Ana Sayfa Ana Sayfa  Forum Forum  Balkanlar TV Balkanlar TV  Tarihte Bugün Tarihte Bugün  Haberler Haberler  Makaleler Makaleler
Son mesaj - Gönderen: Taran Kedi - Cuma, 06 Nisan 2012 15:50
Balkan Türklerinin Buluşma Noktasına Hoş Geldiniz.
Makale Bölgesi

Makaleler->Tarihimiz->Gacallar ve Gacallar [ Arama ]

Gacallar ve Gacallar
Başlık Gacallar ve Gacallar
Açıklama Mete ESİN
Gönderen YuXeL
Gacallar ve Gacallar!

Osmanlılar Rumeli'ne geçip burada yayılmaya başladıklarında, karşılaştıkları toplumlar arasında Hıristiyan bâzı Türkler de bulunmuşlardır. Bunlar tıpkı Anadolu'nun Hıristiyan Türkleri Karamanlılar gibi, kuzeyden gelen Uz (Guz, Oğuz), Kuman ve Peçenekler'den arta kalan Türkler'dirler. Artmayanlar ise, bulundukları yerlerdeki Avrupa halk ve uluslarına karışıp, onların içinde eriyerek ortadan kalkmışlardır! Artık, herhâlde kendileri bile Türk asıllarını bilmemektedirler.

Önceleri peygamberli dinlerden hiçbirine mensup olmayan şâmanist bu Türkler, geldikleri buralarda, kendilerini, daha gelişmiş bir inanç kurumu olan Hıristiyanlık içinde bulmuşlardır. Türklerin ilkel ve yalın inançları, kam veyâ şâman denilen büyücü bir takım kişiler eliyle uygulama alanı bulurken, Hıristiyanlık o gün bile üç kıtada yayılıp-örgütlenmiş bir inanç kurumudur. Bu din üstelik bu Türklerin bir süredir tebaası oldukları Bizans ve Bulgarya'nın devlet inancıdır. Bölge imparatorları bile, otoritelerini büyük ölçüde Hıristiyanlık üstüne oturtmuşlardır. İşte bu şartlar altındaki göçmen Türkler, bir süreç sonucunda kaçınılmaz olarak Hıristiyan inancını benimseyeceklerdir. Yunanca (Rumca) konuşan Bizans'ın, Turkopulos veyâ Türkopol yâni Türkoğlu dediği Türkleri, Rumeli'nde ayrıca üç isim altın da görmekteyiz. Bunlardan biri, varlıklarını bugün bile sürdürebilen ve Hıristiyanlıklarını hâlâ da koruyan Gagavuzlardır. İkincisiyse, yazımıza başlık yaptığımız ana konu Gacallar, üçüncüsü Konyarlar ve belki dördüncüsü Çitaklardır.

Gacallar üzerine inceleme yapan bir Bulgar bilgini, bunların, Bulgar devletini kuran Bulgar Türklerinden ve Slavlaşmayıp özlerini koruyanlar olduklarını, kezâ Gagavuzların özlerini korumuş Bulgar Türkü olduklarını düşünmektedir. Tuna Bulgar devletinin Deliorman bölgesinde kurulduğu, başkentin Şumnu yakınındaki Pliska Aboba olduğu dikkate alınırsa, bizim bilemeyeceğimiz başka hususlar da eklenmekle bu husus pekalâ da kabûl edilir bir tez olabilecektir.

Burada hemen belirtelim ki, Orta-Anadolu'da yaşamış Türkçe konuşan Türk Karamanlılar'la bugün hâlâ yoğun olarak Moldova'da (Moldavya), azınlık olarak da Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan'da yaşamakta olan Türkçe konuşan Türk Gagavuzlar, Hıristiyan olmakla birlikte Türkçe konuşmaya devam ettikleri için sonuçta Türk kalabilmişlerdir. Gacal, Konyar ve Çitaklar ise, Osmanlılarla karşılaştıklarında Türkçe konuşan Hıristiyanlar oldukları hâlde, fazla gecikmeden kaynaştıkları Yörükler'in İslâm dinine geçerek tam ve millî bir entegrasyon sağlamışlardır. Karamanoğulları'yla birlikte, Orta-Anadolu'da Karaman denilen bölgede yaşadıkları için, kendilerine Karamanlı denilmiş Hıristiyan Türkler, Cumhuriyet'ten sonra Lozan anlaşması uyarınca toptan Yunanistan'a göçürülmüşlerdir. Oraya Türkçe konuşarak giden atalarının ardından, şimdiki torun Karamanlıların da evlerinde olsun Türkçe konuşabilmekte oldukları bilinmektedir. Ama,Türk asıllarını bilseler bile Yunan'a karşı bunu sakladıkları bir gerçektir. Edirne'de rastladığımız böyle bir kadına, ki biz onu gördüğümüz sırada birkaç adım önünden giden eşine Türkçe seslenmiştir, kendisinin Türklüğünü sormuştuk. Yunanlı ve fakat muhakkak Türk asıllı olan bu kadın, "hayır ben Hıristiyanım!" demişti! Biz ona milliyetini sormuştuk; o ise, sorumuzun cevabı olmadığını bile-bile bize dînî inancını söylemişti. Ama Türkçe söylemişti! Belliydi ki, Edirne'ye birlikte geldiği diğer Yunanlılar tarafından tanınmak istemiyordu.

Şimdi gene Gacallara dönelim. Osmanlılar Rumeli'ne geçerek bugünkü Bulgarya'da yayılıp-tutunmaya başladıkları sırada, bu Ülke'nin kuzey-doğusundaki şimdi Deliorman denilen bölgede, Türkçe konuşan bir toplumla karşılaşmışlardır. Bu toplum, şâmanist geldiği Bulgarya'da Hıristiyanlaşmış Gacal Türkleridir. Balkanlarda, Bizans ve Bulgarlar'ın yerini Osmanlılar alınca, hâliyle din egemenliği de İslâma geçmiştir. Esâsen Türk olan Gacallar'ın, gene Türk olan Osmanlı'nın dinine girmesi, bu yüzden çok çabuk ve kolay olacaktır. Osmanlı'nın Rumeli'ne geçirdiği Türkmen-Yörükler'le Gacallar'ın, hattâ Rumeli'nin Türkleştirilmesine katkı sağlamak için bundan daha sonra Kırım'dan getirilen, henüz Kırım'dayken İslâma girmiş Tatarlar'ın birlikte ve problemsiz yaşamalarında, İslâm ve Türklük eşit rol oynamışlardır. Ortak hayatın ilk yıllarından îtibâren birbirlerine karışırlarken, Gacallar diğerlerine göre yerli olduklarından bu özelliklerini adlarıyla birlikte sonuna kadar korumuşlardır. Aralarında evlilik bağları dahî kurulmuş olsa, Gacalların yerli oluşları hep vurgulanmış, Gacal ve yerli sözleri özde birleşmiş, eş değer ve anlam kazanmışlardır.

Deliorman Türkleri böylece mutlu ve refah içinde birkaç yüz yıl yaşadıktan sonra, 1877 yılına gelinmiştir. Halk ağzında, Hicrî tarihe göre <93 Harbi> denilen Türk-Rus savaşı bu yıl patlamış, arkasından da Türkiye yönüne büyük ve perîşan bir göçü getirmiştir. Göç Anadolu içlerine kadar uzamıştır, fakat önemli bir nüfus Trakya'da kalıp buraya yerleşmişlerdir. Trakya'nın, artık yerli ve göçmen olarak ayrılan iki toplumu vardır. Bu ayrılık düşmanlık doğurmadan kendiliğinden oluşmuştur. Göçmenlerin arasında bizzat Deliorman Gacalları da olmalarına rağmen, yerli halka, tabiatıyla da yerli anlamında Gacal demeyi uygun görmüşlerdir. Böylece, yerli (eski) halk sanal Gacal olmuş, diğerlerine ise, asıl Gacallarla birlikte ve sâdece muhâcir (göçmen) denmiştir. Bu durum, yâni Trakya'daki asıl ve sanal Gacal varlığı bugün hâlâ daha geçerliğini sürdürmektedir.

Konumuza elle tutulur örnekler vermek gerekirse: Anadolu'dan Yörük ve Kırım'dan Tatar adıyla fî târihinde gelip Vize'de buluşan atalarımızdan dolayı, âilemiz, Vize'de Gacal diye bilinip-söylenmektedir. Çünkü biz, 1877'nin Balkan göçmenleri karşısında Türk Trakya'sının yerlisi durumunda olup öyle de sayılmaktayızdır. Başka bir örnek ise Havsa'nın Necâtiye köyüdür. Bu köyde Deliorman'ın asıl Gacalları yaşamaktadırlar; bunlar kendilerini bilip-tanıdıkları gibi, açıkça da ifâde etmektedirler. Trakya'nın başka yerlerinde de toplu ve dağınık olarak asıl Gacallara rastlamak mümkündür. Bunun yanında Yunanistan'ın Dedeağaç, Drama, Kayalar, Serez gibi birimlerinde de gene Gacallar yaşamaktadırlar.

Her ne gerekçeye dayanıyor ise, Göçmenlerin, Trakya'nın yerlisi sanal Gacallara zaman-zaman üstünlük atfettikleri görülmüştür. Bu konuda bizzat yaşadığımız ve bizi çok şaşırtan oldukça ilgi çekici iki olayı hatırlarız. Öte yandan, ev sâhibi veya mal sâhibine bakışı andıran ve sanal Gacalların pek umursamadıkları bu durum, git-gide unutulmaktadır.


[Alıntı Not: Gacallar yâni gerçek Gacallar, Ülke’mizde yaygın olarak İstanbul-Silivri, Edirne-Keşan, Kırklareli'nde yaşarlar. Dedeağaç, Drama, Serez, Kayalar gibi Doğu Paşaili/eli (Rumeli/Trakya) topraklarında önemli oranda Gacal vardır. Deliorman Türkleri, Dobrucalıllar'a Gacal diye seslenir. Aynı topluma Bulgarlar ise ''Çitak'' derler. Kırklareli'nin Bulgaristan sınırına yakın köylerinde ''Amucalar'' adında, Alevîlik inancını benimsemiş Türkmenler yaşarlar. Hayli tanınmış bir kimlik olan Uğur Dündar da gerçek bir Gacal'dır.]
Oyu Puanı: 25 - Ortalama: 4.2

Yorum Gönder Değerlendir
Yorumlar
mehmetyavuz
01 Şbt 2013
Sakarya Pamukova Eskiyayla köyünde de benimde akrabalarım olan gacallar lakaplı insanlar İlk mübadelede buraya gelmişler. Osmanpazarı\'ndan gelen bu insanlar Balkan savaşları sonrası ana vatana gelen ve peşinden de Çanakkale savaşında cepheye tereddütsüz gitmişlerdir.
Babafari
22 Ağs 2009
Islık Gacal kelimesi çok dikkatimi çekti. Benim doğduğum köyde lakabı Gacal olan iki aile yaşıyor. Bu köy 1902 Bulgaristan Osmanpazarı göçmeni. Göç kafilesine yolda katılan bir aile olduğunu duymuştum, galiba Edirne geçici göçmen yerleşkesinde dahil olmuşlar. Enteresan bir durum.
Gacal
10 Mar 2008
Bu konu ile ilgili daha öncede yazmıştım.Tekrar etmekte fayda var sanırım.

Ordu ili Perşembe ilçesi sınırları içerisinde bir Irmak vardır. Bu ırmağın adı Gaca'lı Irmağıdır. Gağavuz Türklerinin kullanmakta olduğu Türkçe ile o yere insanının kullandığı Türkçe hemen hemen aynıdır.Sanırım oranın insanı da Bulğaristan dan buralara yerleşmişlerdir.
İlginç bir rastlantı diyorum.
nevin
13 Eyl 2007
Gürcana katılıyorum.
nevin
13 Eyl 2007
iyi hoş yazıyorsun bu karaman türkleri içn,fakat hiç düşündünüz mü biz veya siz onlardan değil de çooook ama daha osmanlıdan önce bizim gibilerin orada var olduğunu?Huh?
gürcan
16 Haz 2007
Bir önceki yorumumda, "Karamanlılar" kelimesini, onlarla alakası olmayan "Karamanoğulları" olarak algılamış ve onların tarihlerini vermişim.
gürcan
17 May 2007
Konunun başında ifade edilen, "Anadolu'daki Karamanlıların hristiyan olduğu" bilgisini doğru bulmuyorum. Yaklaşık olarak 1200-1400'lü yıllarda yaşamış olan bu Bey'liğin geldikleri yer Ortaasya'dır.

Bilgiler
Burda 160 Makale Kayıtlı
En Fazla Bakılan: OSMANLI DEVLETİNİN RUMELİDE İSKAN SİYASETİ VE SAG KOLUN İSKANI
En Fazla Değerlendirilen: Deliorman-Dobruca-Etnik Gruplar

İnceleme Bölgesini Gezen: 4 (0 Kayıtlı Üye: 4 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen Üyeler:



MKPortal C1.2.1 ©2003-2008 mkportal.it
Bu safya 0.04209 saniyede 32 sorguyla oluşturuldu

Emlak ilanları, araba ilanı ver Blog