Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Makale Bölgesi

Makaleler->Tarihimiz->Pomak Türkleri?nin Kökeni [ Arama ]

Pomak Türkleri?nin Kökeni
Başlık Pomak Türkleri?nin Kökeni
Açıklama Kaynak: ?Millet?; Batı Trakya Türkleri?nin gazetesi.
Gönderen kıpçak

Pomak Türkleri’nin Kökeni 

Pomak Türkleri’nin ataları sayılan Kuman/Kıpçak Türkleri’nin en büyük özelliği, tarihte bu Türk kavmi kadar geniş sahayı işgal eden başka bir Türk boyuna rastlanmamış olmasıdır. Ne yazık ki, günümüze kadar tarihte önemli bir rol oynamış olan Kuman/Kıpçak Türkleri hakkında ciddi ve derli toplu bir çalışma yapılmamıştı. Ta ki “Kıpçak Türkleri” isimli kitap akademisyen Ahmet Gökbel tarafından hazırlanana kadar.  Ben Pomak Türkleri hakkında yazılmış hem kişisel hem de bilimsel  çabanın ürünü bir çok kitap, makale vb. okudum. Ancak söz konusu  kitap, Pomak Türkleri ile ilgili okuduğum bütün bilgileri kapsayan ve yeni verilerle zenginleştirilerek Pomak Türkleri’nin kökeni hakkında oluşturulmak istenen tartışma ve belirsizlikleri ortadan kaldıran bir çalışmadır.    Son günlerde öteden beri bu konuyu istismar ederek, azınlığımızı yıpratmaya yönelik faaliyetler sürdüren devlet mekanizmalarının ve güdümlü çevrelerin daha da azıtarak göndeme getirmeye çalıştıklarına şahit olmaktayız. Kanaatimizce önümüzdeki dönemde bu konuyu var güçleriyle göndeme taşıyarak ortalığı karıştırmaya devam edeceklerdir. Geçtiğimiz günlerde İskeçe’nin Güney Mahalle köyünden Şebidin Karahoca’nın bir kitabı yayınlandı. Şu günlerde “İskeçe Pomak Derneği”nin mahkemeden onay alması da beklenmekte olduğunu öğreniyoruz. Dernek kurucuları arasında Türk aleyhtarı yunanlı  vatandaşlarının da yer aldığını duyuyoruz. Bunların tümü de hep azınlığımızın bildiği kişilerdir; Nikos Kokas, Dimu vb.  İşte bu durum üzerine ben de acizâne bu konuda bir katkım olur diye saklanmak ve unutturulmak istenen gerçekleri aktarmayı uygun gördüm. Bilimsel bir çabanın ürünü olan “Kıpçak Türkleri” isimli kitaptan Pomak Türkleriyle ilgili bölümleri derleyerek bu gerçekleri sizinle paylaşacağım. İlk etapta Kıpçak ve Kuman kelimelerinin anlamları ve nereden geldikleri hakkında bilgi vereceğim. Daha sonra ise Kıpçaklar’ın kimliği ve kökenleri hakkında bilgi vererek Pomak Türkleri üzerine kasıtlı olarak yapılan tartışmalara açıklık getirmeye çalışacağım.  Kıpçak ve Kuman Kelimeleri 1- KIPÇAK KELİMESİKıpçak, bir Türk kavmi ve bu kavmin rehberliği altında kurulan kavimler birliğinin adıdır. Kelimenin asıl şekli Kıvçak olup daha sonraları seslerin değişmesiyle Kıfçak, Hıfçak; Hıfçah şekillerinde söylenmiştir. Uygur vesikalarında bir şahıs adı olarak geçen bu kelime, Kaşgarlı Mahmud’un Divanü Lügati’t-Türk eserinde Kıvçak şeklinde geçmekte ve şu anlamlara gelmektedir: 1. Türklerden büyük bir bölük,2. Bu bölüğün oturduğu bölge,3. Kaşgar yakınında bir yer adı. Yusuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig eserinde bu kelime dört yerde geçmektedir. İranlı tarihçi Reşidüddin Câmiü’t – Tevârih adlı eserinde Kıpçak / Kıvçak adını çürümüş, yıpranmış bir ağaçkovuğu şeklinde açıklayarak Kutadgu Bilig ve efsanelerde geçen anlamları teyid etmiştir. Rasovsky de Kıpçak kelimesini bir Türk kavmi olan Kimekler’in bir kabilesinin ismi olarak değerlendirmiş ve zamanla bu kelimenin bütün Kimekler’e şamil olduğunu belirtmiştir.  Kıpçak Türkleri’nin önemli bir özelliği de, tarihleri boyunca bu kavmi tanımlamak için bir çok adın kullanılmış olmasıdır. Omeljan Pritsak, analiz amacıyla bunları “yerli adlar” ve “yabancı adlar” olmak üzere iki sınıfa ayırmıştır. Yerli adlar: 1. Kıpçak: a. 8. yy’dan itibaren Müslümanlar ve İslâmî tarih ve coğrafya edebiyatında kullanılmıştır.b. 1240 yıllarında Moğol metinlerinde geçmektedir. Moğollar Türklerden almıştır. c. 13.yy’dan itibaren Çin metinlerinde görülmektedir. 2. Kuman: Takriben 1080 yıllarından başlayarak genellikle Bizans yazarları tarafından kullanılmıştır. 3. Kun: Bu, Macarlar’ın Polovetsler için kullandığı addır. 1086’dan itibaren kullanılmıştır.  Yabancı adlar:

4. Polovets: 1055’ten itibaren eski Rus metinlerinde geçmektedir.

 5. Pallidi: Bremenli Adam tarafından “Gesta”sında muhtemelen 1072-1076 yıllarında kullanılmıştır. 6. Valwen: 13.yy’ın ilk yarısındaki Orta, Aşağı Almanca ve Latince metinlerde görülmektedir.7. Xarteks: Urfalı Mateos’un Ermenice yazılmış kitabında 1050/1051 olaylarında geçer. Bu tasnife göre, bu boy için kullanılan yedi ad kronolojik olarak; Kıpçak, polovets, Kuman, Kun, Pallidi, Valwen, Xarteks şeklinde sıralanabilir. Buna göre bu kavmin en eski Türkçe adı Kıpçaktır. Bu ad “kıp” köküne güçlendirici “çak” ekinin verilerek isme dönüştürülmesinden meydana gelen Türkçe “Kıpçak” teşkilinden kaynaklanmaktadır. Bu ek Osmanlıca “kabıcak-kabucak”da da vardır. (KABUK+ÇAK) Netice itibariyle yukarıda belirtilen bu kelime, bir Türk kavmi veya kavimler birliğine veya belli bir bölgeye verilen ad olarak algılandığı; içi çürüyüp boşalmış ağaç ve kovuk, boş-ağaçsız çöl gibi anlamlara geldiğini göstermektedir. 2- KUMAN KELİMESİAslen Hakas-Altay Türkçesi grubunda görülen bu kelimenin manası “soluk, solgun, sarımtrak”tır. Kaşgarlı’nın Divan’ında (1074-1076) da “kırmızı ile sarı arası bir renk” olarak izah edilmektedir.  Kıpçakların adı Doğu kaynaklarına nazaran Batı kavimlerinde ve Ermeniler’de farklı şekilde geçmektedir. Bizanslılar “Kumanos, Kumanoi, Cumanus, Komani”, Ruslar “Polovets”, Almanlar ve diğer bazı batılı milletler “Falben, Falones, Valoni, Valwen, Pallidi”, Ermeniler “Xarteks”, Macarlar “Kun” demişlerdir. Adlarının ilk defa geçtiği Rus Kroniki’nde (1055-1056) Türkmen, Peçenek ve Tork (Uz)’larla aynı cinsten oldukları belirtilen Kumanlar, daha ziyade dış görünüşleri ile tanıtılmak istenmiştir. Doğulu ve batılı kaynaklar, Kumanlar’ın kumral saçlı ve sarışın olduklarında fikir birliği içerisindedirler. Böylece kelimenin Türkçe olduğu, ve “soluk/solgun (halk)” anlamına geldiği anlaşılmaktadır.  Pritsak ve Nemeth’e göre, Kuman kelimesi Kumanların kendi Türk isimleridir. Bu ad onlara herhangi bir yabancı millet tarafından verilmemiştir.  Yabancıların Kumanlara verdiğ ad, bu krlimenin tercümesidir. Bu nedenle, dört dilde aynı anlama gelen Xarteks, Polovtsi, Falben, Türkçe kûn ve kuman, Kumanların halk ismidir. Dört dilde de sarı, sarışın, soluk renkli vb. anlam ifade eder. Ona göre kuman ve kun kelimeleri Türkçe sıfat olan Kû sarı, renksiz, uçuk renkli kelimesinden türemiştir.  Kuman/Kıpçaklar’ın kökeni Bir iki görüş dışında bütün tarihçiler Kıpçaklar’ın bir Türk boyu olduğunda hemfikirdirler. Kuman-Kıpçak kabilelerinin etnik menşei sorunu, Türkolojinin en çapraşık problemlerinden birisidir.  Buna rağmen, Kumanlar’ın ırkî özellikleri bazı araştırıcıları, onlarla Âri’ler Hint-Avrupalılar) arasında ilgi kurmaya sevketmiştir. Gerek soy, gerek kültür bakımından Türk’ü Moğol’dan pek ayıramadıkları bilinen Marquart, Pelliot, Barthold ile aralarında Rassovsky’nin de bulunduğu batılı bilginler, tam Türk olarak saymadıkları Kuman-Kıpçak tipinin nihayet Moğol bölgesinde Türkleşmiş bir Hint-Avrupalı kavimden ileri gelebileceklerini belirtmişlerdir.  Buna karşılık M.Ö. II. Yüzyılda Tanrı Dağları’nın Kuzey yamaçları ile Isık Gölü dolaylarında yerleşmiş olan ve başbuğları “Kum-no” veya “Kum-ni” (Kum-beğ, Kun-bi) diye anılan Hun soyu ve kültürüne mensup ve Türkler’e mahsus bir Kurt efsanesine sahip ve milâttan sonraları da varlıklarını sürdüren Wu-sun (veya U-sun) kavminin Çin kayıtlarında kırmızı şaçlı (kumral) yeşil-mavi gözlü olduğu ifade edilmiştir.  Kıpçak-Kuman-Kun meselesine dâir son araştırmaları yapan Czegledy’e göre durum şu şekildedir. Kumanların Batı’ya göçünden önce Orta Asya’da İtil-Seyhun-İrtiş arasında Oğuzlar; Tobol, İşim çevresinde Kıpçaklar bulunuyordu. Daha Doğu’da Nan-Şan bölgesinde Sarı –Uygurlar yer alıyordu. Hoang-ho dirseği dolaylarında Nesturi (Hristiyan) Öngütler vardı. Kunlar da bu civarda yaşamaktaydılar. Bahaeddin Ögel, Kıpçakları Kuzey Türkleri’nden kabul eder. O’na göre Kuzeybatı Sibirya’da İrtiş nehri ile Ural nehri arasında yaşayan Türkler’e genel olarak Kıpçak adı kullanılmıştır. O, Bulgarlar ve Macarlar’ın başlangıçta Türk tesirlerini, en çok Kıpçaklar’dan aldığını ve 6. Yüzyılda Bulgarlar’la Macarlar’ı bu bölgelerden kovan Sabır Türkleri’nin de kök itibariyle Kıpçaklar’dan olabileceğini belirtmektedir.  Kaynaklarda Kimek, Kun gibi Türk zümreleri yanında zaman zaman Başkurt, Uz, ve As gibi müstakil sayılan boylar da Kıpçaklar içerisinde veya onlarla birlikte zikredilmişlerdir. Bazı tarihçilere göre de Kıpçak, Kanglı, Kimek ve Kun gibi kabileler geniş anlamda Kıpçak zümresinin ayrı şubelerinden ibarettir.  Rassovsky, 9 ve 10. yüzyıllarda İrtiş ve Ural arasındaki Kimek adlı Türk kavmini Kuman olarak değerlendirmektedir. O’na göre bunların bir oymağı Kıpçak idi. 10. yüzyıldan itibaren Kıpçak adı bütün Kimekler’e aşamalı olarak isim olmuştur. Kıpçakları Batı Göktürk topluluklarından bir kütle olarak görenler de vardır. Bunlar da Kıpçakları İrtiş boylarındaki Kimekler’e dayandırmaktadırlar.  Mitoloji, her ne kadar bir tarih belgesi olarak kabul edilmese de, milletlerin komşuları hakkında fikirlerini aydınlatmaları bakımından tarihçiler için büyük önem taşır. Türk mitolojisine göre Kıpçaklar, Oğuz-Han’ın bir evlâtlığı idiler.  Oğuz-Han destanına göre, Kıpçak’ın babasını Oğuz-Han evlatlık olarak almış ve büyütmüştür. Daha sonra Kuzey bölgelerini idare etmek için Oğuz-Han, Kıpçak’ı göndermiş ve bu bölgeler Kıpçak’ın soyundan meydana gelmiş olan Kıpçak Türkleri ile dolmuştur.  Türk boylarının menşeleri hakkında söylenen efsanelerde ağacın da önemli bir yeri vardır. Örneğin, Uygur efsanelerine Uygur hakanlarının ağaçtan türedikleri söylenir. Kıpçak boyunun menşei hakkındaki rivayette de ağaçtan türeme efsanesinin izi mevcuttur. Rivayete göre Oğuz-Han bir seferden dönüşünde, savaşta ölen bir askerinin eşi bir ağaç kovuğunun içinde bir oğlan doğurur. Oğuz-Han da bu çocuğu evlât edinerek ona Kıpçak adını verir.  Netice olarak, çoğunluk tarafından kabul görmeyen bir iki rivayetin dışında bütün tarihçiler köken itibariyle Pomak Türkleri’nin ataları olan Kıpçakların Türk olduğunda hemfikirdirler. Başta Oğuz destanları olmak üzere Türk Mitolojisi de bunu desteklemektedir.

 

Kaynak: “Millet”; Batı Trakya Türkleri’nin gazetesi. Hazırlayan: Cengiz Ömer
Oyu Puanı: 34 - Ortalama: 3.91

Yorum Gönder Değerlendir
Yorumlar
mısmıl
15 Nis 2010
Bu bilgileri derleyip toparlayan ve okumamızda katkısı bulunan herkezi kutlarım. hikayeden öte mantığın kabul edebileceği gibi çok güzel çalışma.

Bilgiler
Burda 160 Makale Kayıtlı
En Fazla Bakılan: OSMANLI DEVLETİNİN RUMELİDE İSKAN SİYASETİ VE SAG KOLUN İSKANI
En Fazla Değerlendirilen: Deliorman-Dobruca-Etnik Gruplar

İnceleme Bölgesini Gezen: 4 (0 Kayıtlı Üye: 4 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen Üyeler:



MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
Bu safya 0.03669 saniyede 32 sorguyla oluşturuldu

Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog