Eczane sahibi eczacıların başı dertte . Yakın zaman da alışveriÅŸ merkezlerinde , marketlerde , bakkal da , manav da benzer yerlerde ilaç satımı için hazırlıklar yapıldığını hükümetin başı açıkladı.
Ülkemiz de 25.000’in üzerinde eczacı var . Bu insanlar iyi bir fakültede 5 yıl eÄŸitim yapmışlar . YetmemiÅŸ üstüne bir de sermaye koyarak mesleklerini icra ettikleri , adına “eczane” denilen iÅŸletmelerini açmışlar. Yani bu eczacılar , kendilerine ve ülkelerine maliyetleri epeyce fazla olan, aynı zamanda meslek sahibi ,bir insan kitlesi ...
Åžimdi de baÅŸlarında ekmek paralarına musallat olan bir bela var . Ancak duyarlı olanları tenzih ederim ama bu duruma müstahak olduklarını düÅŸünüyorum .
Bu düÅŸüncemin nedeni ÅŸu : eczacılar memleketimizin okumuÅŸ aydın bir sınıfını teÅŸkil ediyor ya da ben öyle düÅŸünüyorum . Ülkemiz de neredeyse her mahalle de bir eczane var . PerÅŸembenin geliÅŸi çarÅŸambadan belli olduÄŸuna göre gelinen bu tablo için daha düne kadar kılını kıpırdatmayan eczacılar , baÅŸlarına gelen sıkıntıdan birinci derecede sorumludurlar .
Eczane dışında ilaç satmaya hazırlanan iktidarın; içte cemaat ve tarikatların , dışta küresel güçlerin desteÄŸi ile iktidara geldiÄŸi ve yine bu güçlerin desteÄŸi ile iktidarda kalmaya devam ettiÄŸi sağır sultanın bile anladığı bir gerçek .
Peki bu iktidarın varlığını sürdürmesi için neye ihtiyaç var ? Cevap : kendisini destekleyen güçleri doyurmaya ...
Eczacıların hepsi , bu iktidar baÅŸa geldiÄŸinde Türkiye’nin sosyal güvenlik kurumlarının ilaca kaç para ödediÄŸini çok iyi biliyor. Åžimdi de kaç para ödendiÄŸini biliyor. Peki bu güne kadar millet ve devlet aleyhine olan bu gidiÅŸata , niye seslerini çıkarmadılar ? Milletin parası , ilaç ithalatı adı altında küresel güçlerin bir parçası olan ilaç tröstlerine akarken neden sustular ?
İlaç sanayimiz küresel güçlerin eline geçerken , ilaç ihtiyacımızın neredeyse tamamı ithalat ile karşılanırken , ilaç için harcanan para ithalatımızda enerjiden sonra ikinci sıraya otururken bu eczacılarımız neredeydi ?
Ülkemizde konuÅŸlanmış bulunan ve küresel sermayenin elinde olan büyük marketler zinciri elbette yeni kazanç kapıları bulmak için baÅŸkalarının ekmeÄŸine göz dikecek . Ya siz ne yapacaklar sanıyordunuz ? Obama’nın desteÄŸini almak kolay mı zannettiniz ? “One minute” aslanı olmanın bir bedeli var bunu bilmiyormuydunuz ? Elbette eczacılarda paylarına düÅŸeni ödeyecek ...
Sağlıkla ilgili bakanlık tarikat ve cemaatlere teslim edilirken eczacılar niye sustular ?
Bu gerçekleri mahallelerde hizmet verdikleri halka niye anlatmadılar ?
Ben Temmuz 2007 seçimlerinde milletvekili ve Mart 2009 yerel seçimlerinde de belediye baÅŸkanı adayı idim . Varlığı ve yokluÄŸu tartışmalı bir Türk aristokrasisine veya burjuvazisine dahil olmadığım yani bir halk çocuÄŸu olduÄŸumdan dolayı , daÄŸ bayır demeden dolaÅŸtım . Özellikle her önüme çıkan eczaneye atlamadan girdim . O zaman böyle bir sorunları da ortalığa dökülmemiÅŸti .
Onlara sosyal sorumluluk açısından bir eczanenin ve eczacının önemini aklım yettiÄŸi ve dilim döndüÄŸü kadar anlatmaya çalıştım . Kızmasınlar ama genelleme yaparsak çok duyarsız olduklarını müÅŸahade ettim . Ya da uyarılarımızı duymak istemiyor “ bizim iÅŸimiz tıkırında hadi baÅŸka kapıya” der gibi davranıyorlardı .
Bu ülkeyi korumak o kadar kolay deÄŸildir . EÄŸer sadece ayağınıza basıldığı zaman feryad ederseniz sizi kimse ciddiye almaz . Buna karşılık kendi gücünüzü objektif bir ÅŸekilde toplum yararına kullanırsanız size karşı yapılacak haksızlık karşısında millet yek vücud olarak ayaÄŸa kalkar .
Lenin’in Ekim 1917 Devrimini 10.000 kiÅŸi ile yaparak Sovyetler BirliÄŸini kurduÄŸu anlatılır . Bu örnek açısından bakıldığında; iÅŸ başında olan iktidar 1994 yılında büyük baÅŸarı ile yerel yönetimlerde baÅŸa gelirken cami imamlarının ve müezzinlerinin desteÄŸini almıştı . Onlar cami cemaatlerine; gerçi ÅŸimdi yanıldıklarını itiraf etmeselerde müslümanların iÅŸ başına gelmeleri gerektiÄŸini samimiyetle ve yılmadan anlatmışlardı . Bu sebeple ÅŸimdiki iktidarın baÅŸa gelmesinde eÄŸer bir meslek gurubu olarak kabul edilecekse ki ; bence kabul edilmelidir , din adamlarının büyük rolü vardır .
Onun için ülkemizde ki 25.000 eczacının varlığı ; ülke sathına dengeli bir ÅŸekilde yayılmış olmalarına ve sosyo-ekonomik koÅŸullarına bakıldığında bir iktidarı getirmek ve ya götürmek için yeterde artar bile ...
Aynı benzetmeyi Tekel iÅŸçileri için de yapabiliriz . İşler iyi giderken onlarında sesi çıkmıyordu . Ne zaman hükümetin başı muslukları keseceÄŸim diye ferman buyurdu iÅŸçi protestoya baÅŸladı . Tayyip döneminin özelleÅŸtirme adı altında milli deÄŸerlerin peÅŸkeÅŸ çekilme dönemi olduÄŸunu bu Tekel iÅŸçisi daha yeni mi anladı ?
Bu millet kendisine ağır yaralar açan politikalar uygulayan iktidarı , yerel yönetimlerde 4.dönem ve merkezi yönetimde 2. Dönem baÅŸta tutuyor. Eczacılar , Tekel iÅŸçileri , memurlar , iÅŸçiler , emekliler , köylüler , esnaf ve diÄŸerleri samimi olsalardı ; kendilerine bu kadar eziyet eden bir iktidar baÅŸta kalabilirmiydi ?
Küresel sermayenin Türkiye ÅŸubesi TÜSİAD’çılar yada küresel güçlerin kontrolündeki medya gibiyseniz hiç tantana yapmayın. Başınıza ne gelirse sesinizi çıkarmadan dizinizi büküp oturun. EÄŸer zaten böyleyseniz , siz ne kendi hakkınızı ne de bu milletin hakkını koruyabilirsiniz.
Bu hadise; malum hikayedir güneydoÄŸu da isot tarlalarına giren Fransız askerlerini kovalamaya benzedi . Yani bana dokanma da ne yaparsan yap . Ne yazık k i sana da gün gelir iÅŸte böyle dokunurlar...
Hepinizin bildiÄŸi bir olay başımıza geliyor ve hala seyrediyoruz . Hatırlarsanız Afrika’ya giden emperyalizmin öncü kolu olan misyonerler ellerindeki incili Afrikalılara verdiler ama karşılığında Afrika’nın zenginliklerini aldılar . Bunların izinden gidenlerde Allah , Peygamber , Kuran diyerek ülkemizi bu hale getirdiler ve sonuçta kendileri zenginleÅŸtiler .
Hala bireysel menfaatlerimizin peÅŸinde koÅŸuyormuÅŸuz gibi geliyor . Bu sebeple Allah sonumuzu hayr eylesin ...
Gelelim yine eczacılarımıza ; eÄŸer samimi iseler sadece kendi sorunlarının çözümü ve dolayısıyla millet menfaatlerinin korunması bakımından üzerlerine düÅŸeni yapmalı ve bulundukları her noktada halkı aydınlatarak , ülkenin bu badireden kurtulmasını saÄŸlamalıdırlar .
Aynı sözüm Tekel iÅŸçileri , emekliler , memurlar , esnaf , iÅŸçi ve köylülerimiz içinde geçerlidir. Bir parmak bal aklımızı kör etmeye yetiyorsa varsın manav bile ilaç satsın . Bu da yetmez diyenlere simitçiler ve mısırcılar da hatta ayakkabı boyacılarına bile ilaç sattıralım diyorum . Onlarda hayat üniversitesinden mezun . Ne demiÅŸler anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az ...
Yazınızın bir kopyasını balkanlar.net internet sitesinde biraz geç olsada okudum. Orada cevap vermek yerine orjinal metni araştırıp şahsınıza cevap vermeyi uygun gördüm. Ülkemizi tanımayan biri okusa bu makalenizi : \" bu sürecin ve mevcut iktidarın sorumlusu eczacılardır\" şeklinde düz mantık bir ana fikir çıkartır yazdıklarınızdan. Eczacılar iyi eğitim almış bu ülkenin aydın insanlarıdır. Elbet içimizde her türlü siyasi görüşe mensup meslektaşlarımız vardır. Bu kadar çok sesli bir meslek grubundan siyasi konularda tek bir ses yükselmesini bekleyemezsiniz. Ancak mesleki kayıplarda bu birleşimin üst düzeyde olabileceğini kestirmek güç değil. Öncelikle bir avukat ve sonrasında siyasete gönül vermiş bir gönüllü olarak ; eczacılık mesleğini bu bağlamda eleştirmeniz ve tüm eczacıları aynı kefeye koyup \"bana dokunmayan yılan bin yaşasın\"cı bunlar tavrınız hoş olmamış. Ülkede geçmişten günümüze gelen, sağlık ve ilaç politikalarında ki yanlışlıkları gücü yettiğince tepki gösteren bir meslek birliğimiz vardır. Türk Eczacıları ; İlaçta patent, reklam, özel hastane ve muayene ücretleri soygunu, SSK\'nın tasviye süreci, yerli ilaç sanayinin çöküşü, bu ülkede ilaç fiyatlarının yüksek olduğu gibi konularda yıllardır tepki göstermiştir fakat destek görmemişlerdir. Sorun eczacıların tepkisizliği değil, halkımızın duyarsızlığı ve boş vermişliğinden başka bir şey değildir. Eğer ki bir suçlu arıyorsanız; eczacı, tekel işçisi, memur emekli vs. gibi bireyselde değil, resmin bütününe bakarak bulmanızı tavsiye eder, sağlık ve esenlikler dilerim.