Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Balkanlar.Net
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kasım 22, 2017, 08:32:30
151.700 Mesaj 8.683 Konu Gönderen: 8.295 Üye
Son üye: figenbakay
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Tarih  |  Konu: 26 ARALIK 1984 ... 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 2 [3]
Gönderen Konu: 26 ARALIK 1984 ...  (Okunma Sayısı 16420 defa)
EL TURCO
"COGITO, ERGO SUM"
Üye
***

Popülarite: 173
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 157


HANGI CILGIN BANA ZINCIR VURACAKMIS - SASARIM..


« Yanıtla #20 : Aralık 26, 2008, 17:38:47 »

ÖLÜLERİN BİLE DEĞİŞTİ ADI
                                    Sevdiği bir ailenin oğulları Yıldırım’a

Bir bahar gülüydün ,koptun ansızın
Yüreklerde kaldı dinmeyen sızın
Ondokuz yaşında ceylanımızdın
Müstesne halinle hayranımızdın.
Kader böyleymiş ne gelir elden
Düşer mi yavrum gül adın dilden
Her gün her gün seni gönüller anar
Bağrımızda ateş külhandır yanar…
Kalbimiz Yıldızla teselli olur
Gam rüzgarları onunla kovulur.
Kader sana yazmış ebedi uyku
Sen kabrinde yavrum ebedi uyu…

Ölülerin bile değişti adı
Hayatın kalmadı ülkede tadı
Bulgar hançerini vurdu arkadan
Elli beş milyonu tuttu yakadan
Biz bu gün mahrumsak ey gazam oddan
O da bir gün mahrum kalır kafadan
Diye bir ümitle yaşarız naçar
Şehitler mezarı oldu bu diyar
Baban da temerküz kampında sürgün
Ondan da haberler bekleriz her gün
Ölümün, yokluğun her şeyden acı
Babanın derdinin olur ilacı
Sen yavrum ellerden ebedi gittin
Ey Tanrım bizleri pek harap ettin!
Sabır ver Allahım bu gönüllere.
Yaklaştır bizleri açan güllere
Koklayıp teselli bulalım biz de
Rahmeti bitmeyen nur denizinde
Denizlerden büyük o rahmetinle!

Nuri Turgut Adalı



<a href="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=5086511036314935827" target="_blank">http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=5086511036314935827</a>
Logged

...Her lafa verecek bir cevabım var,

Lakin bir  lafa bakarım laf mı diye,

Bir de söyleyene  bakarım adam mı diye...
AlperenKIRIM
Qırımtatar
Global Moderator
Onursal Üye
******

Popülarite: 136
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.102



« Yanıtla #21 : Ocak 07, 2009, 22:49:24 »

Arkada$lar  gercekten  acilarin  alev  aldigi   bir  gundu. Bizim  Dobrucaya  25 ocakta  geldiler  adlarimizi  dei$tirmeye. Herkes  korku  ve  tela$  icinde ,bakim  bakim ,sorum  sorum - acaba  ak$ama  ne  olucak diye . Korkudan  15  ki$i  bizim  arkadaki  eski  eve  topla$tik ,balta   bicak  kapi  arkasina  koyduk, artik  ne  olursa , Allah  ne  yazdiysa  dedik  ve  tam  yatmi$tik  ki, o  bi  sesler , o  bi  gurultuler  ,polisler  geliyordu - tiril  tiril  titriyoruz, Allahim acaba kimi  oldurecekler ?, acaba  kime  ne  olacak ? ,hepimiz  agla$iyoruz   ve    bu  sirada  hem  de  seyrediyoruz.  Ondeki   yeni   eve  girdiler,  kapilari   tekme   ile    kirarak   actilar,   evi  kat   kat  cikip     bizi   ariyorlardi  .3 katta  da  kiracilarimiz   vardi  , onlara  varmi$Lar,  neden  ses  vermiyorlar   diye  2  tokat  vurmu$lar  ki   o  insanin  yuzu  curuk  pestil   gibi  olmu$tu.  Bizim   orada  olmadigimizi  anlayinca    evin  arka     tarafina  ciktilar   .Ellerindeki   i$iklari  ( PROJEKTORLARI)   eski  eve  cevirince   icerisi  perdelerden  bile  gunduz  gibi  oldu. Babama   adindan   haykirmaya   ba$ladilar, hepimiz  babacigim   cikma  ovaya  ,  cikarsan   oldururler  diyor  ve  agliyorduk .Babam  da  ben  cikmazsam   onlar  iceriye  girirler  daha  da  fena   olur   dedi  ve cikti .Titiz   titiz   bizimle  MBP YE gel   dediler , djipa   bindirip   alip   gittiler. Butun   gece   sokak  sokak   gezdik   ve  agladik -sovuyorlar  mi,  dovuyorlar   mi , oldurduler  mi ? Bir  hafta  sonra  salmi$lar,  eve  geldi   ama  adini  bile  soyleyemiyor  .Ne  oldugunu   tahminn   ediyorsunuzdur  Hic  bu   gunleri  unuturmuyuz ? VE hala  da   burada   Bulgaristanda  mucadele  ediyoruz .Hayat  yalniz  bir  ya$amaksa   her   yerde   ya$anilir.  Bir   sene  oncesi  secimlerde  ( mestni  izbori)   ob$tinska   komisiyada   sekreterdim, ve   biliyormusunuz  ne  oldu ? Bulgarlar   beni   dovmeye      kalktilar,  cok  bilmiceksin, kuyrugunu   kisip   oturacaksin  dediler.  Siz  ne  dersiniz  bu  i$e?

bu olayi bizimle paylastigin icin tesekkurler
Logged


Ant etkenmeñ , söz bergenmeñ bilmek içün ölmege
Bilip körüp milletimniñ közyaşını silmege
Bilmey , körmey biñ yaşasam qurultaylı han bolsam
Yine bır kün mezarcılar kelir meni kömmege
 

Noman Çelebi Cihan
AYÇE555555
forever mestanlı
Onursal Üye
*****

Popülarite: 198
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 700


« Yanıtla #22 : Aralık 26, 2009, 16:54:30 »




   24 Aralık  1984 günü Sütkesi (Mlecino) köyünde başlayan,26 Aralık  günü Kirli ve Mestanlı'da,  ardından Bulgaristanın  diğer Türk yerleşim yerlerinde devam eden  Bulgarların asimilasyon ve zülmüne karşı Başkaldırışın 25'ci  yıl dönümü bugün.Gözü dönmüş bulgarların vahşice bastırdıkları bu gösterilerde ilk vurulanlardan 17 aylık Türkan Bebek oldu.. yaşasaydı  şimdi  25 yaşında, ümit ve  hayallerle dolu annesinin biricik kızı olacaktı.
Türkan Bebekle birlikte nice şehitler verildi..yüzlercesi  ölüm kamplarına gönderildi -Türk milletini yıldırıp sindirmek adına.
Türklük mücadelesi  için canlarını veren şehitlerimizi  saygı ile anıyorum,nur içinde yatsınlar


 Türk medyasında bu konu ile ilgili ne bir atıf ya da haber bulabildim Sad balkan  göçmenleri dernekleri bir anma programı  bir bildiri de mi hazırlayamadılar?sayfalarına baktım çoğunda tek satır bile değinilmemiş,ama bir tanesi  var ki  "Ko..derneği" bu akşam için Yeni yıla hoşgeldin partisi düzenliyormuş  evt trajikomik bir şekilde tasadüf etmiş..kutlarım onları alkis Huh


  Burdan İzmir Balgöç'ün düzenlemiş olduğu anma programını duyurmak istiyorum ...


                                  *                           *                           *                                    *                                   *

   -Bulgaristan’da yaşayan Türklere karşı 1984 yılı Aralık ayında başlatılan silah zoru ile asimilasyon (zorla Bulgarlaştırma) çalışmalarının 25’inci yıldönümünü, 1989 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye yaşanan zorunlu göçün 20’nci yıldönümünü anma etkinlikleri kapsamında İzmir Bal-Göç Derneği ile Gaziemir Belediyesi yaşanan bu acı olaylarla ilgili ortak bir anma programı hazırlamışlardır.

 



 

İçinde bulunduğumuz 2009 yılı, Bulgaristan’da Türklere karşı 1984 yılı Aralık ayında başlatılan silah zoru ile asimilasyon (zorla Bulgarlaştırma) çalışmalarının 25’inci, 1989 yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye yaşanan zorunlu göçün de 20’nci yıldönümüdür.

 


 




 

 

 
Yakın tarihimizde gerçekleşen bu acı olaylar esnasında yaşananları genç nesillere anlatmak, bu baskılar esnasında Türklük uğruna şehit düşenleri, hayatının en güzel yıllarını hapishanelerde işkence çekerek geçirenleri anmak amacıyla İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (İzmir BAL-GÖÇ Derneği) ile Gaziemir Belediyesinin, ortaklaşa düzenleyecekleri iki günlük “Geçmişten Günümüze Asimilasyon ve Göç” konulu sempozyum ve anma programı aşağıda yer almaktadır.
 

 

26 ARALIK 2009 CUMARTESİ PROGRAMI (BİRİNCİ GÜN)

TARİH
 SAAT
 YER
 ETKİNLİK
 
26 ARALIK 2009 CUMARTESİ
 11:00
 Gaziemir Meydanı
 ATATÜRK Anıtına Çelenk Sunma ve Basın Açıklaması
 
26 ARALIK 2009 CUMARTESİ
 12:00
 Gaziemir Belediyesi                  Atatürk Kültür Merkezi
 Göç Fotoğrafları          Sergisi Açılışı
 

 

 

“GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ASİMİLASYON VE GÖÇ” SEMPOZYUM PROGRAMI

(BİRİNCİ OTURUM)

 

 

Tarih                            : 26 Aralık 2009 Cumartesi

Başlangıç Saati            : 13:00

Yer                              : Gaziemir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi

Adres                           : Abdülhamit Yavuz Cad. No:95 Gaziemir – İZMİR

 

OTURUM BAŞKANI      : Yrd. Doç Dr. Ünal ŞENEL       - Celal Bayar Üniversitesi

 

KONUŞMACILAR          ;

 

1. Prof. Dr. Nedim İPEK                       - Ondokuz Mayıs Üniversitesi

   (93 Harbi ve Göçler)   

                         

2. Doç. Dr. Yusuf SARINAY      - T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü

   (Balkan Savaşları ve Sonuçları)

 

3. Metin EDİRNELİ                    - TRT Program Yapımcısı ve Yönetmen

   (Bulgaristan’dan Türkiye’ye Göçlerin Nedenleri)

 

4. Ercan ÇOKBANKIR               - Araştırmacı, Arkeolog

   (Tımraş Cumhuriyeti’nin Kuruluşu ve Pomaklara Uygulanan Asimilasyon)

 

 5. Remzi OSMAN                    - HÖH Kırcaali Milletvekili (Bulgaristan)

    (Bulgaristan Türklerine Uygulanan Asimilasyon Politikası ve Değişen Bulgaristan'da Türk Azınlığın Konumu)

 

6. Yrd.Doç. Dr. Nurcan ÖZGÜR – İstanbul Üniversitesi

    (İsim Değişikliği Sonrasında Bulgaristan’da Türk Siyasi Hayatının Gelişimi)

 

7. Erhan TÜRBEDAR                - Türkiye Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Balkanlar Uzmanı

   (Günümüzde Balkanlar)

 

27 ARALIK 2009 PAZAR PROGRAMI (İKİNCİ GÜN)

TARİH
 SAAT
 YER
 ETKİNLİK
 
27 ARALIK 2009 PAZAR
 10:00
 Gaziemir Belediyesi            Nikah Salonu
 Ödüllü Balkan Yemekleri Yarışması
 

 

“Ödüllü Balkan Yemekleri Yarışmasına” katılmak isteyenler kişiler, yarışma için hazırlanmış olan şartnameyi BURAYI TIKLAYARAK bilgisayarlarına kaydedebilirler.

 

“GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ASİMİLASYON VE GÖÇ” SEMPOZYUM PROGRAMI

(İKİNCİ OTURUM)

 

Tarih                            : 27 Aralık 2009 Pazar

Başlangıç Saati            : 13:00

Yer                              : Gaziemir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi

Adres                           : Abdülhamit Yavuz Cad. No:95 Gaziemir – İZMİR

 

 

OTURUM BAŞKANI      : Prof. Dr. Yüksel GÜRÜZ         - Ege Üniversitesi

 

KONUŞMACILAR          ;

 

1.  Prof. Dr. Hüseyin MEMİŞOĞLU        - Süleyman Demirel Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi

    (Bulgaristan’da Türkçe Eğitim)

 

2. Prof. Dr. Hayriye SÜLEYMANOĞLU  - Ankara Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi

   (Bulgaristan’da Türkçe Basın Hayatı)

 

3. Doç. Dr. Hüseyin MEVSİM                - Ankara Üniversitesi

   (Bulgaristan Edebiyatında Muhacir İmgesi)

 

4. Yrd. Doç. Dr. Sibel PAŞAOĞLU        - Trakya Üniversitesi

   (Balkan Türklerinde Müzikal Kimlik ve Bulgaristan Türklerinin Aidiyet İfadesi Olarak Halk Türküleri)

 

5. Doç. Dr. Mehmet Zeki İBRAHİMGİL   - Gazi Üniversitesi

   (Bulgaristan’da Türk Eserleri)

 

6. Yrd. Doç. Dr. İbrahim ÖZKAN           - Afyon Kocatepe Üniversitesi

   (Bulgaristan’da Türk Kültürü ve Geleceği)

 

7. Suzan ERTÜRK                                - Celal Bayar Üniversitesi

   (Bulgaristan Türk Basınında Atatürk)

 

8. Derya DEMİRBAŞ                            - Ege Üniversitesi

   (Kırcaali ve Mestanlı Yöresi Çeyiz Sandıkları)

 

Balkan Göçmenleri camiası ve bütün vatandaşlarımız “Geçmişten Günümüze Asimilasyon ve Göç” konulu etkinliğimize davetlidirler.

 

Saygılarımla,

    Yönetim Kurulu Adına
Süleyman PEHLİVANOĞLU
         Genel Başkan
 
 

 p.p - Moderatör arkadaşlardan rica etsek  Balkantürk'ün açmış olduğu   " Bulgar asimilasyon çalışmalarına karşı başkaldırışın 25 yılı" konu ile bu konu birleştirilsin. Evet Asker

Logged
Can Destan
" Panta rei !"
Onursal Üye
*****

Popülarite: 954
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.882


Deliorman'a Türkçe kitaplı el uzat!


« Yanıtla #23 : Aralık 26, 2010, 11:07:40 »


Bulgaristan’da silah zoru ile başlatılan asimilasyonun 26.yıldönümü

26 Aralık 1984  Bulgaristan Türkleri tarihinde unutulmaz,unutulmayacak bir gündür!
Bu gün yüz yıldan fazla oynanan ve Bulgaristan’da  başka milletlere,azınlıklara;Türklere hayat hakkı tanımayan Bulgar şoven politikasının son,kanlı sahnesinin ilk günüydü.
Kraliyet,faşist,ve kızıl faşist döneminde Türkler sürekli Türkiye’ye göç etmeye   zorlanmış,
Türk bilinci ve kültürüne baskı uygulanmış,Türkçe eğitim yasaklanmış veya “de facto” men edilmiş,asimilasyon amaçlayan “karışık evlilikler” Bulgar idaresince teşvik edilse de Türk varlılığı ortadan kaldırılamamıştır.
 Bulgaristan Türklerine nasıl adlar konulmadı !?!
Ben bunları bizzat yaşadım.
Bize “Bulgaristan’da Türk ahalisi”,”Müslümanlaştırılmış Bulgarlar”,”Türk menşeli Bulgar vatandaşları”  ve neler neler denilmedi,nasıl yaftalar takılmadı ?
Bizi kim ne görürse görsün,hayalciler ne derse desin ,biz Türk’tük.Ben bunu gördüm:
Türk doğduk. Türk kaldık.Türk öldük.
26 Aralık 1984 tarihinde   Bulgaristan Türklerine karşı başlatılan etnik soykırımının (“etnosid”) 26. yıldönümüdür.
Bize oynanan kalleşçe ve sinsice oyunun son perdesi kalkmıştı.
İlk kan dökülmüştü!
İlk Kurbanımız 17 aylık melek- Türkan bebek,kalleşçe vurulmasaydı- yaşasaydı ,bugün 27 yaşında olacaktı.
Bu gün ,
bir  anda bir bebek,
bir Türk kız yavrusu
Ölümsüzlüğe kavuştu !
Türkan melek
“ASLA UNUTMAYACAĞIZ! “ nefesimiz olmuştu.
                    *
Türklük mücadelesi için canlarını veren şehitlerimizin anısı önünde eğiliyorum.
Nur içinde yatsınlar!
Logged

" İRADENİ İDARE ET,VİCDANININ ESİRİ OL !" -  Mevlana
                                 *
BalkanTürk89
Türküm; dinim, cinsim uludur!
Onursal Üye
*****

Popülarite: 165
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.953


İsyanımızın da ahlakı vardır


« Yanıtla #24 : Aralık 26, 2010, 14:30:27 »

26 Aralık 1984 günü kötülüğün iyiliğe tecavüz ettiği bir zaman dilimidir.
Ezan ile verilmiş adlarımızı, barbarca yollar ile değiştirmeye kalkanların günü...
Bugün Türkan'ın , 17 aylık bir bebenin ölüm günü...
Annesinin kucağında, kudurmuş köpeklerin kurşunları ile delik deşik olan minicik bir beden...
İnsan evlat sahibi olduktan sonra bu acının anlamını daha iyi kavrayabiliyor...
Allah kimseye bu tür acılar tattırmasın. Düşmanıma bile...
Ama o düşmanlar da hesap vermeli... Çok beklemeden , geç olmadan , bugün...
« Son Düzenleme: Aralık 26, 2010, 14:31:41 Gönderen: BalkanTürk89 » Logged
Can Destan
" Panta rei !"
Onursal Üye
*****

Popülarite: 954
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.882


Deliorman'a Türkçe kitaplı el uzat!


« Yanıtla #25 : Aralık 26, 2010, 18:59:26 »



    İLK DİRENİŞİN 26. YILI MLEÇİNO'DA ANILDI
   

Bu yıl da 24 Aralık 1984 yılında komünist totaliter rejimin başlattığı Bulgarlaştırma sürecine karşı ilk direnişin yapıldığı Mleçino (Sütkesi) meydanında anma töreni gerçekleştirildi. Etkinlik Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin Ardino İlçe Kurulu tarafından düzenlendi. Bu münasebetle yüzlerce kişi yaşanılan kötü olayları anarak geçmişten geleceğe ders almak için bir araya geldiler. Törenden önce merkez köy camisinde mevlit okundu. Ondan sonra Lüben Karavelov Okumaevi sekreteri Nevin Ahmed’in yönetmenliğinde Mleçino çocukları sundukları edebiyat programıyla gelen misafirleri selamladılar. 26 yıl önceki olayları Sabri Alagöz ve Zülkef Yeşilbahçe’nin şiirleriyle canlandıran çocuklar seyircileri duygulandırdılar. Öyle ki yürekler doldu taştı.

Düzenlenen anma töreninde Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin Ardino İlçe Başkanı ve Ardino Belediye Başkanı Resmi Murad, HÖH Merkez Kurulu Başkan Yardımcısı ve Parlamento Grubu Başkan Yardımcısı Lütfi Mestan, Kırcaali HÖH milletvekili Necmi Ali, HÖH İl Başkanı ve Cebel Belediye Başkanı Bahri Ömer ve Belene mağdurları adına Sadulla Hayrullah konuşma yaptılar. Anma kürsüsünde daha 24 Aralık 1984 yılı olaylarını teşkilatlandıranlardan Rufat Yağcı ve Recep Taşçı, Siyasi Mağdurlar Vakfı Başkanı Halil Küçük, Kirkovo Belediye Başkanı Şükran İdriz, Momçilgrad Belediye Başkanı Erdinç Hayrulla, Çernooçene Belediye Başkanı Osman Aydın, HÖH Kırcaali Gençlik Kolları Başkanı Ahmed Habip, Kırcaali Belediye Ombudsmanı Hakif Emin ve Ardino Meclis Başkanı Aydın Serkan yer aldılar.

Halka hitaben ilk konuşmayı ev sahibi konumundaki Sayın Resmi Murad yaptı ve dedi ki: ”Mleçino meydanında gerçekleşen protestoya katılan insanlar kahramandır, en büyük kahramanlar ise onun bedelini hapislerde yatarak ödeyenlerdir. Onları her zaman saygıyla anacağız, aramızda olmalarını rica edeceğiz ve bu günü her zaman anacağız. Bu günün kahramanları sizlersiniz. Eğer bu günleri anmazsak, saymazsak unutalacak. Bugün partimizin gururu,
Parlamento'da sözcümüz Lütfi Mestan ellinci yaş gününü kutluyor. İzninizle kendi adımdan ve sizlerin adından doğum gününü tebriklerken daha 50 yıl böyle yüksek seviyelerde Türkleri temsil etmesini diliyorum. Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin iktidarda olduğu yıllarda gemimiz istediğimiz yönde yüzüyordu, çünkü rüzgarı istediğimiz yöne estirerek halka iyi bir hizmet veriyorduk. Bugün ise durum farklı. Biz yine gemideyiz, yüzüyoruz ve yine onu yönetiyoruz ama, rüzgar bize karşı esiyor. Bu durumlarda bile gemi yönetmesinde tecrübe kazandık. Biz hedeflerimize ulaşmamız için yelkenlerimizi nasıl ayarlayacağımızıe biliyoruz. Yani gemimiz yine köylerimize ulaşacak ve hizmetlerini sunacak. Bu başarımızı hep beraber çalışmalarımızla gösterdiğimizi düşünüyorum. İnşallah sizler bunu önümüzdeki zamanlarda daha da iyi bir şekilde kanıtlayacaksınız. Çünkü şimdiki rüzgarın estiği yönü diğer partilerden kullanmak isteyen kişiler olacak. Onlar da, bizim gemimize destek olan rüzgar var, diyecekler. Ama şunu bilin ki onlar o geminin yönünü kullanacaklar ama hizmetini buraya getirmeyecekler. Çünkü o siyasi güçler bizim sorunlarımızı paylaşmıyorlar.“

Bahri Ömer konuşmasında ise: “Eskiden bu zamanda tütün alım kampanyası bitiyordu. Tütünün fiyatı ve primin ne kadar olacağını biliyorduk. Şimdi ise bir belirsizlik var. Burada yapılacak çok işler var. Gerekirse birliğimizi başka başka hareketlerle göstereceğiz, biz varız diyeceğiz. Hiçbir zaman elimizdeki nafakayı vermedik, bundan sonra da vermemeliyiz. Hep beraber en doğru yolu bulup meydan okutmayacağız. Aynı zamanda kültürümüzü yaşatacağız, oldukça dernekler kurup onu ayakta tutacağız. 1993 yılından beri Türkçe kitaplar basılmıyor, Türkçe okunuyor diyecek kadar az okunuyor. Bu yönde elimizden geleni yapacağız. Daha altmışlı yıllarda Türk tiyatromuz vardı. Onu canlandırdık ve kültür bakanımız Vejdi Raşidov’un annesinin adını verdik, fakat buna rağmen onu kapattı. Zaten hükümetin gaflarının sonu yok. Bu böyle ne zamana kadar devam edecek, bir Allah bilir. İki seçimi bir günde yapacağız dediler ama, üçü de bir arada olabilir. Partimizin il ve ilçe teşkilatları var, yani sağlam bir gücümüz var, temelimiz var. Bu güç sizden geliyor. Bu güç oldukça, düşündükleri kalleşliği gerçekleştiremeyecekler”, dedi.
Onun ardından Necmi Ali : “26 yıl önce burada haklarımız ve özgürlüklerimiz için savaş başlamış. Nerelerden nereye geldik. Bilindiği gibi sekiz yıl iktidardaydık ve bu zaman zarfında Bulgaristan’ı Avrupa Birliği ve NATO üyesi oldu. Bu dönemde gençlerimize halka hizmet amacıyla çeşitli devlet makamlarında görevlendirdik. Böylece hak ve özgürlüklerimiz gelişti. Ama sanırım, Sayın Genel Başkanımız Ahmed Doğan’ın o zamanki mesajını unutur gibi olduk. O demişti ki, „Hak ve özgürlükler ebediyen verilmiş değildir, hak ve özgürlükler için sürekli savaşmamız gerekiyor”. Görüyoruz ki, iktidar değişince hak ve özgürlüklerimize saldırı başladı. Sadece dinimiz ve kültürümüze değil, ekonomi haklarımıza da saldırdılar. Hatta Bulgaristan Ulusal Televizyonu'nda yayınlanan beş dakikalık Türkçe haberleri bile çok gördüler. 2011 yılı bütçesinde tütün primleri öngörülmüyor. Bu da bizleri ekonomi açıdan sıkıştırıp buralardan uzaklaştırmaya yönelik yapılıyor. Ama bu olmayacak! Avrupa Birliği Parlamentosu’nda temsilcilerimiz var. Hiçbir zaman, hiçbir kimse bizim sesimizi susturamayacak. Geçen günlerde bazı siyasi güçler “HÖH’ün sonu geldi!”, şeklinde yorumlar yaptılar. Bu devletin geleceği hak ve özgürlük olmadıkça ilerleyemez. Bizi bölmeye çalıştılar, müftülük konusunda, şimdi ise tütün. Biz savaşımızı sonuna dek vereceğiz. Hiç kimse kendi kendine kabul ettiği bir kanunla halkımızı silip süpüremez. Biz beraber oldukça, bizler ile, baş başa, karşı karşıya oturup tartışacaklar ve bizim haklarımızı verecekler”, şeklinde konuştu.

Belene mağduru Sadullah Hayrullah ise: “Yıllarca hapislerde olduğumuz sürede barıştan, güzellikten, özgürlükten yana dostlarla konuşmayı çok arzu ettik ve bugün burada hep beraber olmamız çok mutlu bir olay. Dostluğumuzu, hoşgörümüzü birbirimize ekleyip binalar yapmayı, önümü.zde yolların aydın olması için beraber olmamızın onurunu yaşıyoruz. Çünkü alimlerim şöyle demişler: “ Yok ise kalbinde sevgi, merhamet, yoktur Allah'ın evinde keramet”. O zamanlarda bizleri destekleyecek eş dost, güç aradık, ama bulamadık, çünkü zaman öyleydi. Ve ben çilelerimizi ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'e anlatmak istedim sanki yanımızda olup yardım edecekmiş gibi. Bu 5 ocak 1985'te yazdığım „Atama Çağrı” şiiriyle oldu. İzninizle sizlerle paylaşacağım. Dilerim Türkiye gücümüzü kuvvetimizi er meydanlarında nasıl doldurmuşsa, her tarafımız öyle dolsun taşsın! Herkes görsün ki bu azınlık kimsesiz değil. El ele vererek birlik beraberlik içinde yaşamayı, barışı sevenleri milliyetçilik ruhunda değil, insanlık ruhunda yaşamak istediklerini görsünler”, dedi.
HÖH Başkan Yardımcısı Lütfi Mestan: “Allah'ın emriyle bu gün 50 yaşını dolduruyorum. Bu doğum günümde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. 26 yıl önce Tırnovo’da üniversite öğrencisiydim. Belki sizler burada savaş yürütüyorken ben şenleniyormuşumdur. Bundan dolayı bugün Bulgaristan Parlamentosu’nda dördüncü kez milletvekiliysek, bunu sizlere borçluyuz. O zamanlarda halkımıza sahip çıkanlara saygılar sunuyorum. Bugün benim size çok kısa bir mesajım var. ATAKA gibi aşırı milliyetçi, Türklerin Bulgaristan’dan kovulmasını isteyen bir parti, şu anda GERB ile birlikte iktidar ortaklığı yapıyor. Beş dakika Anadilimizde haberleri çok görüp yasak edilmesini istiyor. Bunlar iktidara geldiğinde, 16 yıl önceki mahkeme kararını ortaya çıkarıp, Binbaşı Gencev’in müftülüğe atanmasını hak tanıyor. Siz mağdurlara soruyorum, ”Siz bu tür siyaset için mi Belene’de çürüdünüz?” Hayır, değil mi?! Biraz önce Rufat Bey ile tanıştığımızda ben ona, bugün sizin bayramınız ama acı hatıralar uyandıran bir bayramınız, dedim. O ise bana, “Ko olsun, acı hatıralar ama tarihten dersimizi alalım”, dedi. Biz tarihten dersimizi aldıysak, birlik ve beraberliğimizi koruyacağız. ATAKA gibi partilerin iktidardan gitmesini sağlayacağız, Türk tiyatrolarını yeniden açacağız, Ehliman Çoban gibi sanatçılarımız kültürümüzü sadece Bulgaristan’da değil, tüm dünyaya duyuracak. Yapılacak seçimlerde iktidar parti Ardino’ya Belediye Başkan adayı çıkarabilir. Belki bağımsız gösterir kendini ama bilin ki bu kişilerin ardında ATAKA ve GERB vardır. Türklük sadece Türk ismi taşımak değil, kalp duygusudur. Vejdi Raşidov da Türklük duygusu olsaydı anasının adını taşıyan tiyatroyu kapatmazdı. Necmi ile Resmi’nin sözlerini dikkatlice dinledik. Genç ve olgun Belediye Başkanınız var. Sakın ona karşı çıkan diğer başkan adaylarına şans tanımayın. Birlik, beraberlik içinde olursak arzu ettiğimiz her seviyeye ulaşacağız. Bugün 24 Aralık, izninizle Genel Başkanımız Ahmed Doğan’ın sizlere en sıcak, kalbinin en derin yerinden gönderdiği selamları aktarmak istiyorum. O sizin bu gününüzü kutluyor ve 2011 yılında artık çok daha iyi, aydın bir siyaset belireceğini sizlere iletmemi istedi.”, diyerek anma töreni kürsüsünden son konuşan oldu.

Rufat Ömer Yağcı Kırcaali Haber okuyucuları için geçmişte yaşadığı kötü olayları kısaca şöyle anlattı: „1984 eylül ayı sonrasında kökümüzde Bulgarlık varmış bahanesiyle gece gündüz demeden Türkler evlerinde basılarak cop ve silah gücüyle isimleri değiştirilmeye başlanıldı. Biz köyümüz Başevo'da (Hallar) bunu kabullenemedik ve 23 Aralık gecesi toplanıp karşı koymaya karar verdik. Ertesi gün Mleçino meydanına geldik. Burada yüzlerce kişi vardı. Ancak devletin asker ve milis güçleri bizi top tüfekle karşıladı. İtilerek ve dövülerek oradan kovulduk. Ve birkaç gününe önde olan bizler Belene kampına gönderildik. Neticede “Soya Dönüş” adı verilen aslında Bulgarlaştırma sürecini yaşadık”.

Tören, Hak ve Özgürlükler Hareketi’nden etkin üyelerin, yurt içinden ve yurt dışından gelen duyarlı konukların ve yerli halkın Mleçino meydanındaki 24 Aralık 1984 yılı anıt çeşmesine çelenk ve çiçek koyarak saygı duruşlarıyla son buldu.

Daha sonra Emin Hoca'nın yüzlerce kişi için hazırladığı sekiz kazan pilav orada bulunanlara dağıtıldı.    
   

25 Aralık 2010 tarihli
“Krcaali haber “gazetesinden alıntıdır.
Logged

" İRADENİ İDARE ET,VİCDANININ ESİRİ OL !" -  Mevlana
                                 *
Sayfa: 1 2 [3]
Balkanlar.Net  |  Balkan Dünyası  |  Tarih  |  Konu: 26 ARALIK 1984 ... « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer:  



    MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
    Bu safya 0.0255 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu

    Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog