Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Balkanlar.Net
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 23, 2017, 23:03:52
151.700 Mesaj 8.683 Konu Gönderen: 8.295 Üye
Son üye: figenbakay
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Tarih  |  Konu: 1.Dünya Savaşında Anadolu'daki Esir Garnizonları(Arşivleyin) 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: 1.Dünya Savaşında Anadolu'daki Esir Garnizonları(Arşivleyin)  (Okunma Sayısı 4944 defa)
aydinhoca
Kıdemli Üye
****

Popülarite: 29
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 318


« : Mayıs 21, 2011, 09:12:48 »

1.Dünya Savaşında Anadolu’da Esir Garnizonları
                                                                                                       
Birinci Dünya Savaşı  boyunca pek çok cephede 200.000 den fazla esir verdik. Esirlerimiz hakkında bu güne kadar en önemli araştırmayı Sayın Cemalettin Taşkıran yapmış ve “1.Dünya Savaşında Türk Esirleri-Ana Ben Ölmedim” ve yayınlamıştır.
Biz burada o muhteşem çalışmaya elimizde bulunan bazı belgelerle biraz katkıda bulunmak istedik. Bu yazı ile esaret cehennemlerinde yaşayanları, oralarda gurbet acıları içinde can verenleri anmak istiyoruz.
Otuz yılı aşkın zamandan  beri yapmakta olduğum yerel araştırmalar sırasında  gerek Çanakkale cephesinde  gerek 1.Dünya Savaşının diğer cephelerinde esir düşüp geri gelebilenlere rastladım.

Türkiye’deki Esir Kampları

Esir olarak getirilen asker veya siviller öncelikle tifo, tifüs, kolera gibi hastalıklara karşı aşılanıyorlardı. Bu nedenle Türkiye’de bulunan esir kamplarında salgın hastalık görülmedi. Esirler kamplarda tamamen serbest dolaşabiliyorlardı. Yemekler oldukça iyi idi. Kış gelince mevsime göre kalın giysiler verilmişti.  Muharebe esnasında şapkalarını düşüren esirlere yeni ve uygun şapkalar temin etmek mümkün olmadığından. Hepsine fes verilmiş bazılarına Türk asker kaputları dağıtılmıştı.
Harp uzayınca tarımda çalışan genç rençperlerin askerde olması dolayısıyla depolardaki tahıl hızla azalmış, takviye edilememişti. Bu yiyecek sıkıntısı bütün orduyu etkilediği gibi halkı da etkilemişti. Haliyle esir kampları da etkilendi. Yemeklerin azlığından şikâyetler çoğaldı. Türkiye’de harp esiri olarak bulunmuş olan İngiliz, Fransız ve Rus esirlerin esir kamplarında çektikleri sefaletten şikâyet etmeleri bu yüzdendir.
Harp içinde Almanlar doğu cephesinde çok büyük sayıda Rus esir almış, bunların bakımları harp şartları içinde zaten sıkıntıda olan Almanları zor duruma sokmuştu. Bu Rus esirlerden Türk asıllı ve Müslüman olanların büyük bir kısmı ve Bazı Rus ve Romenler, biraz da Teşkilat-ı Mahsusa’nın esir kamplarında yaptıkları propagandanın etkisiyle işçi olarak çeşitli dallarda çalışmak üzere istekli olanlar Türkiye’ye getirilmiş, askere alınanların doğurduğu iş gücü açığı kapatılmak istenmişti. Böylece Almanya’nın esir yükü bir ölçüde azaltılmış, Türkiye’de de tarım ve diğer sektörlerde iş gücü açığı  kapatılmağa çalışılmıştı. Bu esirlerin iaşeleri orduya aitti ve ayrıca çalışmaları karşılığı günlük ücret de alıyorlardı. Türkiye’de esirlerin bir kısmı tarım sektöründeki eleman açığını kapatmak için bazı çiftliklerde  çalışmıştı. Bunlar çiftlik sahiplerinin gözetim ve sorumluluğunda bulunuyorlardı. Bu konuda Başbakanlık Devlet Arşivlerinde bulunan iki belge biraz ip ucu veriyor:

 “Gönen’de bulunan sekiz esirin paskalya münasebeti ile çiftlik sahibinden izin alarak başka köylerde ves...asız dolaştıkları bildirildiğinden, esirlerin bulunduğu yerleri gösterir cedvelin gönderilerek firarlarına meydan verilmemesi için gerekli tedbirin alınması..”

Gönen’deki çiftlik sahibinin yanında çalıştırdığı esirlere Hıristiyanların dini bir günü için izin vermesi mühimdir. Esirler büyük ihtimalle o civardaki Hıristiyan köylerine gitmiş olmalılar. Harp yıllarında Türklerin bile ves...asız ve izinnamesiz  bir yerden bir yere gitmeleri mümkün değilken esirlerin ves...asız dolaşmaları  ilginçtir.
İzinsiz dolaşanlar mutlaka sorguya çekilirler, böylece casusluk ve kışkırtıcılık  bir ölçüde önüne geçile bilinirdi.

“Gönen’deki Tahran Çiftliğinden firar eden dört Hindli esirin yakalanması..” (BOA.DH.EUM.5.Şb. dosya:36 gömlek:6 -02 Recep 1335(24.04.1917

“Toros ve Amanos tünellerinde çalıştırılmak üzere gönderilecek İtalya ve Karadağ tebalı ameleye diğerleri gibi yövmiye verileceği,ayni yerde çalışan İngiliz ve Rus esirlerin mesailerine göre ücret ödenmesi..” (BOA.DH.EUM.5.Şb. dosya:28 gömlek 14 -09 Zilkade 1334 (09.08.1816)

“Bursa’da mekteplerin bayram mahallinin temizliğinde çalışırken firar eden Rus esirlerden Tatar Gafur oğlu Zinetullah ve Semiullah oğlu Habibullah’ ın  yakalanması için gerekli tedbirin alınması..” (BOA.DH.EUM.5.Şb. dosya:37 gömlek:21- 25 Recep 1335( 17.05 1917)

“Karamürsel Saraycık Çiftliğinden firar eden dört Rus esirden üçü İzmit’te yakalanmıştır. Bunlar Samatya Esir Garnizonu’na sevk edilmiştir.”  (BOA.DH.EUM.5.Şb. dosya:38 gömlek:34 -23 Şaban 1335(13.06.1917)

Alınan bazı esirler, madenlerde de çalıştırılıyordu. Harp içinde çok büyük ihtiyaç duyulan madenlerden birisi de, kurşun madeni idi. Harpten önce bir Fransız şirket tarafından işletilmekte olan Balya-Karaaydın Maden Şirketi, harpten dolayı kapatılmıştı. Bu madnelerde de Almanların nezaretinde Türk madencilerin yanı sıra, harp esiri çalıştırıldı. ( BOA.DH.UM. dosya:20/27 gömlek:14/30 – 25 Receb 1339)

11 Kasım 1914 de Rus Donanmasının Karadeniz’de yaptığı harekâta cevap için Türk Donanmasına yeni katılan Goeben ve Breslau’ ında  katıldığı bir harekâtla Rus limanlarını bombalamasıyla savaş durumu  ve  İngiliz- Fransız ortak donanmasının 1914 başından beri Türk kıyılarını ablukaya alması, zaman zaman  Türk kıyılarını bombalamaları ,  3 Kasım 1914 den itibaren Çanakkale boğazını bombalamağa başlamaları üzerine 11 Kasım 1914 de yayınlanan bir “İrade” ile biz de Almanların safında 1.Dünya Savaşına girdik.
Osmanlı Devleti daha harbe girmeden, hattâ daha taraf bile olmadan İngiltere önce İngiliz tersanelerinde Osmanlı donanması için yapılmakta olan savaş gemilerine el koymuş, harbin ilanıyla birlikte İngiliz ve Fransız limanlarında bulunan Osmanlı bandıralı gemilere el konarak mürettebatları harp esiri olarak tutuklandı. Bununla da kalınmadı, çeşitli sebeplerle İngiltere ve Fransa’da bulunan Osmanlı uyruklular da harp esiri olarak tutuklanarak kamplarda enterne edildiler.
Buna mukabil olarak Osmanlı devleti de kendi topraklarında bulunan İngiliz ve Fransız uyruklu olanları tutuklayıp harp esiri olarak çeşitli yerlerde harbin sonuna kadar tuttu. Sivil harp esirlerine harbin devamı içinde çeşitli cephelerde esir edilen İngiliz, Fransız  ve Rus askerleriyle, Karadeniz’de ele geçirilen Rus kaptan ve denizcileri de katıldılar.
Sivil esirler aile ve çocuklarıyla birlikte oldukları için  onlara bulundukları yerlerde otel  ve büyük konforlu binalar hazırlanıyordu. Sivil esirler oldukça varlıklı olduklarından rahatlıkla çok iyi yerler de kiralıya biliyorlardı. Bu sivil esirler bir kamp hayatı yaşamıyor, sadece ikamete mecbur tutuluyorlardı.(BOA.DH.EUM.5.Şb. dosya:34 gömlek:16 -13 Cemaziülevvel 1335 (07.03.1917)
Asker esirler için de esir kampları olarak etrafı tel örgülü bir yer yoktu. Bunlara da  çevrede kalınabilecek en konforlu binalar tahsis ediliyordu. (BOA.DH.EUM.5.Şb.  dosya 28 gömlek 10 – 06 Zilkade 1334 (05.09.1916)
İngiltere, Fransa, Rusya Büyük Elçilikleri ve konsoloslukları kapatıldığı ve diplomatik personeli ayrıldığı için kordiplomatik kurallar gereği bu ülkelerin uyruklularının işlerine Felemenk (Hollanda) Elçiliği ve temsilcilikleri bakıyordu.
Burada Türkiye’de tespit edebildiğimiz esir kamplarının bir listesini veriyoruz. Bazı yerler de sadece İngiliz, bazı yerlerde sadece Fransız esirler bulunurken, Balıkesir’deki esir kampı gibi pek çok yerde Fransız, İngiliz ve Rus esirler karışık bulunuyorlardı.
Harbiye Nezareti’nde esirlerin işleriyle ilgilenmek için harbin sonuna doğru biraz gecikmiş de olsa  bir   “Üsera Muamelat Şubesi kuruldu. Bu şube gerek yurt içindeki sivil ve asker esirlerin işleriyle ilgilendiği gibi yurt dışında bulunan esir kamplarında bulunan sivil ve asker Türk esirleri ile Kızıl Haç teşkilatı vasıtasıyla ilgileniyordu. Bu teşkilat, dünyadaki bütün esir kamplarında esirlerin durumunu kontrol edip yetkili mercilere baskı yaptığı gibi esirler için para, ilaç, giyecek ve yiyecek yardımları sağlıyor, ayrıca aileleri ile haberleşmelerini para  ve paket nakliyatını düzenliyordu.
Yabancı, uzak ülkelerdeki Türk esirlerle Dünya Salib-i Ahmer(Kızıl Haç) teşkilatı veya Amerika, Norveç, İspanya, İsveç, Danimarka gibi tarafsız ülkelerin elçi veya konsoloslukları ilgileniyor, mektup, para,  paket,  bibi malzemeleri esirlere dağıtmaya çalışıyorlardı.
Esir kampı(Üsera Garnizonu) bulunan yerlerde, esirler harbin sonu yaklaştıkça kısmen serbest bırakılıyorlarsa da. Uzak ve soğuğa nispetle çok zor şartlar altında bulunan Rusya’daki Türk esirler sıkıntı içinde yaşıyorlar, çoğu kez açlık, pislik ve çeşitli sıkıtılar sebebiyle oralarda vefat ediyorlardı.
Rusya’da bulunan Türk esirlerin en büyük şansı, oralarda hemen hemen her şehirde, yaşayan, Türkçe(Tatarca) bilen kısmen tahsilli olan Tatarlardı. Müslüman Tatar tüccar veya sanatkârdan kalabalık sayıda insan, kurdukları çeşitli yardım kuruluşu ve teşkilatla Türk esirlerine unutulmaz yardımlar sağlamış ve esirlerinin yurtlarına dönmelerine yardımcı olmuşlardı.
Türk esirlerin bir kısmı, bulundukları üsera garnizonlarının yakınlarında, kendilerine esareti kolaylaştıran bazı hanımlarla ilişki kurmuşlar, hatta evlenmişlerdi. Bu hanımların bir kısmı kendileriyle beraber kaçarak Türkiye’ye gelmek istemişler, fakat pasaportsuz olan ve evli olmayan bazı hanımların Türkiye’ye girmeleri engellenmek istenmişti. (BOA.DH.EUM.5.Şb.dosya:72 Gömlek:5 – 16 Muharrem 1337)

İngiliz Esirlerin Bulundukları Yerler:

Bozkır, Isparta
Kırşehir- Mucur  (Sivil esirler)
Bursa
Gediz
Kayseri- Talas  ve Develi
Arapsun
Kütahya
Eskişehir
Manisa (Sivil esirler için)
Koçhisar (Sivil esirler için)
Samatya
Heybeliada (Burada Kuttülamare’de esir edilen general ve subaylar bulunuyordu.)
Afyonkarahisar Usera Garnizonu  (Muhtelif gemi mürettebatı)
Kastamonu ve Devrekâni
Aksaray ve Beyşehir (Fransız da var)
Çankırı ve Bolu
Niğde
Ayaş (Rus da var)
İzmit  (Rus esirler)
Muğla(Menteşe)
Nevşehir
Nusaybin

Fransız Esirlerin Bulundukları Yerler:

Zor
Yozgat
Kayseri  ,Develi ve Talas
Çorum ve Çankırı (Rus esir de var)
Bursa
Mecitözü
Kırşehir
Taşköprü  ve Devrekâni
Koçhisar
Konya
Burdur
Niğde

Rus Esirlerin Bulunduğu Yerler:

Ayaş
Beypazarı
Beyşehir
            Bilemedik(Haçkırı-Toros)
Gönen
Burdur
   Sivas
   Isparta (Çalıştırılmak için Almanya’dan gönderilmişlerdi.)
   Lüleburgaz
   Merzifon
   Tavşanlı (Yol yapımında Romen esirlerle beraber)
   Gelibolu
   
Esirlerin Karışık Milletlerle Bulundukları Yerler:

Balıkesir
            Ankara
   Elaziz
   Babaeski ve Uzunköprü
   Nevşehir
   Bolu
Zonguldak
Düzce
Erzurum(Rus ve Ermeni esirler)
Biga
Mardin   (İnşaat taburunda)
Osmancık ve İskilip
Bor ve Cumra 
Akhisar
Trabzon, Cebel-i Lübnan ve Kudüs
Urfa
Seydişehir
Mihaliç  (Kereste fabrikasında Rus işçi esirler)
Uluborlu-Abdülcebbar Çiftliği
Sivrihisar-Kıranhamamı
Aydın
Konya
Rize
Söğüt(Müslüman esirler)
Bilecik(Müslüman esirler)
Bartın(Müslüman esirler)
Mudanya(Müslüman esirler)
Logged
Sayfa: [1]
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Tarih  |  Konu: 1.Dünya Savaşında Anadolu'daki Esir Garnizonları(Arşivleyin) « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer:  



    MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
    Bu safya 0.0244 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu

    Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog