirler, konarlar göçerlerdi. Yani, kervanların mallarının talan edilmesi gibi bir şeye cesaret edilmezdi. Anlatılan yakıştırma bir hikâye olabilir. O coğrafyada "kervancılık" çok perestişli, geliri fazla ve bileğine güvenen, cesur insanların  yaptığı bir meslekti. Aile lakabı sanıyorum, büyük dedelerinizin, "kervancı" olmasından kaynaklanıyor.
Saygılar, Selamlar..İyi çalışmalar.
saygıdeğer Aydın Hocam
Bana ayırdığınız zaman için, verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşşekkür ederim. Konya'ya yolunuz düşerse mutlaka görüşmek isterim. Adresinizi bildirirseniz, size Konya ve Mevlana ile ilgili kitap ve CD göndermek isterim.
Saygılarımla
Aydın KERVAN
Gsm:505-313 05 04
Logged
Sayfa: [1]
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Tarih  |  Konu: Rumeli'de Türk Uşağı Ocakları « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer:  



    MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
    Bu safya 0.02036 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu

    Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog