Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Balkanlar.Net
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kasım 22, 2017, 21:15:57
151.700 Mesaj 8.683 Konu Gönderen: 8.295 Üye
Son üye: figenbakay
Balkanlar.Net  |  Balkanlar.NET  |  Birbirimizi Tanıyalım  |  Konu: Alevi Göçmenler?? (Var mı acaba?) 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8
Gönderen Konu: Alevi Göçmenler?? (Var mı acaba?)  (Okunma Sayısı 43987 defa)
AlperenKIRIM
Qırımtatar
Global Moderator
Onursal Üye
******

Popülarite: 136
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.102



« Yanıtla #60 : Kasım 10, 2011, 20:07:11 »

Bektaşiliğin Oluşmasında Ahmet Yesevi Etkeni ve Yeseviliğin Alevi Niteliği:

Alevi-Bektaşi geleneğinde, söylencelerinde, inancında Ahmet Yesevi’nin (öl. 1166) büyük payı vardır. Tarihsel gerçeklerle çelişse bile, söylenceler Ahmet Yesevi ile Hacı Bektaş arasında mürşitlik-halifelik bağı kurar. Alevi-Bektaşi kültüründe ve inancında Ahmet Yesevi’nin yeri Ebül Vefa’lara, Baba İlyas’lara göre çok fazladır. Anadolu’da Zeynel Abidin’den geldiklerini savunan dede ocakları, kendilerini Ahmet Yesevi “evlâdı” kabul ederler. Soy kütüklerinin hepsinde Ahmet Yesevi,  Muhammet Hanefi yoluyla Hz. Ali’ye bağlanır. Sekizinci İmam Rıza’dan “icazet” alındığı savunulur. Ahmet Yesevi’nin Arap değil, Türk olduğu bilinmektedir.
Alevi niteliği kesin bilinen Ahmet Yesevi mürşidi Arslan Baba’ya “Divan-ı Hikmet”inde yer verir, onu mürşit edindiğini “Yedi yaşta Arslan Baba’ya verdim selâm” dizesiyle dile getirir. “Hikmet”leri şeriat dışı bir görünüm sergiler. Aşk, coşku ve semah vardır. “Dört Kapı Kırk Makam” felsefesini işler. Hacı Bektaş’ın kuramlaştırdığı bu felsefede, Ahmet Yesevi’ninkinden belirgin izler vardır.


Ahmet Yesevi ve Yesevilik, Alevi bir inanç sergiler. Fuat Bozkurt’un belirttiği gibi; Ahmet Yesevi’nin “Fakrnâme”si ile Hacı Bektaş’ın “Makalât”ı ve Alevi-Bektaşiliğin temel kitaplarından olan “Buyruk”lar arasında benzerlik vardır.


evet her zaman kaşıma çıkan Alevi yazısı. hayret tarihi çelişkilerden de bahsedilmiş bu sefer. Bir şu şuna benzer bu buna benzer şekli çok klas!k.

zaten yüce Google da Alevi kaynaklarına baksan, bin bir türlü fikir, Ahmed Yeseviyi Hz. Ali'nin soyundan diyeni de var. o kadar çok bir biri ile çelişen mesele var ki hangi birini kabul ediceksin şaşırıyor insan.

kısaca orta asyada alevilik yok sünnilik var araplıkta yok türklük var. internet çağında bunu araştırmak zor değil.
Logged


Ant etkenmeñ , söz bergenmeñ bilmek içün ölmege
Bilip körüp milletimniñ közyaşını silmege
Bilmey , körmey biñ yaşasam qurultaylı han bolsam
Yine bır kün mezarcılar kelir meni kömmege
 

Noman Çelebi Cihan
AlperenKIRIM
Qırımtatar
Global Moderator
Onursal Üye
******

Popülarite: 136
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.102



« Yanıtla #61 : Kasım 10, 2011, 20:20:16 »

Koskoca Ali Rıza Uğurlu dede senden ve Yezid uşağı olan sözde Alevi proflardan iyi biliyordur Aleviliği heralde.

ALEVİLİK NEDİR?

Alevi İslam anlayışı; İslamiyet’in Kuran’a dayalı, Hz. Muhammed’in buyruklarına göre İslam’ı evrensel boyutuyla yorumlayıp,  insanlığa yeni kapılar açan büyük düşünce felsefesine yol veren, ilahi Tasavvuf anlayışı ile hayat bulan bir inanç bütünlüğüdür.

http://www.cemvakfi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=616:alevlk-nedr-&catid=34:demo-content&Itemid=114

Hz. Muhammed’in buyruklarına göre

bunu nasıl yapıyorlar? kaynak olarak ne kullanıyorlar.
Logged


Ant etkenmeñ , söz bergenmeñ bilmek içün ölmege
Bilip körüp milletimniñ közyaşını silmege
Bilmey , körmey biñ yaşasam qurultaylı han bolsam
Yine bır kün mezarcılar kelir meni kömmege
 

Noman Çelebi Cihan
bektas
Yeni Üye
*

Popülarite: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28



« Yanıtla #62 : Kasım 10, 2011, 20:21:30 »

Osmanlı Şeyh Bedreddin ardından bu inanca gönül verenleri aslında diğerlerinden ayırt etmiyordu. Aziz Mahmut Hüdai, onlar hakkında kendisine bilgi verenleri dinlemiş, adam gönderip yerinde araştırma yapacağı yerde eline kalemi almış ve devrin padişahına “ şeyhin yolunda gidenler kızıl başlar ile birdi” demişti.  
Balkanlara Börklüce ve Torlak kemal olayları sonrası Bedreddin’in gelmesi rastlantı değil. Aslında Bedreddin olayı öyle sıradan bir hareket değildir. Bunu şu satırlarda daha net görmekteyiz.
Vaktiyle Baba İshak taraftarlarının Dobruca’ya geldikleri göz önüne tutulursa Şeyh Bedreddin’in Deliorman’ı niçin intisap ettiği ve az zamanda etrafında binlerce kişiyi toplayabilmekteki muvaffakiyetin sırrı anlaşılır.
Bedreddin kendisine o günün şartlarında ve gelecekte yandaş bulacağı bazı merkezleri ziyaret eder. Bunu da aşağıdaki kayıttan anlamaktayız.
Dobruca’da bulunan Şeyhin doğruca Sarı Saltuk zaviyesine gitmesinin tesadüf eseri olarak görülmeyeceğini belirtmektedir. Zira zaviye uzun zamandan beri Dobruca’daki Kalendir’ilerin merkezi idi.
Esasında töre ve toplum yapılanmasında tutuculuğu bir yana bırakırsak kısa zamanda bu oluşum başarılı olsaydı Trakya ve Balkanlar’daki yapılanmalarında büyük değişiklere gider ve daha iyi organize olurlardı.
Günümüzde töre ve toplum yapılanmasına örnek olarak halen Şeyh Bedreddin’in inancına devam eden Amuca Toplumunu örnek gösterebiliriz. 1868 yılında Babagan Bektaşiliğine geçmelerine rağmen hala Şeyh Bedreddin erkânının bazı uygulamalarına devam etmektedir. Bu uygulamaların hiç biri Babagan Bektaşi erkânında yoktur. Bazı yazarlar Bedreddin ’ilerin bazı uygulama ve inançlarını Bektaşiler ile aynı diye yazmaları aslında Bektaşiliğe geçen aynı toplumun aslında töre ve erkânca eski inancından kopmadıklarıdır.
Şeyh Bedreddin ardından ona inanları yeniden bir araya toplayan Mümin Mehmet Baba  adlı bir kişidir. Bu kişinin 3 tuğlu bir paşa olduğu muhipleri tarafından söylenmektedir.
Balkanlarda Sarı Saltuk’tan sonra en büyük değişim ve etkileşim yapan kişilerin başında Şeyh Bedreddin gelir. Şeyh Bedreddin muhipleri arasında Sarı Saltık’a gönül vermiş pek çok kişilerin torunlarının yer aldığını görüyoruz.
Logged
bektas
Yeni Üye
*

Popülarite: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28



« Yanıtla #63 : Kasım 10, 2011, 20:23:34 »

Yakın tarihimizde Şeyh Bedreddin’in yaptıkları ve yapmak istedikleri değil SOSYALİST düşüncenin öncüsü gördüklerinden onun halk kitleleri üzerinde etkileri ve düşüncelerini ve bıraktığı inancı hiç gündeme gelmemiştir. Amucalar’ın bir kısmının Bektaşiliğe geçtiğinden habersiz bazı yazarçizerler onları Bektaşilere benziyor diyerek yanlış bilgi vermektedirler. Şeyh Bedreddin inancını görmüş olan birisi olarak Trakya’da Bektaşi ve Bektaşi süreklerinin inanç uygulamalarına benzetmeleri yanlıştır.  Babalık sistemi manevi SEYİTLİKTİR. Sadece Şeyh Bedreddin’in yolunu devam ettiren Amucalar ’da soy sistemin nasıl yürüdüğüne gelince? Bedreddin’in Şeyh Ahlati’den el alarak manevi bir şekilde onurlanmasından dolayı yolunu icra eden babalarında bir nevi bu durumda oldukları yani MANEVİ SEYİT oldukları söylenmektedir. Bedreddin’i Babaları burada Şeyh Bedreddin gibi manen Seyit olmaktadır. Şeyh Bedreddin Seyit değildi, onun için Şeyh Bedreddin ‘ilerin de ALEVİ olarak adlandırılması da yanlış bir düşüncedir.
 Nitekim Şeyh Bedreddin ’in bir Alevi ve isyanın da bir Alevi isyanı olduğunu, bugün hemen bütün Alevi yazarlarca iyi düşünülmeden, kolayca iddia edilmekte ve bu konu da geniş düşüntü yapılmaktadır. Oysa Şeyh Bedreddin bu günkü anlamıyla Alevilik ile en ufak bir ilgisi olmadığı, aksi iddianın tarih yanılgısı bir yaklaşım yansıttığı açıktır.
Balkanlar’daki Bektaşiler ve Bektaşi sürekleri her ne kadar töre ve toplum yapılanmalarında içe dönük olsalar da Bedreddin’i inancı için canını vermesi ve maddi çıkar yerine inancı için ölmesinden dolayı onu her zaman sevmiş ve ziyaret etmişlerdir.
Logged
bektas
Yeni Üye
*

Popülarite: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28



« Yanıtla #64 : Kasım 10, 2011, 20:26:06 »

Sn.  Refik Engin'in makalesinden alinti.Tekirdag, Kilavuzlu koyu
Logged
AlperenKIRIM
Qırımtatar
Global Moderator
Onursal Üye
******

Popülarite: 136
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.102



« Yanıtla #65 : Kasım 10, 2011, 20:35:08 »

Nitekim Şeyh Bedreddin ’in bir Alevi ve isyanın da bir Alevi isyanı olduğunu, bugün hemen bütün Alevi yazarlarca iyi düşünülmeden, kolayca iddia edilmekte ve bu konu da geniş düşüntü yapılmaktadır. Oysa Şeyh Bedreddin bu günkü anlamıyla Alevilik ile en ufak bir ilgisi olmadığı, aksi iddianın tarih yanılgısı bir yaklaşım yansıttığı açıktır.

evet işte, bu tür meseleler insanların Aleviliği anlamalarını zorlaştırıyor. Gerçi bu sünnilikte de var, Türkiyenin içerinin tamamını bilmiyorum, ama mesela balkan Türklerinde ve kuzey ve orta asyadakilerinde arapçılık yoktur. arapların sünniliği de bize oldukça farklıdır.

Logged


Ant etkenmeñ , söz bergenmeñ bilmek içün ölmege
Bilip körüp milletimniñ közyaşını silmege
Bilmey , körmey biñ yaşasam qurultaylı han bolsam
Yine bır kün mezarcılar kelir meni kömmege
 

Noman Çelebi Cihan
bektas
Yeni Üye
*

Popülarite: 2
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28



« Yanıtla #66 : Kasım 10, 2011, 21:12:30 »

Sana cok bilgi gerek, Sn. AlperenKIRIM!:)))
Logged
AlperenKIRIM
Qırımtatar
Global Moderator
Onursal Üye
******

Popülarite: 136
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.102



« Yanıtla #67 : Kasım 10, 2011, 22:05:40 »

sn. bektas

Alevi işleri hiç ilgimi çekmemiştir, nedeni de kendi içlerinde dahi uzlaşamamalarından kaynaklanan kavram ve bilgi kargaşılığıdır.

Bizim taraflara İslam , Yesevi Alperenleri yanında Altın Ordu Hanları Berke Han ve Özbek Han, ayrıca Memlük Sultanı Baybars dönemlerinde yerleşmiştir. Ve Sünniyiz. Bu zikrettiyim kişilerde Türk hükümdarlarıdır. Yani bizim Türklük meselesi gayet açık ve nettir, boy adları dahi bir yere kadar güncelliğini kormuşlardır, direk Orta Asya'ya bağlar. 
Ana dilim sayesinde yaklaşık 5-6 yıldan beri internet sayesinde Orta Asya Türkileri ile iletişimdeyim, bir çok konularımız oldu, Din dahil, eski şaman devrinden kalan inançlar falan.

Biz araplarla yan yana hiç yaşamadık, iran ile de düşmandık ama ikisinden de etkilenmeler oldu. fakat hala divanı lügatıt türkün dilini konuşmaktayım.

neyse
Türklerde Alevilik diye birşey yok.  Türkiye ve Anadolu kökenli Türklerin bazılarında var. İstisna yani. Balkanlarda hatta Bektaşilerin bazıları kendilerini Alevi kabul etmezler.

Evet, her Alevi farklı bilgi verince, çok bilgiye ihtiyaç oluyor. Kimin doğru söylediğini nereden bilicez? Bende zaman harcamıyorum işte. Türki meselerden zaman kalmıyor Alevilere Smiley
Logged


Ant etkenmeñ , söz bergenmeñ bilmek içün ölmege
Bilip körüp milletimniñ közyaşını silmege
Bilmey , körmey biñ yaşasam qurultaylı han bolsam
Yine bır kün mezarcılar kelir meni kömmege
 

Noman Çelebi Cihan
Ozan
Ziyaretçi
« Yanıtla #68 : Kasım 10, 2011, 23:49:23 »

Ebu Hanife'nin Türk olduğu kesin değildir. Çeşitli görüşlere göre Türk olduğu ileri sürülür ama bunun doğruluğu daha kanıtlanamamıştır. Bu yüzden kendisine Türk denemez. Bu konular hakkında fikrim zayıf filan değil ailem içerisinde birçok kişi Hanefi Sünnidir.

Bütün Sünni yorumlar Arap yorumudur demek istemedim. Öyle anlaşılmış olabilir. Eşari Sünniler'le Maturidi Sünniler bir değildir elbette. Maturidilik akla daha önem verir. Hanefilik'de Maturidiliğe mensup olduğundan diğer mezheplere göre daha akılcıdır bundan haberim var.

Osmanlı konusuna gelince. Osmanlı özellikle 2. Murat'tan sonra bir Türk devleti özelliği göstermez zaten. Enderun mekteplerine Türkler'in alınmaması, Fatih döneminden itibaren devlet görevlileri arasında Türkler'in gayri Türk unsurlar arasında ancak 7'de 1'e tekabül ediyor olması bunun göstergesidir. Bu yüzden Osmanlı'nın bu tarikatları desteklemesi gayet doğaldır.
Logged
AlperenKIRIM
Qırımtatar
Global Moderator
Onursal Üye
******

Popülarite: 136
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4.102



« Yanıtla #69 : Kasım 11, 2011, 01:17:45 »

Balkanlar’daki Bektaşiler ve Bektaşi sürekleri her ne kadar töre ve toplum yapılanmalarında içe dönük olsalar da Bedreddin’i inancı için canını vermesi ve maddi çıkar yerine inancı için ölmesinden dolayı onu her zaman sevmiş ve ziyaret etmişlerdir.


adam görmemişler Smiley
Logged


Ant etkenmeñ , söz bergenmeñ bilmek içün ölmege
Bilip körüp milletimniñ közyaşını silmege
Bilmey , körmey biñ yaşasam qurultaylı han bolsam
Yine bır kün mezarcılar kelir meni kömmege
 

Noman Çelebi Cihan
Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8
Balkanlar.Net  |  Balkanlar.NET  |  Birbirimizi Tanıyalım  |  Konu: Alevi Göçmenler?? (Var mı acaba?) « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer:  



    MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
    Bu safya 0.05694 saniyede 22 sorguyla oluşturuldu

    Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog