Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Makale Bölgesi

Makaleler->Tarihimiz->DELiORMAN ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞLERİ [ Arama ]

DELiORMAN ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞLERİ
zoom
Başlık DELiORMAN ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞLERİ
Açıklama Yapılan ilk Yürüyüş ve Devamında Getirdikleri...
Gönderen Shumen-Lee


1984/1985 YILLARINDA YAPILAN ZORLA İSİM DEĞİŞİKLİKLERİ

1984 yılı Aralık ayında başlayan zorla isim değiştirmeden önce Kırcaali ilinde, Ocak 1985 yılında İslimne ilinde, 18-19 Ocak 1985 yılında Kuzey Bulgaristan'ın Cuma(Tırgovişte) ilinde; 23 Ocakta da Şumnu, Razgrad, Silistre ve diğer illerde devam etti. Asker ve tanklarla sarılan köylerden dışarı çıkmanın imkanı olmadığından kısa bir sürede isim değiştirme işi tamamlandı. Bununla yetinmeyen hükümet yeni baskılar uygulamaya başladı. Türkçe konuşmalar yasaklandı. Türk kelimesinin kullanılması ve Türkçe yazılı kitapların bile toplanıp yok edildiği bir vahşet başladı. Bütün Bulgaristan Türklerinin mahsur kaldığı bu baskılara Deliorman Türkleri de kin ve nefretle karşılık verdiler. Bulgaristan'dan dış ülkelere kaçıp sığınmalar çoğaldı ve 4,5 yıl sonra (Mayıs 1989 Yılında) Deliormanlı ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞLERİ'ne başladı.

-YÜRÜYÜŞLER-

Yürüyüşlerin her biri, tarih sayfalarına altın harflerle yazılacak kadın, erkek ve çocukların kahramanlık dolu adalet arayışıydı. Yürüyüşlere katılanlara ve okurlarıma bir borç bilerek araştırmalarımın sonucu olarak yürüyüşlerden bir kaçını takdim ediyorum;

-İLK ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ YÜRÜYÜŞÜ-

YUSUFHANLAR-KAOLİNOVO YÜRÜYÜŞÜ

1985 yılı Ocak ayında zorla isim değiştirme cinayetinden sonra yoğunlaşan baskılar 1989 Mayıs ayına kadar devam etti. Halkın sabrı taşmıştı. Her şeye pek aldırmayan, biraz ağırbaşlı görünen, fakat her lafı titizlikle izleyen ve gerektiğinde kükreyen Deliormanlı şahlandı. Deliorman havası gibi insanı da biriktire biriktire, sindire sindire bir hızı vardır ki bozkır fırtınasında gibi, kovadan dökercesine yağar, dal kırar, baş uçurur, ağaç söker.

20 Mayız 1989'da Deliormanlılar, yetti artık dedi ve yürüyüşler başladı. Şumnu ili, Yusufhanlar(Pristoe) köyüne toplanmış olan halk, güneye doğru haraket etti. Bu Özgürlük ve Barış Yürüyüşü'ne Yusufhanlar (Pristoe), Şarvı (Braniçevo), Davulcular (Gusla), Saltıklar (Sredkovets), Çoban Nasuf (Zagoriçe), Nasufçular (Duhovets) vb. köylerden de yürüyüşçüler katıldılar. Emberler(Kliment)'e geldiklerinde yakın köylerden gelenlerle köy meydanı dolup taştı. Saltıklarlı Kıymet Basrieva'nın kısa ve özlü konuşmasından sonra iki öğrenci şiir okudu. Tek bir kelime Türkçe konuştuğu için para cezası ödemiş, Bulgarca bilmedikleri için hastanelerden kovulmuş, horlanmış insanlarımız Türkçe okunan bu şiirleri büyük bir heyecanla dinlediler. Emberler(Kliment)'den Hasıllar(Naum)'a, oradan da Çufalar(Tıkaç)'a varıldığında yine Küçük Mehmet'in kısa bir konuşmasından sonra Bohçalar(Kaolinovo) kasabasına doğru devam edildi. Yürüyüş esnasında gizli polis(Milis) de uyumuyordu. Daha Emberler (Kliment)'de Özgürlük Yürüyüşü'nü takip etmeye başlamışlardı. Çufalar(Tıkaç)'da itfaiye arabası göründü ancak müdahale yoktu. Hava da helikopter de devamlı olarak tur atmaya başladı.

Yusufhanlar (Pristoe) köyü, Kaolinovo kasabası ve çevresindeki köyler Deliorman'ın ortasında bulunmaktadırlar. Bu dolayın köyleri Türk köyleridir. Düz ovaya yerleşmiş olan köylerin halkı geçimini tarım, hayvancılık ve kaolin ocaklarından sağlamaktadırlar.Her köyün 1959 yılına kadar Türk okulu vardı. Bulgar olan köylerde de 1934 yılından sonra yapılmış olan tek tip yerli halkın şkola dediği okullar vardı. 1959 yılından sonra birleştirildiler. Okuma evi, ticaret merkezleri, sağlık ocakları vardır. Köylerin birinden diğerine geçerken mutlaka bir meşe ormanından geçersiniz. Bir zamanlar ucu bucağı gözükmeyen ormanların kalıntılarıdır onlar. Kasabaları imrendirecek kadar güzel merkezleri ve sokakları olan köyler çoktur.

Gelelim yine Özgürlük Yürüyüşüne. Çufalar (Tıkaç)'da yürüyüşe Aydoğdu (İzgrev), Taşkınköy (Buynovitsa), Işıkköy (Osenovets), Senebirlik (Sini-vir), Karabaşlı(Çernoglavtsi) vb. köylülerde katıldılar. Çufalar-Kaolinovo arasındaki 5 km. yol, Özgürlük ve Barış yürüyüşçülerine dar geliyordu. Bu arada Razgrad köylerinden telefonlarla soruyorlar ; "Yürüyüş varmı, Şu an nereye vardılar?". Bir süre sonra Aydoğdu(İzgrev) içinde Razgrad plakalı arabalar göründüler. Kaolinovo'ya doğru olanca hızla gidiyorlardı.

İhtiyar, kadın, erkek, çocuk ve gençlerden oluşan yürüyüşçüler Osman Paşa marşını söylüyorlar, kol kola kenetlenmiş ilerliyorlardı;

Tuna nehri akmam dedi
Etrafımı yıkmam dedi
Şanı büyük Osman Paşa
Plevne'den çıkmam dedi

Kılıcımı vurdum taşa
Taş yarıldı baştan başa
Ünü büyük Osman Paşa
Askerinle binler yaşa...

"Ünü büyük Osman Paşa" mısraları bozkırın ortasındaki yer yer meşe ormanlara ulaşıyor, yavaş yavaş ormanların içine sokuluyor ve bitimsizlikle kayboluyordu. Hayır kaybolmuyor sanki meşe ağaçlarından güç alırmış gibi ormanların ötelerine yayılıyor ve Deliorman, Güney Dobruca köylerine doğru çın çın ötüyor, yeri gökü sallıyor insanlarımızı yeni yürüyüşlere çağırıyordu. Hak ve Özgürlük savaşımına (mücadeleye) davet ediyordu.

Bohçalar(Kaolinovo) kenarında görünüm değişti. Polis ve asker yolu kesti. Kasabanın içine girmeye izin vermiyorlardı. Yürüyüşçüler tarlalar içinde yürümeye başladılar. Sesler yükseldi "Birbirinizden ayrılmayın", "Kadınları, çocukları ortaya alın" ve ilerlediler. Özgürlük yürüyüşçülerini bölmek için bir tank, halkın arasına girdi. Ellerinde hiç bir şey bulunmayan yürüyüşçüler yol kenarında yakmak için hazırlanmış (kesilmiş) odunlara, yerdeki taşlara sarıldılar. Çelik tanka isabet eden binlerce taş ve odunların yankısı uzaktan makineli tüfek taramasını yansıtan sesler çıkarıyordu. Ortalık birden karıştı. Polis, polis köpekleri ve askerler yürüyüşçülerin üzerlerine yürüdüler. İki taraf birbirine girdi. Bu sırada Yürüyüşçüler bir kurban verdiler Kusköylü şoför Necip Osman orada can vermişti .Bu biz Türklerin ilk Şehitiydi. Yürüyüşler bittikten sonra, polis halk arasında "kalp krizi" söylentisi yaymaya çalıştı. Fakat bu olaydan 10 yıl sonra "24 Çasa" adındaki Bulgar gazetesinin 19 Mayıs 1999 tarihli yazısında "Necip, 25 kişinin ellerinde yere serildi. Kalp krizi, tank veya tüfek dipçiği mi bu genç insanı aramızdan ayırdı?" diye soruyor. Hala cevap yok.

Bir grup yürüyüşçü, polis çemberini yararak, kasabanın merkezine ulaşmayı başardılar. Bu sırada Kaolinovo'nun doğusundaki Mahmuzlu (Todor İkonomovo), Kuzköy (Kus), Sofular (Vılnari) vb. köylerden gelen ikinci bir grup kasabanın merkezine ulaştı ve esas grupla birleşti. Bohçalar'ın merkezinde yapılan mitingde Bedriye OSMANOVA konuştu ve tüm Bulgaristan Türklerinin isteklerini açık ve net bir şekilde ortaya koydu. Özetle istekler şunlardı ;

"Türk isimlerimizin iadesini istiyoruz. Türkçe konuşma yasağı kaldırılsın. Örf ve adetlerimize karışılmasın. Baskılara son verilsin."

Bunlar her insanın en doğal hakları değil mi ?

Bu arada Bohçalar kenarındaki ormanda bir başka insanlık dramı yaşanıyordu. Özel polis ekipleri yürüyüşçülerden bir kısmını tutuklayıp yol kenarına hendek içine yatırmışlar, diğer bir kısmını da ormana götürmüşlerdi. Bunu Aydoğdulu Ömer YILMAZ'ın (Süleyman oğlu) ağzından dinleyelim;

"İki asker kollarıma girdiler,kimlik yoklaması yapacağız diyerekten ormanın içine götürdüler. Kimliğimi aldılar. Ormanın içinde oldukça geniş ve derin hendekte tahminime göre 25 kişi yatıyordu. Onların yanına beni de yatırdılar. Bir ara yürüyüşçülerin seslerinin geldiği yöne doğru kafamı kaldırmak istedim. Kafama sert bir demirle vurdular. Ardından her yerime darbeler başladı. Daha sonrasını pek hatırlayamıyorum. Akşam üzeriydi. Arkamızdan bir komutanın sesi çınladı; "Bunların kafalarına birer kurşun sıkmalı. Zaten hendekte hazır." diye bağırıyor ve bir uctan bir uca geziniyordu. Hava kararmak üzereydi. Yürüyüş bitmişti. Bizi ormandan çıkardılar, kuzeyi göstererek hiç bir yere bakmadan gitmemizi söylediler..."

Bu günden sonra Ömer 6 ay yatakta kaldı. Ancak 1 yıl sonra Anavatan'a gelebildi ve tedavi oldu.

Deliorman ve Bulgaristan'da İlk Özgürlük ve Barış Yürüyüşü olan Kaolinovo Yürüyüşünü diğer köy ve kasabalar izlediler. Bu yürüyüşten sonra yüzbinlerce insanın katıldığı bir çok yerde Özgürlük Yürüyüşleri yapılmıştır.

Yazarlar ve tarihçiler bir gün mutlaka şöyle yazacaklardır. "Mayıs 1989 Deliorman Ayaklanması". Çünkü; Dünyada totalitarizmin orta direğini çökerten bu yürüyüşler, aynı zamanda korkmazlığın, cesaretin ve beraberliğin de bir simgesidir.

Bu tarih ve onur kokan yazı dizisini sunmamda bana yardımcı ve destek olan Saygı değer Hemşehrim aynı zamanda Akrabam olan Embiya ULUSOY hocam ve değerli büyüğüme buradan Sonsuz Teşekkürlerimi iletiyorum...

Saygı ve Sevgilerimle
Bilgin ÖZEKİZ
(Shumen-Lee)

Oyu Puanı: 44 - Ortalama: 4.51

Yorum Gönder Değerlendir
Yorumlar
keyer
14 Ekm 2010
Ben o zamnlar daha çocuktum, Babam o yürüyüşe katıldıktan sonra eve iki gün sonra bırakıldı her yeri mosmordu,baba dedim ne oldu sana böyle Yüzünü arkaya dönerek düştüm be oğlum dedi, çocuk aklı ile anlamamıştım nelerin olduğunu.
Şimdi Ali Bulaçlar çıkmış,Partizanlar çıkmış sen zaten TÜRK DEĞİLSİN DİYOR, vallahi işmiz zor bir anavatanızda hainlerle uğraş birde Bulgaristanda ki Allahızılarla.

ahmetcavusoglu
18 Ock 2010
merhabayın arkadaşlar yukarıda yazılan konuları okurken hafızamda tekrar yenilendi bu olaylar çunku o yürüyüşte bende vardım yusufhanlardan gelen gurubu bohçalar girişinde bizler karşıladık bunu yazdığınız için sizlere tekrar tekrar teşekür ederim. yalnız 21,05,1989 yılında mahmuzluda 3 şehitimzde .14 gazimizden söz edilmemiş ben bunların hepsini canlı yaşadım. umarım bunlarıda yazarsınız bende mahmulu köyündenim hoşça kalın salıcakla kalın. bu konuda elimden geldikadar yardımcı olurum.
Nevziye Mutlu Korucu
18 Ağs 2009
alkis ÇOK GÜZEL BİR ŞEKİLDE ANLATMIŞ OLDUĞUNUZ BU MAKALE 1989 AĞUSTOS DELİORMAN GÖÇMENİ OLARAK BENİ ÇOK AMA ÇOK DUYGULANDIRDI VE BU ANLATILAN TÜM OLAYLARI O ZAMANLAR 9 YAŞIMDA OLMAMA RAĞMEN ÇOK AMA ÇOK İYİ HATIRLIYORUM VE HİÇ BİR ZAMAN HAFIZAMDAN SİLİNMEYECEĞİNE İNANIYORUM, ALLAH BİR DAHA HİÇ KİMSEYE BÖYLE GÜNLER YAŞATMASIN DİYORUM... HERKESE SELAM...
NURAN ÖZTÜRK
26 Haz 2009
cok guzel olmuş yag süper
ÖZTÜRK
25 Kas 2008
BİR DELİORMANLI OLARAK BU MAKALEYİ OKUDUĞUMDA ÇOK DUYGULANDIM.ELLERİNE SAĞLIK BU ARADA BENDE SHUMEN LİYİM Asker
gocmen42
20 Tem 2008
ellerinize saglık diyecek hiç bir kelime yok alkis alkis alkis
yasal_uyari
15 Ock 2008
Bu makalenin üstüne ne yazılabilirki.Önce yüreğine sonra ellerine sağlık arkadaşım.Bir Balkan Türk!ü olduğum için bir kez daha kendimle gurur duydum.Tebrikler.. alkis
violettela
22 Ekm 2007
BEŞ YAŞINDAYDIM HAYAL MEYAL HATIRLIYORUM YÜRÜYÜŞLERİ AMA KANKIRMIZI TÜRK BAYRAĞIMIZI HİÇ UNUTMUYORUM EN ÖNDEN GİDENLERİN ELİNDEYDİ SONRA DA APAR TOPAR TÜRKİYEYE GELDİK BURASI İÇİN DEĞERMİŞ AMA BİZ ORDA DOĞMUŞTUK ORASIDA OSMANLIDAN KALMA VATANIMIZ İDİ KEŞKE HİÇ YAŞANMASAYDI KÖTÜ ŞEYLER.. perdono
yasenovets
16 Nis 2007
MERHABA DELİORMANLILAR.
ÖNCEDEN YAZMIŞ OLDUĞUM ŞİİRİ SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM ( OLAYLAR GERÇEKTİR 1984)
ACI HATIRALARIM
11 yaşında bir kız idim.
Türklüğün,Müslümanlığın suç olduğunu öğrendiğimde
Türkçe konuşmak,Türkçe isim söylemek yasaktı
Başörtüsü,şalvar,Kuran yasaklandı
Çünkü korkuyorlardı Türklerden
Ecdadımız öyle bir tarih yazmıştı ki dünyayı kasıp kavuran
Korkuyorlardı Türklerden
Altı asırrdır sahip olduğu Balkan topraklarını tekrar
Geri alır diye korkuyorlardı Türklerden.

Kim ki 'Ben Türküm' dese
Alıyordu soluğu Belenede.
Kim ki itiraz ediyordu rejime
İşkencelerle koşuyordu ölüme.
İşte Türklük böyle bir şey
Deliorman'da, Rodop'larda, Kırcalide
Zordu Türklüğü yaşatmak.

Dün gibi hatırlıyorum okul yıllarımda
Türklerin yoğun olduğu bölgelerde
Ek ders kondu 'Hepimiz Bulgarız'
Bu ülkede yaşayanlar Hristiyandır,
Hele Türklerle hiç alakası yoktur.

Tarih öğretmenimiz Kirakov anlatıyordu kendinden emin,
Siz Hristiyansınız öz ve öz Bulgar.
Türkiye'ye göçenler çok pişman
Yeri yurdu yok aç ve sefil
Ve devam etti cümlelerine
Tanıyorum bir arkadaş İslam adında
Eşinin isteği ile göç etti Türkiye'ye
Ama 2-3 kez geldi ziyarete
Çok pişman olduğunu belirtti herkese.

Kan sıçradı beynime
Hiç korkusuzca kalktım ayağa
O benim öz amcamdır aslı yoktur bunun
Siz uydurdunuz bizi kandırmak için
Yaşlı öğretmen dondu kaldı
Onun bu propagandası başarısız kaldı.
Sınıfımız Türktü ve birkaç Romen
Onun masallarına inanan yoktu
Çünkü Türk ne şartlarda olursa olsun gururluydu
Ekmeğini taştan çıkarır kimseye minnet etmezdi.

Ben bir Türküm haykırmak istedim içimden
Ama yaşım küçüktü babamı tutuklarlardı hemen
Kanunlar onlardan yanaydı
Elimiz dilimiz savunmasız,silahsız
Boyun eydik Bulgar rejimine
İstedik Balkanların adını duyuran
Fatih Sultan,Mustafa Kemal, Hayrettin Paşa,
Gazi Osman Paşa gibi düşmanlara meydan okuyan
Biri çıksın içimizden
Bitsin bu kabus işkence
Olalım hür özgür.

Silahsız savunmasız katlandık acılara
Ne gurur verici hala Balkanlarda Türklüğün silinmemesi
Şimdi acı hatıralarımı anlatıyorum çocuklarıma
Türkün Türk'ten başka dostu yoktur
Unutmayın bunu ha.........
ahmetcavusoglu
05 Nis 2007
yukarıdaki yazılanları bizat ben yaşadım o gün 20 mayıstı 1989 ben bizler gruba saat 10 civarında katıldık yazılanlar doğrudur bende okurken olayları yeniden yaşadım. yalnız 21.05.1989,da mamızlı,da olan olaylar yazılmamış demek istedim şu o gün mamızlıda 3 şehit verildi 11 yaralı vardı bu olayda canlı şahidim bunlarda unutulmamalı bende MAMIZLI,danım(TODOR İKONOMOVO) KÖYÜ ŞUMEN,SKO
Varbitsa
02 Nis 2007
alkis Tebrik ederiz arkadasi,desteklenmesi gereken bir hadise,buna benzer daha cok konular islenmesini gerek .Sumen nin Varbitsa kasabasindaki yuruyusten de bahs edilmesini diliyorum ..
Tesekurler arkadas.
SİLVİYA
17 Mar 2007
makalenizi okudum güzel değerlendirmeler yapılmiş gerçek yaşanmiş olaylar insanı çok geçmişlere yaşadıgımız kotü olayra göturuyor sizi gerçekten tebrik ederim bunları sadece olayları yaşayanlar bilmesin herkez bilsin yeni nesillerimiz zaten bilgisayarlarla büyüyor en azından sitemize girdiklerinde bizim geçmişimizi ve neler yaşadiğimizi okusunlar.yalnızca siz olayların bohçaların(kaolinovo)' batı tarafından anlatmışsiniz(kliment,izgref v.s.)birde doğu tarafındakı olaylar var mahmuzlu(todor ikonomovo )köyınde bir ölu var ismi Mehmet ve yedi kişi yaralı bacağindan veya ağayından.Ölen kişinin eşini tanıyorum ama detaylı bilgi bilmiyorum ölumle ilgili(tabiki böyle acı şeyleri sormak cok zor) dizinden ve ağaından vurulan eniştem var o hala kurşunların yaralarını çekiyor ve olayları birkere kendisinden dinledim feci bir şekilde anlatıyor vurulma anını ölen kişiyı onları nasıl yolun kenarına yaralı olarak atmışlar ve hastanedeki verilen hizmet..v.s.Olurda boş zamanım olursa onunla oturup detaylı yazarım her şeyı ve sizlerlede paylaşırım
ibram hocanın torunu
08 Mar 2007
bir saltıklalı olarak bunu okuduğumda tüylerim diken diken oldu yürüyüşte öldürülen necip eşimin dayısı saltıklardan konuşanlar amerikaya sürgün edildi şimdi orda yaşıyorlar bu yazıyı kırolar okusunda türklük nedir öğrensinler helal olsun sana arkadaşım tebrik ederim
baranin
18 Ara 2006
Ellerinize ve yüreğinize sağlık.
Ama merak ettiğim tek bir şey var: DEĞDİ Mİ SİZCE?HuhHuh?
crash
24 Ağs 2006
ellerine sağlık arkadasım gercekten duygulandım yazıyı okurken alkis
Can Destan
26 Tem 2006
Bilgin Özekiz kardeşimize candan teşekkürler. Bu olaylar Deliormanın,Bulgaristan Türklüğünün ONUR tarihinde kalacak-tır.Güzeldir,Kahramandır bizim insanımız,bacımız ve kardeşi-miz,efsaneler gizli toprağımız.
Aslında "Deliormanın Anısı" diye bir konu açıp benzer yazıları toplamak lazım.Gün gelince bunları otantik belge olarak derle-yip basabilinir.En az nesillerimize onur ve ibret dersi olarak!
Saygılarımla.
djgöçmen
15 Haz 2006
bu yazıyı hazırlayana çok teşekkür ederim.okuyunca tüylerim diken diken oldu.bir kez daha bu mücadeleyi verenlerle gurur duydum.
TRabanT
29 May 2006
Yazı için teşekkür ederim. O anı bir daha yaşadım :'(
olaf
09 Mar 2006
Gerçekten çok güzel ve anlamı bir yazı.Yüce Türk Milletini baskı,şiddet,devlet terörü ile yıldırılamaya çalışan devlet politikasına bir kez daha lanet olsun.Geçmişte yaşananları yeni nesillerimize öğretelim.Yüce Allah bu tip olayları bir daha yaşatmasın bu vesile ile tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun.
levent
23 Ock 2006
okudum tüylerim diken diken oldu.Evet tarih bu sahneyi asla unutmayacak.Keske zulumler olmasaydı özgürce avrupada yasasaydık.medenice.
eminkutay
16 Ock 2006
Yapan arkadaşlara çok teşekür ederim devemının gelmesi varsa resimler ile desteklemesini temeni ederim...
YuXeL
15 Ock 2006
Ey brat, bu makale çok güzel olmuş. Buram buram tarih kokuyor. Eline sağlık.

Bilgiler
Burda 160 Makale Kayıtlı
En Fazla Bakılan: OSMANLI DEVLETİNİN RUMELİDE İSKAN SİYASETİ VE SAG KOLUN İSKANI
En Fazla Değerlendirilen: Deliorman-Dobruca-Etnik Gruplar

İnceleme Bölgesini Gezen: 2 (0 Kayıtlı Üye: 2 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen Üyeler:



MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
Bu safya 0.12599 saniyede 32 sorguyla oluşturuldu

Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog