Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Makale Bölgesi

Makaleler->Tarihimiz->Rumeli'de Türk Uşağı Ocakları [ Arama ]

Rumeli'de Türk Uşağı Ocakları
Başlık Rumeli'de Türk Uşağı Ocakları
Açıklama Rumeli'de kullanılan "UŞAK" kelimesi üzerine
Gönderen aydinhoca

Rumeli’de Türk Uşağı Ocakları


 


-  Aydın Ayhan -


 


            Rumeli’de Türk varlığı, şüphesiz Fetihler Devri’nde buraya çeşitli sebeplerle göçürülen Türk guruplarla başladı. Her ne kadar, Osmanlı Türkleri daha Rumeli’ne gelmeden önce buralarda; Kuman, Peçenek, Uz, Alan, Tatar ve hattâ Sarı Saltıklı Türkmenleri gibi Türkler bulunuyorlarsa da, Fetihlerle Anadolu’da Osmanlı Türkleri ve onlara bağlı pek çok gurup geldiler.


            İlk gelenler; gazi askerler ve onlarla birlikte gelen ailelerdi. Bunların ardı sıra, Rumeli’yi “Dar’ül Cihad” bilerek gelen “Alperen Dervişler” ve onların bağlıları ve Anadolu’dan bir çok Yörük cemaatleri geldiler ve hemen buraları yurt tuttular.


Yüz yıllar boyu bu göçüşler hep devam etti. Fetih Ordusu ile birlikte gelenler, “Evlâd-ı Fatihân” adıyla anıldılar ve dedelerinin bıraktığı bu kutlu unvanı hâlâ taşımaktadırlar.


“Evlâd-ı Fatihân”, ve onların soyundan gelenler, dedelerine verilen, çiftlik ve yurtluklarda otururlar ve sefer zamanları,  “bayrak”lar teşkil ederek seferlere iştirak ederlerdi. Sefere “eşilmek” onlar için bir şeref olduğu gibi, çok önemli bir geçim kapısıydı. Sefere “eşilen”(iştirak ettirilenler) hizmetleri karşılığı devletten önemli ücretler alırlardı. Ticaretin fazla gelişmediği, topraktan geçinmenin zor olduğu yerlerde bu maaş(ulufe) oldukça iyi idi.


Gene “Evlad-ı Fatihan” dan sayılan fakat Ordu’ya silah ile değil de, top, cephane, levazım nakli ve devlete ait (mîrî) at, keçi, koyun gibi hayvan sürüleri yetiştirme gibi hizmetlerde bulunan “Rumeli Yörükanı Sancakları” da Rumeli’deki Türklerin  ikinci bir yarı askerî( paramiliter) gurubu daha vardı. Sefer zamanı bunlar ordu ağırlıklarını naklederler, ordu adına besledikleri sürüleri ve hayvanları devlete teslim ederler, gerektiğinde silahlı olarak sefere iştirak ettirilirlerdi.


Fetihler dönemi dışında, bir şekilde Rumeli’ne gelen, durumlarına göre şehir, köy, kasaba, timar ve zeametlere yerleştirilen Türkler de “Türk Uşağı” adıyla ayrıca teşkilatlandırılmışlardı. Bunlar genelde tarımla ve hayvancılıkla uğraşırlardı. Bunlar; genel olarak Anadolu’da kuraklık, kıtlık gibi felâketlerden kaçanlar(kâhdzedeler), İran’ın etkisiyle veya çeşitli baskılarla ayaklandıklarından bu etkilerden uzak olsunlar diye Rumeli’ne geçirilen Alevi Türkmenler, inançlarından ötürü zâhid yöneticiler tarafından baskı altında tutulan Kalenderî, Hurûfî hattâ Melâmi guruplardı.


 Zaman zaman isyanlar, başkaldırılar gibi çeşitli sebeplerle aksasa da, Türkler  Rumeli’de devletin askeri gayesinin parçaları olarak  büyük bir askeri nizam ve tertip içinde yaşadılar.


Gerek “Evlâd-ı Fatihân” ve Rumeli Yörükleri”, gerekse “Türk Uşağı” diye teşkilatlandırılan Türklerin en mühim vazifeleri “askerlikti”. Rumeli’deki bütün askeri düzeni ve ordunun çekirdeğini bunlar sağladığı gibi, kale muhafızlığı, zaptiyelik gibi görevler de bunlarındı. Ayrıca, gerek Mora, gerek Akdeniz Adaları’ndaki kalelerin muhafızları, gerekse Arabistan, Yemen, Mısır gibi büyük Eyaletlerin askerleri bu asker ocaklarından sağlanırdı. Rumeli Türklerinin zorunlu askerlik süreleri, genelde beş yıl idi. Seferi durumun devamı veya kendi isteklerine göre bu süre arttırılırdı.


Askerlikten dönenler, zengin olarak döndüklerinden, işsizliğin hat safhada olduğu zamanlarda, başkaca dirlikleri olmayan “Türk Uşağı” için asker olmak, çok istenen ve tercih edilen bir meslekti. Türk Uşakları, Rumeli’de Avusturyalılara ve Ruslara karşı savaşlara katıldıkları gibi, mecburî askerlik hizmeti içinde, kendi bulundukları şehirlerin kalelerinde, Akdeniz Adaları ve Mora’da bulunan kaleler ve kışlalarda bulunur, asayişi sağlarlar, devlet adına her türlü uygunsuzlukların karşısında olurlardı.[1] Bu muhafızların tayinatları(maaş ve masrafları) mîrîden verilirdi.[2]


1793 deki bir kayıta göre; Akkirman’daki Türk Uşakları neferatı Akkirmanlı oldukları, başka dirlikleri bulunmadığı ve her birisi dinç ve harbe muktedir olduklarından, Akkirman Kalesi'ne cebeci, topçu, arabacı agavat ve neferat tanzimi için gönderilen talimatname mucibince, Akkirmanlı Hacı Ali Alemdar altmış nefer ile cebecibaşı, yüz nefer ile Haseki Süleyman Ağa topçubaşı, kırk nefer ile sabık Dizdar Hüseyin Ağa arabacıbaşı nasbolundular.[3]


            Türk uşakları ve Evlâd-ı Fatihan  “asker” oldukları için, gerek dış görevlerde gerekse, kale ve derbend muhafızlığı, zaptiyelik ve eşkıya takiplerinde görevlendirilirlerdi. 1793 de Karaman Valisi ve Çirmen Mutasarrıfı ve Niş Muhafızı Seyyid Ali Paşa, Dimetoka, Hasköy ve sair havalideki Dağlı Eşkiyası'nı tenkile memur olduğundan, maiyetine Tikveş, Radomir, İştib kazalarından Türk Uşağı ve Evlad-ı Fatihan'dan olarak Evlad-ı Fatihan Çeribaşısı Kantor Süleyman’ı alarak bin nefer mahiyeli(aylıklı) piyade sekban neferatı yazdırmış ve eşkıyayı tenkil etmişti.[4]


                Askerlik yapmak, Rumeli’deki Türk ve İslâm milletler için çok seçkin ve gelirli bir iş olduğundan, özellikle silâhşör bir millet olan Arnavutlar da Türk Uşağı Ocakları arasında göreve alınırlardı. Arnavud Uşaklar, sert karakterli askerler olduğundan, daha çok Rusya(Moskov) üzerine açılan savaşlarda, Türk Uşağı askerlerin yanında istihdam edilirdi. Mora’da bulunan Osmanlı askerleri arasında, Rum-Grek sergedelerin en çekindikleri askerler Arnavud Uşakları olduğunda, hiç durmadan onları şikâyet ederek, bulundukları yerlerden ayrılmalarını isterlerdi.


1800 de Mora Valisi Ahmed Paşa, Rumeli Valiliğine verdiği takrirde; Mora’da bulunan(müsdahtem) asker arasındaki Arnavudların uzaklaştırılarak(tard edilerek), Türk Uşağı olarak, bütün askerin genç ve dinç(tuvana) ve bahadır yiğitler ikame edilmesini istemişti.[5]


1803 de Rumeli’de eşkıyalık olayları artınca; Mora ve havalisinin muhafazası için Siroz, Demirhisar ve sair kazalardan Sirozlu İsmail Bey maiyyetindeki askerden üç yüz nefer Türk uşağı olarak piyade askeri ifrazı(ayrılması) ve Mora Valisi Mustafa Paşa maiyetine memuriyetleri hakkındaki emir alınmış ise de bu üç yüz neferin, eşkıyaya memur olmayan kazalardan tertib edilmesi istenmişti.[6] 


            Bu belgeden de anlaşılacağı gibi; Rumeli’de yaşayan bütün Türkler askerlikle görevliydiler. Belli sıra dahilinde bu göreve çağırılırlardı. Çevrede zuhur eden eşkıyaları, tenkil etmek için de vazifelendirilirlerdi. Mora Valisi Vezir Mustafa Paşa maiyetinde, Çatalca kazasından Türk Uşağı olarak, muktedir bir başbuğ emrinde elli nefer gönderileceği, mahalli niyabetinden bildirilmişti.[7] Bu neferler, maaşlarını mîrî hazineden alırlardı.[8]


Askerlik için çağırıldığı halde göreve iştirak etmeyen veya eşkıya ile işbirliği yaparak onların üzerine tenkile gitmeyen Türk Uşakları cezalandırılır, dirlikleri ellerinden alınarak, genellikle uzak bölgelere gönderilirlerdi. Gittikleri yerlerde başarılı hizmet verenler affedilerek mükâfatlandırılırdı. 1803 de ayaklanan, Mısır beylerini muharebe ederek Mısır'dan tard etmek (dışarı çıkarmak)hususundaki hizmetleri şayan-ı takdir görülen, Türk ve Arnavud uşağı binbaşılarından Mehmed Ali, Esad ve Ahmed Beylerin eski cürümlerinin(suçları) affedildi ve ileride de devlete bu gibi hizmetlerde bulunacaklarının memul olduğuna(ümit edildiğine) dair kendilerine yazılar yazılarak teşekkür edildi.[9] 


            Rumeli’den derlenen Türk Uşakları, asker olarak Mısır ve Arabistan’da da görev yaparlardı.[10]


Daha sonraları bağımsız olan Mora Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın askerleri de Rumeli askeri olan Türk Uşaklarıydı.[11]


Asilerin, Trapoliçe’yi muhasara edip İslâm ahalinin ziyade bunaldığı zaman yardıma koşan  Mehmed Paşa’nın askerleri Türk Uşakları idi.[12]


            1828 de Ruslar Vidin civarında tahkimat yapıp savaş hazırlıklarına başladıklarında, devlet o civardaki işe yaramayacağına inandığı bazı askeri birlikleri geri çekerek, “disipline riayetkâr” Türk Uşağı asker göndermişti.[13]


 


            Evlad-ı Fatihan, Rumeli Yörükleri gibi Rumeli Ordusu’nun temel yardımcı güçlerinden olan “Türk Uşakları” askerleri, devletin aylıklı, disiplinli ve fedakâr askerleri idi. Osmanlı Devleti’nin hemen hemen her tarafında, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün hudutlarında görev yaptılar. Bugün Rumeli Coğrafyasında yaşayan Türkler; işte bu Evlâd-ı Fâtihan, Rumeli Yörükânı ve Türk Uşaklarının çocuklarıdırlar.








[1] BOA.C.AS.dosya:1180 gömlek:52611 – 02 Şaban 1202




[2] BOA.C.AS. dosya:599 gömlek:25247 – 29 Rebiülevvel 1204




[3] BOA.C.AS. dosya:192 gömlek:8286 – 25 Muharrem 1208




[4] BOA.C.AS..dosya:549 gömlek:23036 – 29 Ramazan 1208




[5] BOA.C.DH. dosya:6 gömlek:281 – 16 Şaban 1214




[6] BOA.C.AS. dosya:271 gömlek:11254 – 09 Ramazan 1218




[7] BOA.C.AS.. dosya:127 gömlek:5680 – 03 Şevval 1218




[8] BOA.C.AS.. dosya:135 gömlek:6003 – 29 Safer 1219




[9] BOA.C.DH. dosya:184 gömlek:9185 – 29 Zilhicce 1218




[10] BOA.C.AS..dosya:1066 gömlek:46942 – 29 Zilhicce 1300




[11] BOA.C.AS.. dosya:798 – gömlek:33826 – 29 Cemaziülevvel – 1219




[12] BOA.HAT.dosya:863 gömlek:38485 – 07 Zilkade 1236




[13] BOA.HAT.dosya:1064 gömlek:43672-B  - 07 Şaban 1244


 



Oyu Puanı: 0 - Ortalama:

Yorum Gönder Değerlendir
Yorumlar

Bilgiler
Burda 161 Makale Kayıtlı
En Fazla Bakılan: OSMANLI DEVLETİNİN RUMELİDE İSKAN SİYASETİ VE SAG KOLUN İSKANI
En Fazla Değerlendirilen: Deliorman-Dobruca-Etnik Gruplar

İnceleme Bölgesini Gezen: 2 (0 Kayıtlı Üye: 2 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen Üyeler:



MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
Bu safya 0.01767 saniyede 32 sorguyla oluşturuldu

Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog