Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Balkanlar.Net
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 25, 2017, 07:14:05
151.700 Mesaj 8.683 Konu Gönderen: 8.295 Üye
Son üye: figenbakay
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Tarih  |  Konu: **KUMAN-KIPÇAK lar** 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 ... 3 4 [5]
Gönderen Konu: **KUMAN-KIPÇAK lar**  (Okunma Sayısı 34260 defa)
*PAŞALI*
Onursal Üye
*****

Popülarite: 223
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2.002



« Yanıtla #40 : Nisan 11, 2008, 14:51:17 »

 Özütürk Belgeselinin son bölümünde izleyeceğimiz bize din ve dil bakımından  en çok benzeyen  Finlandiya'da yaklaşık 150 yıldır yaşayan Kazan Tatarları'nı tanıyacağız. 19. yüzyıl sonlarında Tataristan'dan Finlandiya'ya göç etmiş olan Kazan Tatarları'nın dinleri İslam, dilleri Kazan Türkçesi  aradan geçen senelere rağmen olduğu gibi kalmış.

Günümüzde sayıları 950 kişi olan Tatar Türkleri'nin, Helsinki, Tampere ve Jarvenpaa'da ibadethaneleri
bulunuyor.  Dinlerine olan bağları o kadar  güçlü ki, bu  bağ onlara Batı Avrupa'nın en kuzeyindeki tek  camiyi Jarvenpaa kentinde  inşa ettirmiş.

Dil, din ve kültürlerini korumak ve çocuklarına öğretmek için çok yönlü faaliyetler gerçekleştiren bu toplulukla ilgili olarak belgeselin yönetmeni
Neşe Sarısoy Karatay  yaz kampları düzenlendiğini, Helsinki'de etkin bir dernekleri bulunduğunu kaydediyor: "Burada gençler de dillerini korumuşlar, Tatarca konuşuyorlar. Özü-Türk belgeseli içinde ender bir grup bunlar. Hem dilini hem dinini korumuş buradaki Kazan Tatarları. Türklerden tek farkları biraz daha sarışın olmaları, bunun dışında aynı misafirperverlik, aynı içtenlik var hepsinde."


Asırlardır kimliklerini unutmayan Karaylar, Kumanlar ve Tatarlar'ın kültürü, tarihi, ve gelenekleriyle  tanışırken aramızdaki benzerliğe şaşıracaksınız.  Yüzyıllar önce  kaybettiğimiz akrabalarımızı,  Özü-Türk belgeseli  evimize getiriyor. Haklarında çok az şey bilinen bu Türk toplulukları, kültürleri, şarkıları ve günlük yaşantılarıyla 17 Eylül akşamı sizi bekliyor olacak.. Bu fırsatı kaçırmayalım... Unutmayın Avrupa'da yalnız değiliz...
Logged

Ne Mutlu Türküm /Pomak Olduğumu Bilmeseydim Türk olduğumu da Bilmeyecektim !
--------------------------------------------------------
SEN Kİ GURURUMUZ OLDUN , BAŞIMIZI TUTTUN DİMDİK ;

BİZ DE SENİ SONSUZA DEK , YAŞATMAYA AND İÇTİK !
*PAŞALI*
Onursal Üye
*****

Popülarite: 223
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2.002



« Yanıtla #41 : Nisan 11, 2008, 15:53:37 »

 Macaristan düzlüklerini kendilerine yurt edinen Kumanlar ile binlerce yıl evvel Orta Asya'da bir arada yaşamışız, 800 yıl önce Kumanların bir kolunun Karpat havzasına göç etmesi, daha sonraları Macaristan'ın Osmanlı'nın yönetimine geçmesi sonucu, Macarlarla Türklerin kültür, gelenek, örf ve âdetinde birçok benzerlik meydana gelmiş.

Göçebe halinde yaşayan Kıpçak kavimleri arasında, İslamiyetin 1200'lü yıllarda yayılması nedeniyle, Macaristan'a yerleşen Kumanlar Müslüman olamamışlar, Moğollardan kaçarken bir takım sebeplerle orada barınabilmek için önce Katolik mezhebini sonra Protestanlığı kabul etmişler.

Kumanlar, bugün 800 yıl önce Macaristan ovalarına göç eden atalarının dili olan Kıpçak Türkçesi'ni unutmuşlar. Ancak Kuman olduklarını ve atalarının nereden geldiklerini çok iyi biliyorlar.Kuma nların Sovyetler döneminde Türk kimliklerinin ortaya çıkarılmak istenmediğini, halbuki bunların Macarlardan çok farklı bir kültüre sahip olmaları ve dil benzerliklerişö yle ifade ediliyor:

Mesela Macaristan'da "cebimde çok küçük elma var" deseniz sizi herkes anlayabilir.Mac arcası da şöyle: "Jembemben Çok Kiçi Alma Van" Bir Macar'a gecekondu nasıl söylenir diye sordum, "kiç kapu" dedi. Yani "küçük kapı"

Günümüzde Macaristan'da 1000 kadar Türkçe sözcük kullanılıyor. Belgesel danışmanlarında n Kuman Türkolog *İmre Baskı*'nın dil benzerlikleriyl e ilgili verdiği bazı örnekler ise şöyle:

"Çok ilginç ki yemekler ile sözler daha çok sözde kaldı. Yemek kültürü Bosnalılardan çok etkilenmiş , kahve, şerbet vardı, fincan , sarma, halen de kullanılıyor. Cep ,elbise, pabuç, aba var. Çavuş , çubuk,divan, hapishane, dükkandan geliyor. İmbik, kayısı , kasap, kefen, fırça, kırbaç, mahmur, pide, sancak, barbunya, tarhana, tencere, sabun v.s"

Kumanlar, kültürlerini korumak ve saklamak için yüzyıllarca kendi yörelerinde kullanılmış, ancak modernleşme sonucu terk edilmiş eşyaları,tarım aletlerini, giysileri ve hatta mobilyaları sergiledikleri çok zengin köy, kasaba ve şehir müzeleri kurmuşlar. Bu müzeler öyle yaygın ki neredeyse gittiğiniz her yerde rastlayabilirsi niz.

Buralara yüzlerce yıl önce yerleşmiş olan bizden birileri var ama biz onları unutmuşuz. Mesela biz Macaristan tarihi sadece Osmanlı tarihiyle birlikte andık. Elbette o izler çok önemliydi. Ama o izlerin altında unutulmuş ve görünmeyen çok daha derin kökler var.
Logged

Ne Mutlu Türküm /Pomak Olduğumu Bilmeseydim Türk olduğumu da Bilmeyecektim !
--------------------------------------------------------
SEN Kİ GURURUMUZ OLDUN , BAŞIMIZI TUTTUN DİMDİK ;

BİZ DE SENİ SONSUZA DEK , YAŞATMAYA AND İÇTİK !
*PAŞALI*
Onursal Üye
*****

Popülarite: 223
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2.002



« Yanıtla #42 : Mart 22, 2013, 17:42:20 »

KUMAN - Kıpçakların Türkiye'de Yaşayan Boylarının Adı ve Oturdukları Yerler



Kumanlar, Rus kaynaklarında Polevest, Bizans kaynaklarında Kuman, Ermeni kaynaklarında Khartes, Alman kaynaklarında Falben olarak adlandırılmaktadır. Çeşitli dillerdeki bu sözcükler saman beyazı, açık sarı, sarışın, sarı saçlı anlamlarını taşır. Sarışın olma, Kun + sarı + Kıpçak birleşiminden oluşan Kumanların bazı boylarının belirgin özelliğidir.

Balkanlar’dan inen ve Bizans’a saldıran Peçenekleri, Bizans’ın çağrısıyla yenip dağıtan Kumanların bir grubu 1094’te Edirne’ye dek gelip tüm Balkanları ele geçirir. Sonrasında Bizans’la savaşıp, yenilirler. Kuzeyde ikiyüz yıl yaşayabilen bir devlet kuran Kumanlar, 1238’de Moğollara yenilip dağılmak zorunda kalırlar. Bu tarihlerde Balkanlara inen Kumanlar, Bizans tarafından Tımar ve askeri görevler verilerek, Trakya, Makedonya ve Anadolu’da Menderes koyağında yurtlandırılır. Dağılan Kumanların bir kısmı Macaristan’a geçerken bir kısmı da Moğolların sürüklediği doğulu Kumanlara katılır. Diğer bir kısmı ise Kafkaslardan Gürcistan’a iner. Batıda, Bizans, Macaristan, Bulgaristan, Romanya ve Rusya hattında önemli roller oynayan Kumanlar, doğuda Gürcistan’ın ‘altın çağ’ yaşamasına katkıda bulunurlar. Trabzon Krallığı’nda ve Mısır’a dek uzanan alanda etkinliklerini sürdürürler.

Kumanların, Karadeniz kuzey alanları ve Kuzeydoğu Anadolu Trabzon bölgelerinde önemli etkileri var. Kumanların bu bölgeye girmeleri Kafkasya ve Gürcistan üzerinden olmuştur. Gürcistan Kralı David Ağmaşenebeli [1091–1125], ülkesinin durumunu düzeltmek için pek çok yeni düzenleme / reform girişiminde bulunur. Kendi komutasında sürekli ve türeli bir ordu kurmak ereğiyle, Kuzey Kafkasya’ya gidip orada Kuman-Kıpçak oymaklarıyla anlaşır ve paralı asker konumundaki ordusunu kurar.

Kumanlar, öncel yıllarda da Gürcü ordusunda Paralı asker olarak hizmet vermişlerdi. Bu kez David, Kuman hakanı Atrak’ın kızıyla evlenerek ilişkilerini daha da sıklaştırır. 1118 yılında, Kumanlarla araları iyi olmadığı için, Kafkas geçitlerinde Kumanlara yol vermeyen Alanları yola getirir. Aralarında kayınbabası ve kayınkardeşininde bulunduğu kırkbeşbin kişilik Kuman kitlesini bu geçitlerden geçirip Gürcistan’a vardırır.

İki yıl sonra Kral David, Kuman Seçkin Kölelerinden oluşan [Kuman birliğine bağlı Peçenek ve Uz topluluğu] ve görevi Kral sarayını korumak olan beşbin kişilik özel koruma birliğinden başka, Kuman atlılarından oluşan kırkbin kişilik ordu kurar. Bu orduyla Şirvan, Aran ve Doğuanadolu’ya başarılı seferler yaparak, dörtyüz yıldır İslam egemenliğinde olan Tiflis’i 1122 yılında ele geçirip Gürcü krallığının başkenti yapar. Önceden bağlı olduğu Irak-Selçuklularına karşı koyup, 1123’te, sayıları ellibin’e ulaşan ordusuyla ülkesini Müslüman Oğuzların baskısından kurtaran David, sınırlarını da genişletir. Gürcü ordusunu oluşturan ve açılan bölgelere yerleştirilen Kumanlar, Hristiyanlığı benimserler. 1124 yazında Çoruh koyağına ve İspir bölgesine yerleşen Türkmenlere baskın yapıp onları kovan Kumanlar, buraları ele geçirip Türkmenlerden boşalan topraklara yerleşirler.

1118–1124 arasında Kuman Hanı Atrak’ın damadı olan ve 1124 yaz sonunda altmışbin atlıya ulaşan Kumanlardan oluşan ordusuyla, ülke sınırlarını altı katına çıkaran David, 1125’te ölür.

Davit’in yerine Dimitri kral olur. Dimitri’nin ilk işi, yurtlandırma sorunları yüzünden birkaç kez başkaldıran Kumanları Ardahan, Göle, Oltu, Tortum, Şavşat, Ardanuç, Yusufeli bölgelerine yerleştirerek yurtlandırma sorununu halletmesidir.

Davit zamanından bu yana, Kumanlarla utkudan utkuya koşan ordunun, başkomutanlık orununa Kuman asıllıların getirilmediği görülüyor. Bu durum, köşesine çekilen Dimitri’den sonra altı ay kadar Tahtta kalabilen oğlu IV. David’in yerine, Kuman desteğiyle tahta geçen III. Giorgi zamanına değin sürmektedir.

1110 yılından bu yana, Gürcistan Ordu Başkomutanlık Orunu, Orbelyanlı yönetsoyu elinde ocaklık biçiminde bulunuyordu. Bu durum 1177’ye değin sürer. Bu tarihte Kral olan III. Giorgi, tahtı ele geçirmesine yardımcı olan Kuman Kubasar Bey’i Başkomutanlığa atar. Geleneksel egemenliklerini yitiren Obelyanların özel iyelikleri de Kumanlara verilir. Giorgi’den sonra tahta çıkan, Kuman Prensesten doğma Kraliçe Thamar [1184–1214], baskılara dayanamayarak Kubasar Bey’i görevinden alır. Kubasar’a bağışlanan topraklara da el koyar. Saray oyunlarıyla orunu elinden alınan Kubasar Bey’e inme iner. Ölünceye değin Thamar tarafından kayırılır. Kubasar soyundan gelenler, saray oyunlarından ve olası bir öc durumundan kurtulmak için Doğukaradeniz Dağları’na sığınırlar. Cimil merkez olmak üzere Pazar, Çamlıhemşin, Sürmene’de yaşayan Kumbasaroğullarının, Kubasar soyundan geldiği söylenmektedir.

Kraliçe Thamar döneminde, Gürcistan’a ikinci Kuman dalgası göç edip yerleşir. Eski Gürcü Tarihi, Yeni gelenleri eskilerden ayırmak için “Eski Kıpçak”, “Yeni Kıpçak” terimlerini kullanır.

Kuman / Kıpçakların, Ardanuç kalesi alınmasına değin olan dönemde, merkezi Ahıska olan Çıldır Atabekleri eliyle bölgede uzun süre egemenliklerini sürdürdükleri görülüyor.


Arap kaynaklarında adları Kıpçak olarak geçen Kumanlardan günümüze kalan yer adlarından bazıları;

Kumanların bu bölgeye girmelerinin Kafkasya üzerinden olduğunu görülür.
1118 yılında 45.000 ailelik bir Kuman kitlesi bu bölgeye yerleşmiştir.

Bir diğer büyük dalga da İran-Doğuanadolu-Maçka’dan Trabzon’a [Kirmanşahlar / Kavurtsoylular. Kavurtsoyu her ne denli başlarında, “isyancı” Selçuk prensleri olsa bile; bölgenin Turan halklarıyla eklemlenerek tümüyle Kuman olmuşlardır. Aynı tarihlerde].

1118–1124 arasında Kuman Hanı Atrak zamanı Kumanlar Ardahan, Göle, Oltu, Tortum, Şavşat, Ardanuç, Yusufeli bölgelerine yerleşir.

Kubasar Beğ çocukları İkizdere’ye bağlı Cimil Merkez olmak üzere Pazar, Çamlıhemşin, Rize ve Sürmene’nin Cimilit köyünde yaşayan ve Osmanlı döneminde de Tımar ve nüfuz sahibi Kumbasaroğullarının Kubasar’ın soyundan geldiği bilinir.

Gümüşhane / Yağmurdere ye bağlı Buğalı / Boğalı köyündeki Kubasar Tepesi bu adı taşımaktadır. Ayrıca Osmanlı fethinden sonra bölgeye ait Tapu Tahrir Defterlerinde gerek Boğalı köyünün ve komşu Arpalı (bu gün metruk eski Arpalı) ile Bağçeçik köylerinin isimleri Türkçe olmasına rağmen Osmanlının ilk dönemine ait Tapu Tahrir Defterlerinde Bağu Aslan dır.

İkinci büyük göç Kuman başbuğunun kardeşi Sevinç’in idaresinde yapılmıştır.

Latinlerin Bizans’ı işgal ettiği dönemde Kumanların birçoğu aileleri ile birlikte Trabzon’un civarında askeri bakımdan önemli yerlere yerleştiler.

Bafra bölgesindeki Kumanos ve civar köyler Kumanlar tarafından kurulmuştur.

15 ve 16. Asırda Trabzon bölgesinde yapılan Osmanlı Tahrirlerinin kayıtlı olduğu defterlerden Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tahrir 52 numarada ki 1515/16 tarihli Trabzon Sancağı Mufassal Tapu Tahrir Defterinde yer alan kayıtlarda Sürmene nahiyesine bağlı Zavli köyünde 9 hanenin Kuman olduğu belirtilmiştir. Hoşoğlan, Timurci, Şişman gibi aile kayıtları mevcuttur.

Bu bölgede Türk orijinli Akbuğa, Anakutlu, Acakutlu gibi lakapların bulunduğu tahrir defterlerinden biliniyor.

Kars, Ardahan Ardanuç, Şavşat, Oltu, Tortum ve İspir bölgelerinin Beyi olan Kıpçaklı Atabek Büyük Beka / Böke Furtuna Deresi ile Çoruh nehri arsındaki bölgede hâkimiyet sağladıktan sonra İlhanlılara vergi öder ve asker vererek ordularının seferlerine katılırmış.

Kumanlara ait izlere, bölgede yaygın biçimde yer adları olarak rastlıyoruz.

• Aşağı Kumanit (şimdi Aşağıçavuşlu / Sürmene)
• Yukarı Kumanit (şimdi Yukarıçavuşlu / Sürmene),
• Kumanit (şimdi Kumludere / Of)
• Kumanondoz Mahallesi/Yaylası (Tonya Kalınçam köyü güney doğusunda)
• Komana Deresi (Vakfıkebir’in doğusunda)
• Komandere Vamenli (şimdi Ortaköy / Vakfıkebir)
• Komandere Raşî (şimdi Rıdvanlı / Vakfıkebir),
• Komandere Kadahor (şimdi Akköy / Vakfıkebir)
• Komandere Habel (şimdi Açıkalan / Vakfıkebir)
• Kumanovacık Yaylası (Espiye)
• Kumanyurdu Yaylası (Tirebolu)
• Koman Deresi/Alucra
• Koman Tepesi ve Koman Köyü

Bir de Kuman boylarının adlarını taşıyan yer adları vardır.

• Curtan / Cordan / Jortan / Yortan boyundan isim alan yerleşmeler;
• Arhavi'deki Curtan / Cordan köyü, Cordan Yaylaları ve Cordan Deresi
• Çaykara'ya bağlı Dağönü (Hanlut) köyünün Cordanlı Mahallesi
• Gezge (bu gün Gümüşhane / Yağmurdere Bucağına bağlı Güngören ) köyünün arazisi içinde yer alan ve şimdi mera olarak kullanılan küçük bir koyak olan Cordan tarlaları
• Boğalı köyü ve bu köydeki Kubasar Tepesi
• Tapu Tahrir Defterlerinde Yusufeli-Demirkent (Erkinis) Bucağında Osmanlı fethi öncesi Cortan / Yortan Beğ’e ait mülklerden sözedilmekte ve bunların Tımar sahiplerine gelir olarak verildiği kaydedilmektedir.
• Konguroğlu , Şişmanoğlu, Uzunoğlu, Temurc / Demircioğlu , Durut / Türütoğlu, Saral/Sarıalioğlu.
Kuman oymağı olan Kongur ya da Konguroğulları ismini taşıyan ailelere Trabzon’un doğusunda denize dökülen Değirmenderesi koyağında da rastlıyoruz. Adını Türk kavimlerinde çok sevilen bir at rengi olan Doru, Kızılkahverengi den alan Kongur adlı Kuman oymağına ve bu oymağın adını taşıyan ailelere Macaristan’da da rastlıyoruz.

Bölgede yaygın olarak bulunan bir başka Kuman oymağı da SARALLARDIR. Diğer Kuman boyları gibi Sarallar da bölgede Artvin Rize ve Trabzon illerinde yaygın olarak yerleşmişlerdir. Bu gün Of ilçe merkezi ile Solaklı deresi koyağında ve Sürmene'de bu adı taşıyan birçok aile yaşamaktadır. Kelimenin aslı Sarı + el / il----> Sarı'nın İli---------> Sarıali'nin İlidir.

Usta Aliler, Akkoyunlu Ustali (Anadolu da Ustacalı) adlı bir boyun bağlısıdırlar.

Ardeşen / Işıklı Ortaalan köyü halkının tümü Saral'dır. Artvin Zeytinlik Bucağı Yukarı Maden (Yukarı Hod) köyünün güney doğusunda de Saralet mezrası Manisa Gördes'de Sarallar köyü vardır.

Şişmanoğulları ise Rize’den Samsun’a kadar bir sahada yayılmışlardır. Demircioğlu, Uzunoğlu, Durut/Türütoğulları da aynı bölgede yayılan Kuman oymaklarıdır..

Artvin Zeytinlik Bucağına bağlı köylerde Terteroğlu aile adı vardır. Bunlar Kuman Beyi Terter’den ismini alırlar.

Bölgede Kuman boylarından ismini alan bir yerleşim yeri de Borçka ‘dır. Borçka ismini bir Kuman boyu olan Borçoğlu (Macar kaynaklarında Borçsol, Rus kaynaklarında Burceviçi) den almaktadır.

Dağıstan, Yukarı-Kür Çıldır ve Çoruk boylarında adına rastlanan Kuman oymaklarından biride Kumar ya da Komar oymağıdır. Bölgede bulunan Komarit (Komarlar anlamında, şimdi Barış köyü / Of), Komara (şimdi Yalıncak köyü / Trabzon) köy isimleri bu oymağın bir kolunun da Trabzon bölgesinde yerleşmiş olduğunu göstermektedir.

Bölgeye Kumanlar’dan anı kalan bir diğer ad da kemençe’dir. Kemençe, Kumanlarda kişi adı olarak da kullanılmıştır. 1290'da Macar Kıralı IV. Laszlo’yu öldüren Kumanlardan birinin adı Kemenche idi. Kemençe adını Kumanların yayıldığı alanlarda da görmek olanaklı. Kırım yarımadasında Kemençe, Küçük Kemençe, Murzatar Kemençe adlı köyler bunlardan bazılarıdır. Gagauzlarda Kemençe sözcüğünün anlamı Keman olup Kemençe çalıp oynanan oyunun adı da Horondur. Ayrıca Gagauzlardan derlenmiş dil ve masal, bilmece vb gibi halk yazınına ilişkin yapıtların bir değerlendirmesi yapıldığı zaman Trabzon bölgesi ile çok büyük bir benzerlik olduğu görülür. Aynı şeyi Kumanlardan kalmış dil ve halk yazını araçları için de söyleyebiliriz.

Kuman boylarının taşıdığı isimlerden başka Kumanların kullandığı kişi adları da hem yer, hem de bölgede yaygın olarak kullanılan kök aile adı olarak karşımıza çıkmaktadır.

• Sürmenenin Yağmurlu / Cimilit köyünde bir mahallenin adı da Kumbasar Mahallesidir. Bu mahallenin sakinleri 2-3 yüzyıl önce İkizdere ilçesine bağlı Cimil köyünden gelmişlerdir.
• Maçka’daki İlaksa / İlaka (şimdi Mataracı)
• Akçaabat’ta ki Cagera (şimdi Ağaçlı)
• Araklı’da ki Koloşa /Kologsa (şimdi Taşgeçit)
• Of’taki Balek (şimdi Kıyıcık), Balaban
• Trabzon’daki Kanlika (şimdi Bastaş), Yomra da ki Timurculu köylerinin isimleri de Kuman menşelidir.
• Of’un Gürpınar köyündeki Kumandaşlar da bölgede Kuman yerleşmesine işaret eden bir aile adıdır.

Bölgede rastlanan Kuman kökenli yer ve aile adları:

Ayaz / Ayazoğlu, Balaban / Balabanoğlu, Balta / Baltaoğlu, Barkan, Buğa / Boğalıoğlu, Çakan, Çora, Kaba / Kabaoğlu, Kaban / Gabanlar, Kaçmaz, Kara, Karaca, Karduman, Kepenek, Koç, Koçali/Koçalioğlu, Koçkar, Kolbas, Külünkoğlu, Tepret / Tepretoğlu, Tolun, Toruntay, Ulaş, Yulaç

Macarlar Ural Dağlarının güneyinde yaşarken daha sonra Kuban Nehri civarında yaşamışlar ve ensonunda şimdiki Macaristan ovasına yerleşmişlerdir.

Sultan I. Selim’in Doğu Anadolu’yu açtıktan sonra Elazığ’dan gelerek Rize Kanboz / Musadağı ile Ortaköy’e yerleşmiş olan Terzioğulları, Gezoğulları, Kandemiroğulları, Köseoğulları, Harputoğulları / Harputlular gibi Türk soylu aileler de bu konuda sözkonusu edilmeğe değerdir.

Küçük Türkiye Devleti / Bahri Memlukların kurucuları da Kıpçak / Kumanlar dır.

Kaynak: KUMAN - Kıpçakların Türkiye'de Yaşayan Boylarının Adı ve Oturdukları Yerler http://www.webhatti.com/genel/487630-kuman-kipcaklarin-turkiyede-yasayan-boylarinin-adi-ve-oturduklari-yerler.html#ixzz2OHeGYDwm
whkaynak
« Son Düzenleme: Mart 22, 2013, 17:43:12 Gönderen: *PAŞALI* » Logged

Ne Mutlu Türküm /Pomak Olduğumu Bilmeseydim Türk olduğumu da Bilmeyecektim !
--------------------------------------------------------
SEN Kİ GURURUMUZ OLDUN , BAŞIMIZI TUTTUN DİMDİK ;

BİZ DE SENİ SONSUZA DEK , YAŞATMAYA AND İÇTİK !
Can Destan
" Panta rei !"
Onursal Üye
*****

Popülarite: 954
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.882


Deliorman'a Türkçe kitaplı el uzat!


« Yanıtla #43 : Mart 29, 2013, 18:05:50 »

Ciddi ve güzel bir çalışma. Smiley
Logged

" İRADENİ İDARE ET,VİCDANININ ESİRİ OL !" -  Mevlana
                                 *
*PAŞALI*
Onursal Üye
*****

Popülarite: 223
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2.002



« Yanıtla #44 : Mart 22, 2014, 23:36:05 »

  sayın alperen kırımlı önce hitap şeklini bir gözden geçir istersen aslında ben inanıyorum sen uzaydan bile gelmiş olabilirsin kıpçaklık ne ki sana seni kesmez sanırım bu kadarı ha 5-10 tane tarihçi mi diyorsun gözün kesmedi ise 11 . de sen oluver

 ama ol o zaman konuşalım istersen önce bir ön yargılarından kurtul istersen bilimsel veriler topla söylediklerinin dayanağı olsun o beğenmediğin az bulduğun bilim adamlarımızdan biri olan ki türkiyede bir elin parmaklarını geçmez hidrojen doktorası yapan bilim adamı ve onlardan biridir nejat veziroğlu

 dünyada şu anda hidrojen konusunda otorite durumundadır ve türkiyeyi geleceğe taşıyabilecek yegane kişiliktir dünyanın önünde saygı ile eğildiği her ne kadar sen bunları anlayabilecek kapasiteden uzak olsan da bu böyle

eğer bu ülkenin geleceği senin gibi tutarsız laf salatası ile zaman geçirmeyi eğitimi diplomadan ibaret gören aydınlarımıza kalacak ise (ki allahtan her kes böyle değil) bu ülke çoktan bitmişti sadece inandıklarına değil gerçekleri ara sana tavsiyem bu maşa olma türkiye üzerinde oynanmaya çalışılan etnik bölücülüğe alet olma gerçek ne olursa olsun gerçek olarak kalacaktır.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------
pomakların türklüğü ile bukadar ilgili olduğun halde kırım daki son gelişmeler hakkında menfi yada müspet bir tavır koyamamış olman oldukça düşündürücü değil mi? soydaşlarının yanında olman gerekmezmiydi  gerçi senin ne olduğun belli değil ki sende ne olduğunu bilmiyorsun sanırım  tepki koyamadığına göre yadırganmamalı  rus ve bulgar kimliği sana daha yakışıyor doğrusu . alkis
Logged

Ne Mutlu Türküm /Pomak Olduğumu Bilmeseydim Türk olduğumu da Bilmeyecektim !
--------------------------------------------------------
SEN Kİ GURURUMUZ OLDUN , BAŞIMIZI TUTTUN DİMDİK ;

BİZ DE SENİ SONSUZA DEK , YAŞATMAYA AND İÇTİK !
*PAŞALI*
Onursal Üye
*****

Popülarite: 223
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2.002



« Yanıtla #45 : Mart 22, 2014, 23:39:51 »

   Evet herkes birşeyler söylüyor kıpçaklar konusunda

günümüzde en gerçekçi verileri rus kroniklerinden edinile bilmektedir öncelikle fiziki farklılıkları özellikle betimlenmektedir (uzun boylu,sarışın ve kumral saçlı ,açık renk gözlü soluk ten rengi )olarak tarif edilmekte(bu nedenle kumral soluk benizli) anlamında KUMAN olarak adlandırılmışlardır ve hatta bir çok kronikte  türk olduklarından şüphe duyulmaktadır bununla birlikte yedi göbek evlilik olmaması da belirgin özeliğidir kıpçakların .


sayın alperen kırım şöyle bir bak bakalım soyunda bu özelliklere sahip kaç kişi var.

ooo kafatasi olcucez Cheesy ya iste bak rus kaynaklari hehehe noldu turk kaynaklarina , turkiyede tarihci yok, 5-10 tane ya var ya yok Smiley orta asya turklerini %90  7 gobek bakar , benim tum soyumda da Smiley , ayrica ana dilimin % 60 kipcakca , % 40 oguzca, peki sizin pomakcaniz Huh Cheesy

pomaklar belki kumanlardan gelmislerdir, fakat asimile olup slavlasmislar, bugun turklerden cok bulgarlara yakinlar etnik ve kultur olarak Smiley , turklerle etnik bazda alakalari yoktur bugun, sadece kader ortakligi
Logged

Ne Mutlu Türküm /Pomak Olduğumu Bilmeseydim Türk olduğumu da Bilmeyecektim !
--------------------------------------------------------
SEN Kİ GURURUMUZ OLDUN , BAŞIMIZI TUTTUN DİMDİK ;

BİZ DE SENİ SONSUZA DEK , YAŞATMAYA AND İÇTİK !
Sayfa: 1 ... 3 4 [5]
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Tarih  |  Konu: **KUMAN-KIPÇAK lar** « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer:  



    MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
    Bu safya 0.07985 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu

    Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog